Biraz Amerikan kovboy-yular-doları...
Biraz yurop-oyrop-hip hop çengel -engel-kanca takımı tertibatıyla karman çorman edilmiş zül...
Hazır lophüp yalakalıklar mürekkebinden mühendisliği tastamamla
Bozuk para durumuna sapasağlam kancalar takılmış...
Yağmalık limanlığın yazı-turası olmuş gitmiş bizim çok sıfıra sıfır elde var sıfırcık TİRİ lay,
TİRİ lay,
Gel fermansızından aşkı okuyup
Bakalım sen neymişsin bende
Ben sende kim..?
Hemen ilan olunduysa gönlümüz
Mübarek olsuna nazlı bir navruz gülü gibi
İlkin baharlardan gülümseyen esmelerle
Sevgileri anababalanırken kalbe
Sürüler
Nasıl ve nerden bilirse yaylım sofralarını hangi dem baldır,
Hangisi zehir
Kuşlar nereden bilirse uğrun uğrun çektiği çöten,
Hangisi tutunacak daldır yuvaya, hangisi kolkanatkıran kahır
Trenindeki makinist
Şehri bayırı çekip çeviren kollarıyla çıkış kapısından geçerken günün
Solgun bir saksı çiçeği gibi bir eli yanağında dalgın düşüncelerde sefil
Bir eli trenin kulpunda kulağında iniş yokuşları sürmekte
İnen topraklar
Binen ormanlar
Sever büyütür eli yatkınlığın gönül bağından
Verilmiş el kadar toprağı olsun yeter ki aşk diyerek
Aşığa yeter ki,
Hirki de öğrenecektir, harmanı da, değirmeni de
Başta bir kere pervanesinde el verip sele suya ve yele
Gün bir yandan, yağmur bir yandan sözü aşktan dinleyen
Yok mudur hergün kurulmuş ahenginden pare pare dökülen
Ahdından geçmiş bir güz vaktinin
Gelsin artık
Alsın da götürsün dileklerine kırık kırpık çaresiz
Başka yolu yokmuş gibi yüzyıllarını kötürüm günlerine bölüşüp
Eğer günü gününe yeşillenerek yosunlaşan
İnsan
Ecele yenildiği gündür hayat çarkını dönmediği an
Varlığının üstünde kurulu gezinen saati
Bütün eksik ziyanlarıyla yorulup
Sıyrılıp gidense zaman ve aşktır insandan
Yenileriyle hayatı doğmaya
Bam
Bam
Bam...
Bugün oldu böyloldu
Bugün ateşi andıran güllerin yandığına
Bugün paydossuz molasız o demlerden birgün
Unutulduğundan olsa gerek
Kendi halinde düşkünler evini kuran zamanı
Hatırlatacak olursam ben de kimi kime,
İçkinin, uyuşturucunun, yalan mekikli lügatın
Yaşamdan suskun edilip gani gani çölleşmelere selsebil olduğu
Eskiye oranla katlanılmaz ölçülere varan selsebil
Beni sen sır olup sustuğun
Sen konuştuğun beni delisine dillerle
Sen coştuğun beni dolup dolup taşan ırmakları
Susuzluğuma içerek neçe fukara
Sen...uslanmaz ömrüm seeeen...
Fikri ay akşamşlarda dolaşıkta hediyelerden olsun halçaren




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!