Bir dağın alnında durmuş ilk kar gibi;
Göğe sığmaz yalnız adam
Güneş kıyamda, gece mahbal,
Dünyaya sığmaz yalnız adam
Kâh yutkunur, kâh yüreğini koyar,
Dosta can heba ulu divanda…
Hayran oldum bakakaldım yüzüne
Hududu feda eder âlemine yalnız adam
Gönlünü yaslamış gamın eşiğine,
Bir keklik gibi mahzun, kimsesizce
Mahşer düşse peşine,
Eğilir, yüklenir göğsüne yalnız adam
Güz indi, cihan sustu, bülbül ağladı gül’e,
Keklik gibi gezen ağah, döndü küle
Esareti hicranda bir gonca
Yürüdü yokluğa, usul usul, yalnız adam
Bir avaz yükseldi, sarardı yapraklar,
Savruldu hüznüne yorgun topraklar
Ne talih ne kader güldü ahd-ı amanda
Yürüdü revana, yürüdü mezalime yalnız adam
Açılır bir ferman, gönülden dile,
Mazlumun bakışı düşer ecele
Küllerin altında peçe
Çilesiz simalar her yerde yalnız adam
Yürü be yılma, kalkar her kervan,
Ardında sır olur, önünde devran
Elemler gecelere garip figan
Bak fezada ökçesiz hayatlar! Yalnız adam
Rahman’ın lütfudur, aşkına değen,
Kaldır kanadını, Hakk’a giden!
Tutunur şefkate, düşmez hiç yere,
Kuşlar dosttur, ağlasan bile yalnız adam
Sahih bir kalple yürü mihnete,
Ser verir, dönmezsin zulüm niyete
Kim tutar seni, yalnız adam
Yüreğinle yürü, ey kudrete!
Kayıt Tarihi : 18.06.2026 14:10:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Gülün Hicranı, Yalnız insanlar için




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!