Bazen bir nefes yetmiyor yaşamak için,
bazen bir dokunuş eksik oluyor hayattan.
Ve en çok, olmayan şeyler
büyüyor içimde…
olmuş gibi.
Bugün de sustum.
Herkes konuştu, ben içimden geçtim.
Bir şey demedim.
Çünkü herkesin sesi çok yüksekti
kimse duyamazdı beni.
mevsim
adını söylemeden değişti bu kez
ne sarardı ağaç
ne de uğuldayan bir veda vardı dallarda
sadece
bir boşluk büyüdü
Gözlerimde eski fotoğraflar,
Solgun, yıpranmış anılar gibi,
Kırlangıçlar hafiften göçüyor,
Sessiz bir veda uğurluyor rüzgâr.
Her vedada biraz daha eksiliyorum,
Sen ışığın ardındaydın,
ben hep geride kaldım.
Adını söylediler,
ben duymadım.
Bir adım ötendeydim
Gözlerimi araladım sabaha,
Tenimde günün ilk titreyişi…
Işık, bir sır gibi dolaştı
yorgun bedenimin kıyılarında.
Zaman; ince, saydam bir ırmak,
sessizce süzüldü içimden.
Yapraklar dökülüyor defterimden,
her biri bir anıyı saklıyor,
ama artık siyahın içinde kayboluyorlar.
Senin sesin,
uzak bir melodinin kırık notası gibi;
Sana dair ne yazsam,
Gölgede kalıyor en parlak söz.
Işığından saklanıyor mısralar,
Çünkü sen, her kelimenin ötesindesin.
Bir gülüşün düşüyor sayfama,
Gölge gibi gelme,
dokunur gibi yapıp geçme içimden.
Ben, tutulmayan sözlerin
ardında kalanlardan değilim artık.
Gerçek ol,
ya da hiç olma.
Kimse,
gölge çekilmeden fark etmez
güneşin ne kadar yakıcı,
ışığın ne kadar yalnız bırakıcı olduğunu.
İnsan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!