Kaçıncı uyanışım bu?
Kaçıncı, yüzünü aklıma getiremeyişim...
Gözlerin ela mıydı?
Gülüşünde gamzeler saklı mıydı?
Neydi hüznün?
Koy bir kadeh daha, saki...
Bu geceyi değil,
bu ömrü unutmam gerek,
Unutamadıklarımı da…
Bir ad,
bir bakış,
Düşündü düşündü,
Ve dedi ki;
Kadın eli değmeli.
Herşeye kadın eli değmeli.
Bir vazoya çiçek gibi,
Kadın gittikten sonra
ev, önce sesini unuttu.
Kapılar çalmadı artık,
telefon sustu,
çay bile tek kişilik dem olmamaya başladı.
Benim hayallerim sınırsız,
ve sen varsın kollarımda.
Bir arzu, bir şevk, bir iç yangını...
Kokun sinmiş uzun gecelere,
aklım, arzularım,
Bir rüyaydı,
ama uyanmakla uyanmamak arasında değildi.
Zaten uzun süredir uyanık mıydı,
uykuda mıydı
bilmiyordu.
Benim adım yalnızca ana değil,
yalnızca eş, bacı değil.
Benim adım emektir,
benim adım özgürlüktür,
benim adım insanlığın yarısıdır.
Git diye söylediğime bakma,
kızgınlıklarımda zamansız çıkışlarım olur benim.
Sen gidersen sensizliğe dayanamam ben,
sözlerimden öte sevgim var sana.
Gidersen, hep karanlık olur, gecem gündüzüm,
Rüzgârın savurduğu bir küldüm bir zaman.
Zaman geçti, adın kaldı kalbimde,
her yanım senden bir iz, senden bir hatıra.
Saklar dururum sır diye.
Artık düşmek yok,
Her şey gitmedi.
Gidenlerin ardından
susarak kalanlar var.
Bir çiçeğin gövdesinde
kurumuş bir yaprak gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!