Gözlerim her gece seni arar,
Yıldızlara sinmiş silüetini.
Bir rüzgâr geçer içimden,
Adını fısıldar usulca.
Zaman, sen yokken ağır akar,
Hiçbir acı boşuna yaşanmaz,
her yara,
benliğin bir yerine iz bırakır,
ve o izlerden öğrenirsin
kim olduğunu
kim olmadığını.
Bir adım attım, gece sustu,
Yolumu bilen yok, karanlık tuttu.
Kimse sormaz, nereye gidiyorsun,
Ben de bilmiyorum, sadece yürüyorum.
Adı yok, sesi yok bu sessiz yerde,
Yalnızım bu gece,
saatin tik takı bile fazla geliyor,
kalbim susmuş,
ama sanki her atışıyla
adını fısıldıyor.
Olmadı diyorsun,
belki de olması gereken buydu.
Yollar ayrıldıysa
bir sebebi vardır içimizde.
Eksik bıraktığın yerler
Kelimeler boğuldu boğazımda,
Sessiz çığlıklar yankılanıyor içimde,
Duyulmayan fısıltılar gibi,
Vefasızlığın soğuk duvarlarına çarpıyor.
Kalbim, terk edilmiş bir şehir gibi,
Kelimeler boğazımda kördüğüm,
söylenmemiş her cümle
bir ağırlık gibi asılı kalıyor.
Umutlarım solgun,
adını yitirmiş duyguların
Adımlar sessiz, yollar meçhul;
Ölüm değil, değişimin ayak sesleri duyulur.
Bir an varlık, bir an yokluk,
İkisinin arasında durur insan, çıplak ve yorgun.
Kabullenmek, bir vazgeçiş değil aslında,
Hangi an sustu içimiz?
Hangi kelime yetmedi kalmana?
Bir yerlerde dur dedim sana içimden,
Ama geç kaldı bütün cümleler ardından.
Gözlerin gitmeye hazırdı,
Kime verdiğini göstermeden
ekmeğini ikiye bölen ellerde
saklıdır hakikat.
Gösterişsiz, sessiz,
ama derin bir iyilikle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!