Davullar vurur dağlara düşer bir yankı,
Fındık dalında sallanır şarkı.
Horon tutar gençler coşkuyla,
Kemençe ağlar, sevdalı yankıyla.
Gelin alayı iner yokuşlardan,
Ben açmamış bir goncanın hayalindeyken,
Kendimi bir bakışın aynasında buldum.
O ne güzel bakıştı öyle!
Gözlerinden bir kelebek uçurdu beni maziye.
İçimde solgun bir gül gibi titredim.
Öylece kalmışım,
Gecenin en son sessizliğinde duran nefes gibi,
Ne gitmişim senden,
Ne de tam kalabilmişim.
Öylece kalmışım,
Ben hayalperest bir aşığım,
Yine de yalanda da olsa gülseydin.
Ne yüzünü görmek ister gönlüm,
Ne de dokunmak isterim tenine.
Düşlerimin süsü olacaktın,
Her şeyin doğduğu,
ve her şeyin döne döne
kayıp olduğu yerdir:
Öz.
Ne yandığın vakittir o,
Sana dair ne varsa
bir zamanlar kutsaldı belki,
ama şimdi
birer hatıradan öteye geçemiyor.
Kalbimde değil artık izlerin,
çünkü kalbimi
Bazı akşamlar oluyor,
gün usulca çekiliyor eşyalardan.
Sandalyeler, perdeler, duvardaki gölgeler...
Hepsi yerli yerinde duruyor da,
eksik olanın ne olduğunu kimse söylemek istemiyor.
Artık gel demiyorum.
Ama hâlâ
gülüşünle başlıyor bazı şiirler.
Adın geçince,
dudaklarımda hafif bir sızı
Bir zamanlar
ceplerimizde umut taşırdık,
bozuk para gibi harcanmaz sanırdık hayatı.
Akşam olunca eve değil,
hayallerimize dönerdik.
hiçbir yere gitmiyor zaman,
saatler kirli bir suyun dibinde dönüyor,
ellerimden sarkan zaman
çatlak bir ip gibi inceliyor.
gözlerim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!