Gide gide halden bir halolan gönül sızım
Ayvanar çiçekleri toplar bazı yazın, bazı güzün...
Şurdan geçerken herhangi bir deminde kendini bana yetiştirip
Yükündeki kervanları ileten zamana
Hırçın dalgalar kayıklanır telli pullu postalardan mayilim
Aşka gide gide hem söylenir
Ummazsın hiç...
Belki vakit ikindiyi az bir geçede,
Günaşmadan henüz çimenlik üstü çayırdan
Ama tam işte o sırada,
Tam aklında hiçyokların gizlisi tırmanırken sır katında, tenha terasta
Simsiyah bir akrep dolanıyordur
İnsanlar iki gönül bir olmaktan bıkıp
Kapı aralığında kalan sıkışmışlıklarıyla
Tıka basalanan ışıksız
Küflü ve karalık bir koridoru hız artırarak
Birbirine vakitleri yoksa
Eksik olan şık yazılı mezar taşlarıdır orada
İnsanın ne dün ne de yarın
Birbirini sivri,
Ateş püskürtüsü uçlarda dürte dürtükleye
Küsüşkün kendine sızıp büzülme diye bir hakkı yoktu
Bütün sen ben ayrımlarıyla çil çil saçaklanan
İlk ve masumane adımlarla işe başlayan
Soğuk...
Şaka maka değil buzzzzzzzzz gibi açıktanaçığalı zorba zıkkımı
Şaka maka değil dağılmış bir frensizliğin makas aralığını gittikçe uçurumlaşan
Dingil yataklarındaki bütün yol yordamlılığın bilyelerini direksiyonsuza nakletmiş
Çok yoğun ortamlardan daha az yoğun ortamlara düzey ve denge sapıtan yansıma ki...
İçi zehir dolu su damlacığının küresel ışık köreltisinde
Kimden yanasın diye
Bir sonraya mussallat
Aklı dibi bulunmadık tavanlarda asılı
Ayağı gitmez gönüllü takıntılarda takla çelme
Bir öncesinden bir sonrasına transit
Kimden yanasına musallat kalanda
Tersin tersine gitgide
Evler bozuluyor, toprak kayıyor temelli
İnsan uçuk bir çukur
Her çekilen gediğinde gizlenmiş bir mezar taşı ölü diye yazan
Yarın nerdeydi yarın...?
Balığın karnındaki akvaryumun içinde...?
Ne diyorlardı ona....?
Dur bakayım..bir düşüneyim...!
Hani neydi..ula neydi... neydi...?
Hay estirikli aklım..sen de ilahi..!
Tencit pilavı gibi birşeydi..Evet ta kendisi..
Diyorlar ya hani ısıtıp ısıtıp
Vaktin birinde..
Ezan okunduğunda yarısı sen, yarısı ben ve temmuz..
En bakir haliyle henüz uzakların dudağından kopup gelen bir çığlığın
Bozkır kısrakları toprağından toynaklarında toz toprak...
Doludizginliğin kaçağında yarısı sen,
Yarısı ben...
Nere gitsem gölgelerde saklanmış titrek damarlı ışıkların izine rastlıyorum
Hangi yokuşu dönsem dik yamaç ve çığarmış kırcı havası
Hangi düğümü çözsem
Çorak derinliklerden sağnakları boşalıyor derdiyle inileyen tamahın
Yalnız en unutulmuş büküşlerde unutma beni çiçekleri
Hayatın ve insanlığın gönlünü almaya tozlar topraklar içinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!