Sırt yalın, ayak çıplak, baş kabak
Ben bu halde kalbim beni bağrına basıp nabız atışlarına yüklediği
Buymuş soğuğa çırpınıp, üşümüş ayaza sarılan bu halde ben kendimden
Marmara çırası gibi yakınan pozlara tüysüz dikensiz perişan bırakmadan
Gücümün yettiğince nefesimi, hayalimi güttüğünce kervan olan
Nasip işte nasip...
Benim gidip geldiğim yer belli
Hiç bellolmasa da vakti saati
Alıp ileten damarlarına sevmek adlı sokakların
Benim nereleri gezip hangi bağda hangi gül
Bazan aniden yağmura dönüşen bulutlarla yolcumu
Bazan hiç acelesiz
Mal beyanında bulunur gibi
Orman arazi,
Yapı kredi,
Mebla miktar,
Tapu kadostralaşmalarından emisyon hacmine yalnızca yüzde bir bile değil
Aklına estikce insanlığı anca düşüveren
Aşk içinde doğduyduk şenolası..
Şenlikler çalınası güzel ve gülen gözleriyle ne sevgilice çağrılmış
Sevinç çığlıkları içinde aşk..
Kapıda koskoca kucak dolusu kalbi çıprpınarak bekleyen hayatın
Bütün karanlıkları yapayalnız geçerek yeryüzüne doğan gün gibi
Hiç ara vermeden zamana adımbaşı gelen her gelen yolcusuna
Kıtır gevrek
Köklü bir tarihi yazıp bozduğu
Ortalık adamakıllı ıtır gönlünden yana çelindiyse çağının
Hava bir açıp
Bir bulanarak hava nasıldır ki dolunaylara saklı dolucasına dizgin
Perdesiz pencerelerde öksüzlüğün nöbetini beklercesine
Saklayım da soykası ecele kalsın diyelerden değil
Şu gözler bana bebekleşen
Ay yüzlüsünden hayatı an be an
Dut tatlısı bezenmiş dudaklarıydıysa iklimlerine zamanın
Bir tatlı kaysı çekirdeğine alacalanıp
Ve henüz dilleri açılmadık tomurcuklara
Dünyada
Dönmeyecek devran,
Aşılmayacak geçit,
Varılmayacak düş,
İnsan mı var ki..?
Hayalini kurmasın
Buzamanda tükenişinin yetki-selahiyetini insanlar
Yöneten ve yönlendiren makinalara devredip devri daimi
Oltalık ağlarda
Voltalık ağrılarda
Kesin hükümlü cafcafık giysilerle ağlandığı mapusluğunun
Makina kullanım zevkinden haz duyuyor
Seyfi Karaca......Mayıs / 10
Ortak noktaları çoktan bulunmuş
Iskartası neredeyse sıfır
Hemen öyle hah diyince bu kafeslerden öyle çıkılmıyor ki
Her nice kez insanın aklı caysa
Kıstır bir köşede şu aşk deneni dese dalsa mekanına
Sıfır derece sıcak
Yoksul mesafeli, sütsüz...şekersiz..
Acı kahve saatleriyle
Kim kime dum dumalık ilişkilerin
Kendi kafasına buyruk kiracısıymış gibisi
Onun kayığına kürek çekerek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!