Olmayaydı hele bir aşk
Hele bir seveni olmayaydı adını deliye yazdıran sevdası
Sevdalısı olmayaydı bir iken iki misliye
Çoktan defini dürülmüştü açı çığlıklarıyla
Müzikçalarlar keyfine kurban giden turistliğinin
Aç bi ilaca ölüyorum diyerek kimse duymazda,
Özgürlük müdür...?
Önce kendi tarafından bakacasın hayata öyleyse..Sonra..
Sonra yine kendi tarafından bir bir kurtulup
Mezarlarında tabutlandığın totemlerinden, türlü çengelden
Yine kendi tarafından okyanusa açılan bir suyun alnı gibi dupduru ve açık
Hayatın nezdinde varlığı kendi sesinde duyulan
Yok mudur hergün kurulmuş ahenginden pare pare dökülen
Ahdından geçmiş bir güz vaktinin
Gelsin artık
Alsın da götürsün dileklerine kırık kırpık çaresiz
Başka yolu yokmuş gibi yüzyıllarını kötürüm günlerine bölüşüp
Eğer günü gününe yeşillenerek yosunlaşan
Sevgileri anababalanırken kalbe
Sürüler
Nasıl ve nerden bilirse yaylım sofralarını hangi dem baldır,
Hangisi zehir
Kuşlar nereden bilirse uğrun uğrun çektiği çöten,
Hangisi tutunacak daldır yuvaya, hangisi kolkanatkıran kahır
İnsan
Ecele yenildiği gündür hayat çarkını dönmediği an
Varlığının üstünde kurulu gezinen saati
Bütün eksik ziyanlarıyla yorulup
Sıyrılıp gidense zaman ve aşktır insandan
Yenileriyle hayatı doğmaya
Trenindeki makinist
Şehri bayırı çekip çeviren kollarıyla çıkış kapısından geçerken günün
Solgun bir saksı çiçeği gibi bir eli yanağında dalgın düşüncelerde sefil
Bir eli trenin kulpunda kulağında iniş yokuşları sürmekte
İnen topraklar
Binen ormanlar
Kızaklar
Karakışları çekiyor peşinden ahayazayaz
Yağmış dağların yücesinde aklındaki saklı sevinçlere koşar gibi çığlıklı
Buzlu derelerde kendi çalgısına sarhoş sular çağlayıp duruyor delali
Bir kitap ki...
Kendi bildiğinden okuyor akı,
Selam verdim
Boçlu kaldıysam kalandan bir fazlası olsun
Bunu kaldırmaya fazlasıyla pekala yetebilen
Benim can borcum, insan omzum, yaşam gücüm
Selam verdiysem
Bile bile toprağına bastım hayatın
Niye ben burdayımca
Bu bendeki yabancı kim diye hislere kapılmaktaysa azat
Yoğun bakımlıktır dakka
Çökmüştür sıkıntısına katlanmadan
Emeklerini yidip gütmeden biçmeye gidilen kuzgun kıracı
Otlu dikenli bomboş tarlalar gibi
Öte...
Daha öte
Ordan daha öteye..
Sen ben..git git böyle nereye gidek
Gitsek gitsek bizi bizden daha yakınlara vardıran ya aşka;
Ya bizi bizden soğutup




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!