Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Yağmur kuşları sağnağın ardından
Nafaka peşinde koşarken
Biri diğerinin gagasındaki yövmiyesine hucum ediyordu
Mazaratım ya..
Şöyle bir
Pırrrrrrt...! Ettim dilim dudağım arası

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Geçerken uğramakmış..
Mış mışş vaşşşşşş
Geçerken şöyle bir uğramak
Mış...
Vaşşş..?
Bu ne gibi akla ziyan fikrine fin fin felferikleşmektir ki?

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Seyfi Karaca......Mayıs / 10
Ortak noktaları çoktan bulunmuş
Iskartası neredeyse sıfır
Hemen öyle hah diyince bu kafeslerden öyle çıkılmıyor ki
Her nice kez insanın aklı caysa
Kıstır bir köşede şu aşk deneni dese dalsa mekanına

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sıfır derece sıcak
Yoksul mesafeli, sütsüz...şekersiz..
Acı kahve saatleriyle
Kim kime dum dumalık ilişkilerin
Kendi kafasına buyruk kiracısıymış gibisi
Onun kayığına kürek çekerek

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Nar ağacı
Çikiçikiçiçiçi
Fıkkır hüngürdek
Narağacı..?
O da neymiş diye bir zamana doğru
Narsız..?

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Dönen bulutlara akşamın elleri bulaşan kızıl tanyeri
Nereye gidersen git ismin bende kalacak
San fransiskolara vurmadan şu dinlediğim caz
Birazı karadan, birazı sarıdan, birazı koyuca mor..
Saklı bir el nasıl bir ressamsa
Yarım bir ay koyup

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Ne yaptım..
Ne yaptım
Neler neler mi yaptım ben bu sislisi sağnaklar bulanığında?
Kaktüs hurmaları
Uzakdoğu çilisi
Kavruk çerez..incir...bazan mandarin portakal

Devamını Oku
Seyfi Karaca

GöNardan...zleriyin alabildiğincesi güzellikle toy
Nardan...
Turunçtan..
Alaçıklı bağlardan ve harmani
Tek...
Yalnızca bir tek...Mecbursuz delicelere hakim

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Vapura bindik
Çiçek adası, çardak molası, çekirdek çıtır Li ile
Düşünüyorum da şöyle başıboş ve fitil fıçı dalgakıransız
Şarapsız içilmiş bir gün idi ah liii
Ah...
Oturacak sandalyası kalmamıştı gezdiğimiz şehirlerin

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sırt yalın, ayak çıplak, baş kabak
Ben bu halde kalbim beni bağrına basıp nabız atışlarına yüklediği
Buymuş soğuğa çırpınıp, üşümüş ayaza sarılan bu halde ben kendimden
Marmara çırası gibi yakınan pozlara tüysüz dikensiz perişan bırakmadan
Gücümün yettiğince nefesimi, hayalimi güttüğünce kervan olan
Nasip işte nasip...

Devamını Oku