Kimi hayal kimi üryan….
Topragindan türemedikce her yasam belirtisi sararip solup özden itibardan inanirligini güvenirligini samimiyetini sagligini varligini dirligini direncini donanimini dayanikliligini aslini neslini degerini düzenini sogularak sönmeye mahkumdur.
Gönül heybesinde bir lokma sevgi, yürek sandalinda bir damla ask, ömür servetinde bir nefeslik dünya konar göcerlik bilinciyle, vadesinde yasayacagi hayati hic kimseyi kendi yerine kefil koymaksizin ödesebilen can borcunu asla vazgecemeyen yasama hakkiyla akil, fikir, ar, namus, ahlak, onur, özgürlük, cesaret, vicdan, hukuk, bilinc,yol, yön, yordam, sevgi, ilgi, emek, ilim, yetenek, deneyim, katilim, sorumluluk, aidiyetlilik, devamlilik, tutarlilik, samimiyet, iletisim ve paylasim zengini tüm yeryüzü masallarini kedisinde dengeleyip karsilayacak olan kisilige karaktere büyütüp cogaltmalidir insan.
Oysa gecmisten bugüne sürekli daha cok istah kabartarak zulme soyguna vurguna talana tecavüze sömürüye siddete ayristirmaya yagmaya yikima isgale kiyima ölüme katliama kine nefrete savasa sürgüne daha cok zaman pay kalite ve karakter azdirip yaratiklastikca yaratiklasan dünya Patron-tanrilari, ekmekten sudan histen saygidan sevgiden yagmurdan iklimden ormandan dagdan denizden haktan hukuktan özden yurttan yuvadan ilgisini iletisimini kesmis yorgun yitik yilgin yapay ve yapmacik insan icat edip uydurdular.
Bu suni solunumlu insanlik ve hayat öldürüp söndüren tezgahta anne babasi kim olursa olsun hic farketmeyen; fakat bütün kokusmus cürümüs cökmüs kopuk kaypak kirli gürültülü ölmüs sogulmuslugu kalibinda depolayip barindiran genel kamsamli ve genis yogunluklu vitrin seckisiyle, `Tektiplilik` türevlendirilip ürünlestirildi. Gidasiniysa kafa ve kalip yapisi uygun siir sanat müzik roman resim mimari bilim medya sinema siyaset usak ve dalkavuklugu memur kilindi.
Davranisi dengesizligi doyumsuzlugu degiskenligi yilginligi bencilligi yalnizligi öfkesi kuskusu karamsarligi güvensizligi mutsuzlugu tükenmisligi kini bunalimi acimasizligi kayitsizligi endisesi korkusu bagimlilgi birincilik askisi labaratuar ürünü mamülleyen birebir benzerlik bakimindan birbirinden türemeli ve birbirini tamamlayan olarak bu kasip kavuran labaratuarda insanligin kiyamet hali tezgahlanip piyasaya sürüldü.
Öyle ki…acizlik caresizlik yetersizlik kayitsizlik karamsarlik özgüvensizlik korku ürkü eksiklik endise gibi kisiyi kücültüp asagilayan kusatilmislik dürtülerini bütün bunlari karsilayan kavramlardan siyirip söküp soyutlastirarak, ahlakini bilgisini özgürlügünü sevgisini özünü sözünü iradesini idrakini ilgisini iletisimini dayaniksiz dengesiz devre disiliga birakma kurakligiyla kendini kendine cogaldikca bezmis bikmis carpik corak sorunlar cözümsüzü gördüren gerek sözlü, gerek yazili, gerek görsel - tinisal bütün insani duyum ve duyarlliklar, sürekli biri digerini ezen üzen yoran bogan bogazlayan kuru gürültü koparmalarin devamli üstün gelene benzeme veya en öne cikarilandan huy hüner kalip kilif kabuk sekil yahut marifet mayalama müzik sanat edebiyatciligiyla besleyici kiskirtici bileyici suikast mal ve malzemesi olarak donatip devremülkleyen yikimin, ayni yaratiklasmis lbaratuarciligindan baska bir sey degildir.
..
