Bir özlem daha sustu içimde,
zamanın tozuna gömüldü söylenmemiş sözler.
Ne arayan kaldı, ne soran;
yalnızca sessizlik kaldı ardımda.
Bir yaprak düşer, dal sabırla saklar acısını,
Konuşmadı.
Sadece baktı.
Tüm sözcükler,
gözlerinin kıyısında
çatlamış bir hatıra gibi
suskun kalakaldı.
bir dağın yıkılması gibi sustu içim.
Ne bir iz kaldı ardında,
ne dönüp bakan bir ses.
Bir yel esti ardından,
yıkılmış duvarlar gibi savruldum.
Giderken ne bıraktın
biliyor musun ardında?
Adını ezberlemiş bir yürek,
ve susmuş bir şiir kaldı elimde.
Gidişin…
Gidiyorsun,
ve ben sesini unutmaya başlamışım bile,
rüzgarın savurduğu bir ismin var artık,
ardından konuşmaya çekinen cümlelerim.
Penceremde kuşlar suskun,
gitme...
çünkü hafızamda
kırık aynalar gibi savrulan
henüz tozunu silmediğim birkaç anı var senden.
biraz daha kal,
Sen gidince
oda boşalmadı aslında
yalnızca
ışığın rengi değişti duvarda.
Zamanın geçmediği
bir köşe kaldı senden geriye,
herkes kalmaz
bunu en çok
kırlangıçlardan öğrendim
yuva dediğin
bir zamanlık duraktır belki
Ben gittim
ama kalmadım gittiğim yerde.
Her adımda biraz sende kaldım,
biraz kendimde eksildim.
Sustuğum her şey
Sustuğun yerde ben kaldım.
Cümleleri sen yuttun,
ben içimde büyüttüm hepsini.
Sandın ki anlamadım.
Yorgundun, fark ettim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!