Bahar alemler..
Dişil ve taptazeleri yadeden
Içten gelen gülmeler nedir,
Öğretir gibi düzgünce
Var ya papatya cinsi, karanfillli güllü bilmem neler
Bilmem nelerden
Mahkeme mi kaybettiniz?
Ufak iştir
Mal maşa mülke varınca ve mak-mülklenmeden başka
Hiç bir şey ile akıl gönül eğlendirip eğleşmediğiniz
Aybettiniz öyleyse
Aybettiniz
Şirin canlarını yele yabana vermekten
Elden aldırdığı yaşama hakkından lime lime soğulup soğutularak insan
İpotek altı ve özel
Bütün yeteneklerini bir bir körelten keskinliklerle itirazından vazgeçerek
Zalıma
Zuluma
Çıktığında ok yaydan
Sende vurulursun ben de sunulmuş zarifliğine incelerin
Bahar dalları gibi hayat dolusu ve kırılgan
Zaman avcıya avcıya kaçak
Aşk denen mekanda
Bilinir ki..
Mengeneye kıskac olmuş hacizlere rehin gidip
Zamanı sırtında sırtlayıp götüremiyorsa hayat...
Kişi ne kendinin sahibidir ne de hayatın...
Ve baştan sona haramdır
Kayıp ve ziyan
Sanırsınız ki
Bazanların savdığı ıssızlar konağında yalnızsınız
Ne arayan,
Ne soran var şaşkınlığıyla aldanarak sanırsınız ki
Ne kiminiz vardır ne kimseniz..
Vardır oysa kendinizi bıraktığınız boşlukta
Bir dili küskünlük damağında dolandırıp
Dargın dudağına yalandırarak ezik büzük konuşmak bir dili
Ya da yazmak bir dili nasıl konuşuyorsa öylesine ütülenmiş
Cicilenmiş
Şık ve pürüzsüz..
Dağarcığındaki tümcelerin karşılığında
Mısıra sultan olacakmış beşer
Kenan mı,
Yusuf mu..?
Sayıklamalar sırasında kervan kuyruk
Çöl sırtı çığlık çıngırak mahşeri beşer
Gezdiği dünyadan gördüğü konyadan
Hep suçluluk duygusuyla cesareti kırık acizlere
Yaşama yeteneğini körelten
Büyüye büyüye gelişememezliğin
Doğduğuna pişman eden hiçlikle
Nasıl geçimini temin edebilir tanrısıyla insan
Eğer korkarak
Giden gitmiş rahmetler eyleye de
Giden sizlere ömür.. memleket gitmiş aslında memleket...
Sunduğu çentik payıyla yıllar
Ve yüzyılları düne hikayeleyen yarının vaazcileri
Gitsin gitmesin önde duran tıkanıklık umruna bakmadan,
Eğer kendi gittiyse giden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!