-
Kafamdaki Şeyler
Çağrı Binici
27.10.2021 - 14:32Huzuru insan icinde bulamamanin; ve insan icinde bulamadigi dünya huzurunu KAFASININ ICINDE toplayan sayisiz söz ve hayat birikimi duygu düs düsünce duyarliiklariyla, sordukca daglar diyarlarin kalbini sohbete katip derpresen dertlerinin evi yolu yapmis sevgili CAGRI kardesim. Sormayan sorgulamayans ...
-
Kıymet
Güney Yıldız
05.01.2019 - 12:55Belki SiiR sadece `iyi niyetlilik sunum veya gösteri mecrasi` olarak sanilip algilandigindandir, giderek konu daralmisligi ve hep kendinden ÖDÜN VERENLER mecburiyeti egilimine inanip kanarak acidikca duygulanan, ezildikce tazelenen, cilekeslestikce zenginlesen, örselenip yiprandikca huzura ve feraha ...
-
Çelişki
Güney Yıldız
05.01.2019 - 12:54Bu siirde cok bildirimli ÖNERMELER var. Kesin, degismez, sabit, tutanak halinde ve ikincisi olmayan duyurular halinden, fakat ayni zamanda da her cümle birbiriyle iddalasip cekisip celisen. Hayata genel bakis uyandiriyor halli yalin, ama sanki disardaki pencereden icerdeki odalara bakar gibi dünya ...
Toplam 13 mesaj bulundu
-
tımarhane duvarı
25.07.2026 - 17:32…
ESKİSİNDEN DERME BOZMA AZAP ve SIKINTI DÖNGÜSÜ
….
Baştan savmalarla yıllardır örseleyip kavga ve çatışmaların yorduğu yılgınlıklarla birlikte herkesin birbirine anlaşmazlık sınırları çizdiği veya temeli sağlam tıkanmalar bağladığı tedarikli tasarımlı kopuşlar, ipine un sererek yaşamın dönüm çarkını hurdaya çıkaran kirli kasıtlı ilişkilerin eskisinden derme bozma konum çevrim kurulum ve kodlanmışlığı değişmezliğe yenilenmiş BOP sermayesidir.Bir zamanlar ‘ sayın genel başkanım, küflü nakaratını dilinden düşürmeyen Kılıçdaroğlu yedeği ve Çantacısı Özgür Özel, Bop plan ve projeleri dahilinde her komisyon ortaklığına dahliyle söylem eylemleri Atatürk, Türklük ve Türkiye Cumhuriyeti değer ve kazanımlarıyla hiç bir bağlantısı özdeşliği gerçekliği refleksi ve etkinliği olmayan Yeni Cehepe eskisiniden aynısını dağıtmış bozmuş, Türkiye özdeşliği ve özgürlüğüne dair hiç bir konuyla ilgisi alakası olmayan Tom Bartak özel dosyasına bağlı yeminli varolan toplumsal siyasal ekonomik ve kültürel çöküşü sağlama alan BOP tesis ve terminalinde yeninin YENİ ‘ sini donatmış dayatmış.
Çünkü eksik noksan yoksunluklarla boğuşan insanlar değişim gerektiren yüzleşmek diye bir sorunu derdi kaygısı yoktur farklılığı özgüvenliliği özgür iradeyi ve iyileşmeyi göremez hep hayata yabancılaşıp yaşama sevincinden uzaklaşan eksik mazeret ve mağduriyet üretir. Bu bataklıksa insanı ilkelleştirip karanlığı ve sorunu çoğaltarak geriye götürür.
Çaresizlik zayıflık zavallılık eziklik sorunlarını çözmek yerine vitrini fukaradan fakirden kuran yöneten ve donatan sistem, sürekli acıyan ağlatan takınan yakınan ama ezikliği hiç kendi üstüne kondurmayan insan tipinin kimliksizliğini kimlik olarak dayatır. Takıntı hastalığının gereği de buralı külliyat acıdan dertten sorundan kabustan sefaletten kahırdan kurtulursa büyük kıyameti ve felaketi olacağını düşünerek kaygıda sorunda iyileşmeyi değil derinleşmeyi didinir çırpınır ve özenir. Sorunları ilkelliği çileyi ve karanlığı fanatik bağımlılığıyla kimliğine kutsanmış ve özdeş saydığı için savunur.
