Her şey gitmedi.
Gidenlerin ardından
susarak kalanlar var.
Bir çiçeğin gövdesinde
kurumuş bir yaprak gibi
Gizlice
bir perdeyi aralar gibi
açtım kalbimi
ne tam, ne yarım.
Sadece
bir ışığın geçeceği kadar.
Bir fotoğrafta annenle seni gördüm.
İkiniz de ne kadar güzeldiniz…
Bir kalp sana gönderiyorum,
Bir kalp de annene.
Biliyor musun?
Kalbini nereye koyayım?
Söyle ey dost bildiğim!
Geceler uzun, sensiz soğuk,
Hayalin geceyi delen bir kurşun gibi,
Parçalar içimi.
Adını içimde büyüttüm usulca,
Gözlerin ezberim, gönlümde iz bırakan.
Sensizlikle yanarken her nefeste,
Bir tek senle var olurum her zaman.
Her gecede bir dua olur adın,
Yalnızlık, geceye düşmüş solgun bir mum,
Sönerken ardında titreyen gölgeler bırakır.
Ben, o mumun etrafında dans eden rüzgârım,
Uzaklarda hafifçe parlayan bir ışık gibi.
Kalbim, kırık bir pencereden sızan sonbahar rüzgârı,
Beden unutur,
zihin unutur,
hatta dil bile susar bir gün
ama kalp…
kalp hiçbir şeyi tam anlamıyla unutmaz.
Kalbimde bir sır var,
Ne ben çözdüm tam,
Ne başkası bilebilir...
Sadece O bilir
Beni kalbimden yakalayanı.
Her şey sustuğunda
kalan tek ses
kalpten gelir.
Ne yüksek,
ne aceleci
sadece hakiki.
Biz sustuk…
Ama bu susuş bir son değildi.
Sadece yorulmuştu kelimeler,
Dinlenmeye çekilmişti sevgimiz.
Kırıldık elbet,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!