Dediği anda gelicinkler dökülürken güze
Dediği anda başını sarıya bağlar buğdaylar
Bu..
Kendince toprağın gayrısından göçüşüdür kısa bir süreliğine
Benim başım nasıl dönerse kavruk kokusuna sılanın
Tüter bir şekil bir şey bir başkadan
Sana inanmamı bekleme sakın
Olabilir..çığlık bağlıksın ama
Git de bak aynada unutmuşsun da kendini
Ahbabını taradığın ve bulamadığın yüzünle
Kerem gelsen aslıya
Ve aslı
Ya kül olmayaydı ateş..
Yakmayaydı hele bir suyunda dem
Ya seni bulmayaydı arayan ben..Huzurmuş..
Sakinlikmiş.. Selametlikmiş ya yağmayaydı buz dağlarına
Hiç erinmeden hiç solup erimeden kar
Ya gelmeyeydi vaktinde bahar..
Yağmurlu caddelerde ışıklara yıkanan
Dingillerin altında ezilmiş zamanakışı
Uzaklara göçen ne varsa kent sokaklarına
Harkesin gizlisini açığa vuran yüzüyle
Nemli
Soğık
İnsanın…
Aşı, işi, günü –
…. güncesi yerinde olduktan sonra mutundan
Azıklı ve yazıksız
Her yitik sancıda iyimser yüzüyle gelecek günü
Küskün yollarda beklemeden gölgesinden uzağa kalıp da insan
Sıram geldi diye dönme dolaplarda atlı karıncalar mahmuzu
Hayatı uzun bir zaman soluklanmış çocukluğun diliyle sevince eğleyen
Üstüne bahar topprağı serpilmiş kardelenler gibi belalı,
Seyran hayran edip iklimleri kendine
Sesini sahipsiz yellere sunmuş yetimlikte unutulan üzgün çalgılar taksimatıdır
Köprülerin iki ayağına birden düşüp kalan gurbet mahsur
Adam ve kadın
Anahtarını istoba çevirmiş yakıtı tükenmiş otomobil gibi
Geçmişler kendilerinden de yorgun gece şehrinin karşısına
Yağmuru
Sarı elbisesiz içercesine yokuşlaraşağı paldııır küldür
Çırılçıplak asvalt siyahlığının izi üstünde nutku durgun gözlerle
Yok da yani
Kendi aklından taşınmış olup
Başkasının gözlerinde hayata rastlamakta
Israrla pirim artırmaktan eli kendine değmeyen zaman
Yok da yani, o kapı bu köşe
Nerde ne yapıp
İki gönülde bir olup can bağlayınca insan insana
Ne cübbeye
Ne takkeye
Ne gravata
Ne de türbana
İnsana sevgilim
Yorgun hallerine komadan
Belki firari bir güvercin uçmuştur koynundan
Habersiz bir sevda yolcusu
Bir gemi kalkmıştır yanında martı seyirli
Çoktandır uykularda sandığın bir çığlık uyanmıştır seni
Lodostanayaz ve yağmur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!