Çünkü özüm cesaret emek akıl fikir inanç kararlılıktisk alma cesareti ve değiştirme eylemi gerektirir.Şikayetçi serzenişi ve yakınmayı değil adalet vicdan onur saygı kimlik sorumluluk bilincini ve birikimli kararlılık iradesini yaşayanındır özgür kişilik ve kimlik.
durum girişi çıkışı olmayan süslü saydam soğuk sahte ve soyut kristal fanuslar içinde silkeleyip sarsınca kar seniz orman dağ dere manzaralı şekiller sergileyen ve hiç bir gerçekliği olmayan cansız market ve çarşı aksesuarları gibidir.
Huzura saygıya sevgiye onura adalete idraka iradeye gelişip büyümemiş olanlar büyümedikleri geri kalmışlık yoksunluğuyla büyütemedikleri yaşama sevincini ve paylaşma duygusunu her şeyin en seçkin olanını kendilerinden başka hiç kimsede bulunmasını istemedikleri doyumsuzluk bağnazlık körlük karanlık mutsuzluk rezillik cehalet ilkellik gericilik saldırganlık hiçlik dengesizlik duyarsızlık gerilim şiddet ve istikrarsızlık dürtüleriyle düzeni bozulmuş toplumsal çöküşün iyileşmesi yönünde hiç bir kaygı çaba sorumluluk üstlenmeyip tam tersi kargaşa yağma belirsizlik ve yıkımdan beslendikleri karakterlerinin gereği sürekli açık sorun ve gedik veren hayatın kalıcılığını sağlarlar.
Çünkü hayati sorunlarını çözmüş problemsiz anlamlı mutlu saygın adil sorumlu ve güvenli yaşamak onlar için kabulü ve tahammülü mümkün olmayan sonlanışın sebebidir.
Çünkü sorunların çözülmesi gayret emek akıl fikir birikim cesaret vicdan ve özgürlüğü gerektirir. Her yalan yanlışa aldatıcı kılıf ve gerçek dışı dalavere bahaneleri uydurarak sırf kaygı acı sefalet keder kahır ağıt nizah çile sitem yergi ve şikayetlenmeleri kolay geçimin ana maddesi ve istismar sermayesi bilenlerse, sahtekarlığa saklayan sorumluluklarını hep başkasına veya hiç öznesi bilinmeze devrederek hurafe kaypaklığına ve yobazlık dolandırıcılığına çıkar ilişkilerini ve dünya şantiyesini kurarlar.
Başarısızlığı çıkışı olmayan çöküşü sosyal tıkanıklıkları ekonomik iflası yolsuzluğu hırsızlığı ahlaksızlığı kokuşmuşluğu verilmiş sözü ve toplumsal çürümeyi günün getirisine göre keyfiyet dayatması mazeretleriyle örtbas edip geçiştiren ve gündemi hiç değişmezde hiç bir şey açık adil dengeli tutarlı istikrarlı ve şeffaf değildir çünkü.
Takıntı travmalarının bütün kof kirli karışık sorun ve sıkıntı çeşitliliğini aşıp şizofrenik sahalara girecek şekilde hatada belada ve hastalıklı tıkanıklıklarda ısrar ederek, hiç bir eleştirel sorgulamaya açık olmayan arızalı kendilerini bildikleri halde herkese eksiksiz kusursuz mükemmel ve her konuda sürekli haklı olduğunu dayatan içe ve dışa kapalı herkesi kendi dengesiz uçuk kaçıklıklarına şartlandıran hücre yaşamlarında sabırı takati dayanılmaz herkesi darma dağın ederler ve bozup berbat ettikleri hiç bir sağlıklı ilişkiyi kurup sürdüremezler.
Yakınarak ağlaşarak sitemlerle gün öldüren uyumluluksa risksiz hatasız istismarı esas alan lümpenliğin düzen ortaklığıdır.
