bir adım attım
benliğimin eşiğinden dışarı
gölge bile etmedi ardımdan
hiçlikte yıkandı ruhum
rahmet gibi indi sükût
Ah çeksem ne olur!
Gitmiş göz bebeğim!
Hicran düşmüş kirpiğime,
Bayram gelmiş neyime.
Gönlümden düşen,
Sana dair bildiğim her şeyi unuttum,
bir çocuğun oyuncaklarını kırar gibi
tek tek bıraktım hatıralarını.
Minicik ellerin vardı,
üşüyen bir kuş gibi sokulurdun içime
Kendine bir gökyüzü seç,
Rengi ya gül pembesi olsun,
Ya da yağmurdan hemen önceki gri…
Herkes maviyi sever,
Ama sen biraz hüzün koy içine.
Ey insaoğlu!
Nedir bu musalla taşındaki dinginliğin?
Sormazlar mı ömrünü nerede geçirdin.
Bak şu semaya!
Bir zamanlar arşa köprü olurdu azametin.
S.GÖL
Bir ateş yanar içimde,
Kurtulmak isterim,
Kül bırakmadan, iz bırakmadan.
Ama zincir gibi sarar beni.
İçimde bir yer
susmayı öğrendi.
Ne ses var artık,
ne sitem.
Bir duvar gibi
Geceye biraz gölge bıraktım,
biraz da hatıraların buğusunu.
Pencereden içeri süzülen soğuk
hiçbir şeyi anlatmıyor artık.
Cılız bir hayal bu,
Ne çok şey söylenmedi
ve ne çok şey sustu bende,
biriktirdiklerimle değil
sustuklarımla ağırlaştım.
Bazı cümleler
Bir zaman vardı,
dokunmaya kıyamadığım bakışlarında,
bir hayat saklıydı belki,
şimdi sessizliğe gömülmüş bir düş kadar uzaksın.
Ne zaman gözlerimi kapasam,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!