Zaman uğrun
Zaman erte
Zaman muhacir...
Yorgan yatak kalbini yüklenmişse gezgin diyar
Ordan oraya çiğ düşüren su damlası ve yahut
Uçan kuş misali insanla
Ve nitekim
Misafirin umduğu, ev sahibine iki öğün olandan
Yolundan yürüyenlerin elleri ayaklarına dolaşık kırık havalar çaldığı
Bol kumpanyalı karnaval melodileri yamacımdan geçerken
Sesli görüntülü cümbüşlerle
Kendine sığınılası kalmamış geçmişinden kaçarcasına zuladan
Kolayca elegeçirilmiş kulelerini boyunca ölçüşüp
Zapteden arzı çekimler akşamcası kendi kendine finalist
Kapansın demiş
Kapanmış konusu karanlığa razı çöküşün
Takım adalı göklerde
Kayan yıldızların yerine kafadan burçlar dikerek
Ciddi misin…?
Ciddi ciddi sert ve donuk
Cabalayip durdugun motora villa tipli köhneler konaklattirip
Kayis kopunca bogulmus kemere bir delik desiklik daha bagittirarak
Iskele sancak devrinden kalma ve hala medya marketinin mal mülk beyan eden
Bela yagiyor sanki derli toplu ici disi beyaz boyali ayaz kar
Kötü huylu ursul
Alışmış ve kudurmuş hayata kafa tutuşuyla
Çevresine kirleşmeleri boooy boy ölçüşüp
Dağlara taşlara kırlara kıylara köşelere
Musallat olup bulaşa bulaşa
Binip giden
Bak...!
Cıssss ettiyse bile şu sana yandığım
Sevmek derdinden başka hiç bir şeye musallat etmedi beni gailen güzelim
Güzelim bana sen sevgililiğinden başka yük yüklemedi yandığım
Turna dedim...
Sımsıcak şeyler havalandı yerden göğe
Önde giden
Daha önde giden
Önde gidenin önünde gidenin ondan önünde gidenin
Mavi düş, turkuzaz sahil
Kanaryacık kafesli kimsesiz ada
Çekerim şöyle kimsede olmayan arabasını
Vaktin birinde..
Ezan okunduğunda yarısı sen, yarısı ben ve temmuz..
En bakir haliyle henüz uzakların dudağından kopup gelen bir çığlığın
Bozkır kısrakları toprağından toynaklarında toz toprak...
Doludizginliğin kaçağında yarısı sen,
Yarısı ben...
Nere gitsem gölgelerde saklanmış titrek damarlı ışıkların izine rastlıyorum
Hangi yokuşu dönsem dik yamaç ve çığarmış kırcı havası
Hangi düğümü çözsem
Çorak derinliklerden sağnakları boşalıyor derdiyle inileyen tamahın
Yalnız en unutulmuş büküşlerde unutma beni çiçekleri
Hayatın ve insanlığın gönlünü almaya tozlar topraklar içinde
Çoban armağanı çam sakız
Bir yara var sızımda, kutupsuz bir yıldız var gizinde ben
Nere iz düşsem bembeyaz ve ilk
Nereye gitsem yaprakları buza dökülmüş çalı diplerinin
Toprağı terkedilmiş ayaz yuvası
Bir kervan var yanım beldem beni katar katar bilinmezlere götürür




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!