Göğün tavanını yerin zeminini kavurup çatlatan bunaltıcı ve kızgın sıcaklardan sonra gerildiği büyük gürültülerden kopup çatırdayarak yağmur sel dolu kırcı yıldırım şimşek birbirine karışıp biriken yoğunluğunu yüklenip boşalttığı gibi, kaygı bozukluğuyla ilişkili gerilimlerinin ve takıntılarının bağımlısı kişiler de başkasının hak ve hassasiyetlerini hiçe sayarak kendinin gelişmiş öz güvenli ve anlayışlı kişilikten yoksunluğuna karşı çıkılmasına yüzleşmesine eleştirilmesine ve sorgulanmasına asla tahammülü olmayan çıkar güdümlü takıntı tıkanıklığını tatmin edici dürtü refleksleriyle hilenin baskının gammazlığın şiddetin sahtekarlığın tekrar eden rutinlerin manipülasyonun zorbalığın her türlüsüne hiç bir değeri umursamadan başvurur.
Yaşamın enerjisini boşa çıkarmakla meşgul bu saplantı molozu, bileti ve hesabı kesilerek pili bitirilmiş işlevi yapay zekaya devredilmiş atık sorun ve stok posasıdır artık insanlık.
Anti teze dayanan dinamik işlek etkin yoğun ve yıkıcı gücün kendi rızasıyla kavramını devre dışına bıraktığı, dayattılmış zora ve zorbalığa güvenen şiddetli baskılara baş kaldırmanın kaçınılmaz kırılma noktası ve sonucudur. Soygun sömürü amaçlı baskının ve keyfiyet dayatmasının geri adım atmasını bilmediği sürdürülemez zorbalıklara tepki gördükçe devreye soktuğu şiddetin dozunu sürekli artırır. Ve her sınıf ayrıcalığını ve çıkar ganimetçilerini kollayıp gözeten zorbalık güç dayatma ve baskı, nefessiz çaresiz çıkışsız imkansızlıklarla tıkantmışlığın en dayanılmaz kırılma noktasında kendi sonunu getirir
Çünkü insanı insan yapan kalıbı hazır paket ğroğramlı kusursuzluk yarışların birincisi ve hep asla yenilmeden kazanan tek tipliliği programlayan mükemmellik dayatmasıyla taaa en başından bütün sosyal sorunlara rağmen çıkış yolu üretmeyen adaletsizliği kundaklayarak samimiyetini güvenirliğini ve gayretini bozuk düzen tezgahına koyarak yitirmiştir. Tıpkı toplumsal sıkıntı ve sancılara kurulduğunu tezgaha koyarak, aslı öznesi yüklemi özgürlüğü Atatürk’ ten, Türklükten ve Türkiye Cumhuriyeti’ nden zerre damlası olsun yolunu tavrını inancını cesaretini ilmini aklını özgürlüğünü iradesini yüreklenmeyen ve bahsetmeyen Bop eskisinin daimi yenisi, toplumuna nanik yaparak bütün tükenmişlik toksinlerini ve uyumlu köleliğini kodlayan ilgisiz kayıtsız sinik yakınmalarla özgürlüğü kazanmanın eleştirel tavrı , tepkisel hakkı karşı duruşu ve kararlı direnci değil, soygun sömürülere ayarlı kurulu yaşama savaşını çoktan kaybetmiş nitelikli ve etiketli tüketim piyasası kuklacılığıdır
Kötülük istemeden gelişen sürüklenişlerin kaçınılmaz sonucu olduğu gibi çoğu zaman da bile isteye yapılan tercihin ürünüdür.
Çünkü gelişimi sağlıksız kişilik bozukluğu olanlar için ahlaki değerler yükümlülükler ve zorunluluklar başkaları için geçerlidir kendisi ise sınırsız sorgusuz her hak hata suç kusur ve yetkiye seçilmiş ayrıcalı olduğuna inanır ve davranır.
Amaçsız anlamsız cinsiyetsiz istikrarsız kimliksiz kişiliksiz sorumsuz aidiyetsiz onursuz değersiz duyarsız dengesiz mutsuz doyumsuz inançsız itibarsız ve insansızlığı örgütleyip dolaşıma süren soygun sömürü ilahları, dayattıkları izolasyon bağımlılıkları ve proğramlı formatlanmışlıklar dışında hiç bir saygın özgür değerli bilgili iradeli bilinçli ve duyarlılığa hayat hakkı tanımayarak kişiyi dolaşımda dönen bütün kof kirli kokuşmuş çürümüş şehvet özenti hırs yarış gösteriş kahır kibir kin nefret ayrışma çatışma tarz imaj seçkinlik soytarılık ve mükemmellik dürtüleriyle sürekli yıkım halini yapıp bozan serbest piyasa esaret tezgahında ilgiden edebiyattan sanattan duygudan vicdandan umuttan adaletten felsefeden mantıktan ahlaktan histen paylaşımdan düşünceden kültürden değerden akıldan ve fikirden hiç bir sorgulaması yahut toplumsal tepkisi olmayan kendine yabancılaşmaya kopmuş uzaklaşmış insanlığın ölümüyle eşdeğer fenomen furyası ve tüketim çılgınlığını çeker çevirirler.
