Ordu' da doğdum.
Süzüldü akşam,
teninde dinlendi sessizlik.
Rüzgâr dolandı saçlarına,
adını savurdu yavaşça.
Çaldı uzaklardan bir türkü,
Ellerim koynumda kaldı,
Sensiz öksüzüm.
Yokluğun; soğuk, zemheri...
Hüzünle dolu kalbim.
Yıldızlar, düşler, senden uzakta,
.Hangi mevsim var gözyaşlarımdan sonra,
Hiç böyle bir kasırgaya tutulmamıştım.
Ne kadar üzüldüm gidişine,
Cam gibi kırıldı kalbim.
Sen giderken penceremde solgun bir el kaldım.
İçim yandı,
dağ yandı,
gök yandı,
deniz yandı,
gözyaşlarım da yetmedi
söndürmeye yangınları.
Seni Ağustos’a benzetiyorum,
galiba gidiyorsun.
Bir yanın solgun,
bir yanın hüzün dolu.
Hani daha dün
Adını anmıyorum artık
çünkü adın kalmadı bu dilde.
Sen,
artık bir nefesin
sessizliğinde yaşıyorsun.
Kıtlık zamanı çocuklarıydık,
Yırtık ceplerimizde hayaller saklardık,
Sen, deli dolu gülüşlerinle
Zamanı unutmuştun ben de sana uymuştum.
Seninle oynarken akşam erken olurdu,
Seni düşlemek;
Gece vakti pusulasız bir gemide,
Yıldızların sustuğu göğe bakmak
Ve dalgaların diline bırakmak gibi kendini.
Her dalga,
Seni duyuyorum, çocuk.
Suskunluğun çığlık gibi düşüyor
dizelerime.
Adını bilmiyorum belki,
ama gözlerini gördüm
Sana dair ne varsa
gölge gibi çekildi bir akşam.
Ne kırıldım,
ne de bağırdım ardından
sadece sustum,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!