Yağmur kuşları sağnağın ardından
Nafaka peşinde koşarken
Biri diğerinin gagasındaki yövmiyesine hucum ediyordu
Mazaratım ya..
Şöyle bir
Pırrrrrrt...! Ettim dilim dudağım arası
Geçerken uğramakmış..
Mış mışş vaşşşşşş
Geçerken şöyle bir uğramak
Mış...
Vaşşş..?
Bu ne gibi akla ziyan fikrine fin fin felferikleşmektir ki?
Seyfi Karaca......Mayıs / 10
Ortak noktaları çoktan bulunmuş
Iskartası neredeyse sıfır
Hemen öyle hah diyince bu kafeslerden öyle çıkılmıyor ki
Her nice kez insanın aklı caysa
Kıstır bir köşede şu aşk deneni dese dalsa mekanına
Sıfır derece sıcak
Yoksul mesafeli, sütsüz...şekersiz..
Acı kahve saatleriyle
Kim kime dum dumalık ilişkilerin
Kendi kafasına buyruk kiracısıymış gibisi
Onun kayığına kürek çekerek
Nar ağacı
Çikiçikiçiçiçi
Fıkkır hüngürdek
Narağacı..?
O da neymiş diye bir zamana doğru
Narsız..?
Dönen bulutlara akşamın elleri bulaşan kızıl tanyeri
Nereye gidersen git ismin bende kalacak
San fransiskolara vurmadan şu dinlediğim caz
Birazı karadan, birazı sarıdan, birazı koyuca mor..
Saklı bir el nasıl bir ressamsa
Yarım bir ay koyup
Ne yaptım..
Ne yaptım
Neler neler mi yaptım ben bu sislisi sağnaklar bulanığında?
Kaktüs hurmaları
Uzakdoğu çilisi
Kavruk çerez..incir...bazan mandarin portakal
GöNardan...zleriyin alabildiğincesi güzellikle toy
Nardan...
Turunçtan..
Alaçıklı bağlardan ve harmani
Tek...
Yalnızca bir tek...Mecbursuz delicelere hakim
Vapura bindik
Çiçek adası, çardak molası, çekirdek çıtır Li ile
Düşünüyorum da şöyle başıboş ve fitil fıçı dalgakıransız
Şarapsız içilmiş bir gün idi ah liii
Ah...
Oturacak sandalyası kalmamıştı gezdiğimiz şehirlerin
Sırt yalın, ayak çıplak, baş kabak
Ben bu halde kalbim beni bağrına basıp nabız atışlarına yüklediği
Buymuş soğuğa çırpınıp, üşümüş ayaza sarılan bu halde ben kendimden
Marmara çırası gibi yakınan pozlara tüysüz dikensiz perişan bırakmadan
Gücümün yettiğince nefesimi, hayalimi güttüğünce kervan olan
Nasip işte nasip...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!