Burada her gün hektikli sancılı huzursuz sorunlu sağlıksız kovalaşmaların kulu kölesi ve kurbanı olanlar, kaldıkları enkazdan ölü derecesinde bağımlı tükenmiş bitkin yılgın yaralı kaygılı yozunmuş yıpranmış çürümüş ve yılmış enkazından sağ çıkması halinde ertesi vakte yine aynısıyla anlık günlük yaşar ve ölürler.Çünkü aidiyetinin öznesini tümlecini zarfını özgün ve gerçekçi yüklemiyle ödeşmeyen her fiil, hayatı kuran konuşan amaçlayan yaşatan her cümlesini sahtekarlık ihanet ve istismar hamasetiyle bozar öldürür. çünkü…
Sevgidir sevmek sevilmek dileyenin yaşam kaynağı, dert ve sevincinin olması gereken yürek ortağı. Sevgilidir görmek bakmak duymak dokunmak konuşmak paylaşmak dilediği sevgili. Fakat o sebep bu sebep bütün gün yan yana fakat ikincisi olmayan, bütün gün bor arada fakat yüz yüze bakıp konuşup görüşmeyen, bütün gün yan yana fakat hiç bir kederi sorumluluğu veya sevinci paylaşmayan, bütün gün yan yana fakat hiç bir konuda beraberliğin aklını fikrini aidiyetini mutluluğunu huzur ve güven veren şeylerini bağdaştırmayan, bütün gün yan yana fakat anlaşmazlık üzerine birlikteliğini kurarak hiç bir yaşam güzelliğini keşfetmeyi yüklenip taşımayan, bir arada yan yana fakat hep soğuk uzak ilgisiz kayıtsız birbirine yasaklı gibi ayrılık gayrılık hapisliğini yaşadıkça yalnız kimsesiz kayıp asosyal alışmışlığa kronikleşen, bütün gün yan yana fakat birleşmemek için her leyin yapısını bozan , ara sıra karlılaşmalarda gerildikleri yerden patlayarak birbirlerinden kovulmak için adresi simsiyah bilinmez belirsizliğe atarak orda burda gün öldürüp oyalayan, çok özledikleri halde saplantılarının esiri alan tutsaklığıyla kendi cinnet cenderesinden dışarı çıkamayan azap sürgün ve saplantı döngüsüdür..
Ordaki enkazda bir zamanların orta sınıfıdır şimdilerin milyarder milyoner akademik tuzu kuruları, hem yediden yetmişe hayatlarını suyun gözünde oturdukları bozuk sistemin nimetlerinden ayrıcalıklı olarak faydalanıp yararlanarak konforluluğun garantisine alırken çocuklarını burda hayat yok diye bir yolunu mümkününü ayarlayıp(!) yurt dılına paketlerler hem de kendilerinin talancılarla beraber yıkıp yağmalayıp batırdığı sistemi lanetlerler.
Çünkü bazı şeyler ve insanlar sadece rol gereğinin karşılığıyla sınırlı eylemsiz pasif görüntüden ve vitrin görüntüsünden ibarettir ve görünenin dışında ne hayata ne topluma ne de insanlığa hiç bir çaba kaygı düşünce gayret sorumluluk katkıları yoktur. Bazı kimi buyrulan siparişe kodlanarak varlık gösteren insanların afiş gösterişi olsun diye yaşam biçimleri, kişilik gerçeklikleri, inanış iradeleri ve birikimli anlayışları da yoktur, her şeyin biçimselliğinde taşıdığı soyutluğu yaşamayı önceler ve önemserler.
