herkes kalmaz
bunu en çok
kırlangıçlardan öğrendim
yuva dediğin
bir zamanlık duraktır belki
Ben gittim
ama kalmadım gittiğim yerde.
Her adımda biraz sende kaldım,
biraz kendimde eksildim.
Sustuğum her şey
seninle ölümden konuşmayacağız uzun zaman
çünkü insan
mutsuz olduğu şeyin adını söylemekten korkuyor bazen
sen kahveni karıştıracaksın dalgın dalgın
ben dışarıdaki yağmura bakacağım
Sustuğun yerde ben kaldım.
Cümleleri sen yuttun,
ben içimde büyüttüm hepsini.
Sandın ki anlamadım.
Yorgundun, fark ettim.
Bazen bir nefes yetmiyor yaşamak için,
bazen bir dokunuş eksik oluyor hayattan.
Ve en çok, olmayan şeyler
büyüyor içimde…
olmuş gibi.
Bugün de sustum.
Herkes konuştu, ben içimden geçtim.
Bir şey demedim.
Çünkü herkesin sesi çok yüksekti
kimse duyamazdı beni.
mevsim
adını söylemeden değişti bu kez
ne sarardı ağaç
ne de uğuldayan bir veda vardı dallarda
sadece
bir boşluk büyüdü
Gözlerimde eski fotoğraflar,
Solgun, yıpranmış anılar gibi,
Kırlangıçlar hafiften göçüyor,
Sessiz bir veda uğurluyor rüzgâr.
Her vedada biraz daha eksiliyorum,
bir geceyi daha eksilttim kendimden
karanlık, adımı unutarak geçti üzerimden
suskunlukla örtülüydü içimin haritası
ve hiçbir yol bana çıkmıyordu artık
tam o anda ne mi oldu?
Bu gök
eskiden kuşların yoluydu;
şimdi demir yağıyor içimize,
göğün dili barutla konuşuyor.
Şehir bir yaraya döndü,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!