Ben hayalperest bir aşığım,
Yine de yalanda da olsa gülseydin.
Ne yüzünü görmek ister gönlüm,
Ne de dokunmak isterim tenine.
Düşlerimin süsü olacaktın,
Her şeyin doğduğu,
ve her şeyin döne döne
kayıp olduğu yerdir:
Öz.
Ne yandığın vakittir o,
Sana dair ne varsa
bir zamanlar kutsaldı belki,
ama şimdi
birer hatıradan öteye geçemiyor.
Kalbimde değil artık izlerin,
çünkü kalbimi
Bazı akşamlar oluyor,
gün usulca çekiliyor eşyalardan.
Sandalyeler, perdeler, duvardaki gölgeler...
Hepsi yerli yerinde duruyor da,
eksik olanın ne olduğunu kimse söylemek istemiyor.
Artık gel demiyorum.
Ama hâlâ
gülüşünle başlıyor bazı şiirler.
Adın geçince,
dudaklarımda hafif bir sızı
Bir zamanlar
ceplerimizde umut taşırdık,
bozuk para gibi harcanmaz sanırdık hayatı.
Akşam olunca eve değil,
hayallerimize dönerdik.
hiçbir yere gitmiyor zaman,
saatler kirli bir suyun dibinde dönüyor,
ellerimden sarkan zaman
çatlak bir ip gibi inceliyor.
gözlerim
Akşam pencerende bir ışık yanar.
Geceme düşer gölgesi.
Adını koyamadığım bir sızı gibi
Ay büyür, içime dert olur gecesi.
Bir rüzgâr geçer saçlarının ardından,
Göz göze geldim kendimle
ama bu sefer
hiçbir perde yoktu aramızda.
Ne bir mazeret
ne de bir bahane…
Pişmek…
ateşin sabrında
sessizce erimektir.
Yanmanın harıyla,
kavrulmanın teriyle
külün küfründen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!