Tüm bu kıtlık kıran bozgunuysa her türlü bozulmalarda pay sahibi toplumun tümünü kendine benzeten ‘ biz buraya nasıl battık düştük’ sorusunun temel toplamına eşittir.
Seyfi Karaca…. Temmuz/26
-
tımarhane duvarı
21.07.2026 - 11:39…
TEKRARIN MOLOZ YÜKÜ ve ENKAZ TEKERRÜR
..
…
Gözlemleri katılımcılığı ve tanıklığıyla kendi emek ve yorumundan kültür sanat, evvelce bir sebebe bir sebep yerlerden etlikileşmiş olmaların algısında ödünç alınmış derin çukurlar travmalar kopukluklar ve izler bıraktığı taklitçi ve yapmacık alışkanlık emanetidir. Kişi o süreklilikte kendi özgün karakterini kazanamaz ve hep aynıya sabit kalarak özgür gelişimini sağlayamaz.Yurop lokomotifi Almanya’ nın en emperyal - Neo Kapitalist ve Tekelci Liberalci sınırsız kuralsız ayrıcalıklılığın çıkar ve ganimet ortağı üst katmanlarına çöreklenmişlerin çıkarını koruyup kollayan soygun sömürüyü sahip olduğu güç ilişkileri ve araçlarıyla sıradanlaştırdığı vahşiliğin yol hüner dümen oyun göstericiliğinde, sınırları serbest iç dış piyasayı diledikleri gibi kendi dayatmalarına başka seçeneği olmama mecburiyetine şekillendirirken , yıllardır hızlı makinalaşma çarkında ömrünün iliğini kemiğini hurdaya hastaya çıkarıncaya en amansız koşullarda harcamış çalışmış insanları çöplük ettiğiyle yetinmeyerek, kazandıkları EMEKLİLİK haklarını zaten kıt kanaat zır ve pahalı yaşam geçimsizliğine bakmaksızın VERGİ HARACINA bağlayıp, bil hassa yabancı ülkelerden gelenleriyse ( Hitler gelenekli ayrımcı dışlayıcı ve IRKÇI yaklaşımlarla) kat be kat çullanıp yüklenen ağır faturalarla salma salarak, maaşlarını kesme koşulunu dayatması bu kör kıyamet döngüsüyle ilişkilidir.
Zaten Bop parça Yedeği olarak her güdümlü kullanışlılığa piyasalaştırılmış üretilmiş Yeni Cehepe ‘ nin gündeme uygun figüranlar yapışık bitişiğinde Terörsüz Türkiye Tom Barrak markasıyla maddeleşerek kısa devre dolaşım durumuna göre dekor şekil dizayn edilmesi de, buralı ve buraya dahildi.
Sınırsız sorgusuz güç yetki hükümranlık ve sahip olma dürtüsüne bağlı istifleyiciliğin sürekli daha çok kazanmayı zenginleşmeyi genişlemeyi yayılmayı büyümeyi ve rakipsiz muhalifsizliğe kilitlenip odaklandığı yaşam ve toplumsal dolaşım döngüsünü dilediği çevrim içi itirazsız tepkisizliğe bloklama sabitleme stoklama depolama veya bütünlüğü bozulmuş sosyal kültürel siyasi ve ekonomik yapıları bağından ve bağlamından koparıp param parçalılığa ayrıştırarak proğramlı projeliliğe atomize ve kategorize etme saplantı ve bağımlılıklarını kaderi ve gündemi değişmez lere kurumsallaştırıp, dğersizlik kabulsüzlük dışlanma horlanma suçluluk yoksunluk yalnızlık acizlik eziklik alçaklık ve yabancılık duygusunu esir alan dayatmaların kulu kölesi olarak insan var gücüyle kendine çullanıp yüklendiği borç ödemelerine yetişemeyen can çekişmelerle boğuştuğu sürekli açık veren kısır döngünün hasar ve yıkım bilançosu ağır öldürücü sorunları çatışmaları saplantıları gerilimleri umutsuzlukları ve krizleri yumağında tükenişi çürümeyi ve çöküşü yaşar.
Gerek derin yoksulluğun gerekse her türlü konfor imkanına kavuşmuş üst sınıf sosyete yalnızlık belası iletişimsizlik toplumsuzluk ve ruhsuzluk hücresinde her sezonu insanlığın ölümüne açıp kapayarak,dış bağlantısı kesik mezarlaşma izolasyonunun doğal dolaşımı baskılanmış ve tahrip olmuş aşırı uçlarda yaşayan insanlar üstesinden gelemedikleri çelişki ve bunalımları yüzünden her türlü kişilik ve davranış bozukluğuyla boğuştukları sapmalara ve sapkınlıklara yönelirler.Acımasızlığın, kirli ve kanlı savaşların, ayan beyan ahlaksız hukuksuz açıktan yağmanın, eşitsizliğin, zulmün, sapkınlığın, sıradanlaşıp herkesi esir alan uyuşturucu alışkanlıklarıyla kurumsallaşarak karşı çıkanı tepki vereni , aksi tercihte bulunanı. katkı sunmamakta direneni i, koşulsuz yaşamayanı , kul köle olmayanı ve kendileşmeyeni amansız baskı çullanmalarıyla ezip saf dışı bırakan bütün çürümüşlükler ve kötülükler ünlü şöhretlilerin hiç bir insani değeri gözetmeksizin kapıldığı çıkar ve ganimet ortağı MEDYATİK kuklalar sayesinde bu kronikleşmiş kirli dolaşımın tüketim dayatmasıdır artık.
Geçmişin yıkımlarını üstüne devralarak veya kayıtsız kalmaya umursamayarak hayatı ileri götürmesi oldukça zordur insanın. Kuşatan zorluğa karşı gerçekliklerden kaçmaksızın yaşam mücadelesi vermesi gerekir insanın ama sorunlar etrafında hiç bir iyileştirme onarma yahut değiştirme katılımcılığında bulunmadan kendinden öncekilerin kısır kurak döngülerine konuşlanıp yerleşmeye şekillenerek de hiç bir saygın ve sağlıklı yaşam ilişkileri donatıp kuramaz insan.
Eskinin kazanılmış olumlu deneyimlerinden faydalanırken kendi çağını okuyup anlayıp donatacak özür irade cesaret akıl fikir bellek bilinç ve özgün benlik büyütüp geliştirilmesi gerekir. Yoksa kaygı bozukluklarıyla ören viran olmuş acı zulum ölüm azciyet sefalet mutsuzluk hep birbirini etkileyip tetikleyerek acıyı kahrı ezikliği bunalımı ve çilekeşliği kutsayan tekrarlarla kaderi değişmezliğin kronik sosyal çürüme ve kokuşmuşluğuna devam eder.
Acıma kaygı keder sefalet zaafiyet zavallılık korku endişe belirsizlik gericilik hurafecilik cehalet eziklik değersizlik dışlanma ilkellik eşitsizlik yozlaşmışlık kokuşmuşluk üzerine çöküp çullanmış kronik sömürü ve istismar endüstrisinde dünyanın her yeri ana formatı ve ekseni değişmeksizin güdülen amaç ve varılan yıkım yağma sonuçlarıyla aynıdır.
Sanayisi gelişmiş ülkelerde eşitsizlik yıkım yağma ve adaletsizlik otoriter hükümranlığın bizzat kendileri KILIFINA göre kanun düzen uydurarak çapul işini bitirirlerken geri kalmış veya yarı sömürge ülkelerde bu devran hiç bir kanun nizam ahlak ve onur hassasiyeti gözetmeksizin fütursuzca ve açıktan açığa yapılmakta.Öyle ki kan gövdeyi götüren yayılmacı ve işgalci savaşların katili Emperyal karargah müdürü Trumh, kirli ve kanlı elleriyle toplum afyonlamanın araçlarından biri olan tüm ay boyunca süren Dünya Futbol Turnuvası sonucunda, sanki hiç bir şey olmamış gibi kupayı kazanana törenle verirken, sistemin çarkını çevirmede ortak ganimetçi kıldığı mega star şöhretlisine toplum üstü her türlü güç servet saltanat ilahlaşmasını sağlayan SPOR sanayisi de, Messi’ yi tahttan indirip Yamal’ ı adanmış hayran fanatikliliğine mahsus tahta geçirme reklamını piyasaya sürdü.
‘Ben bundan sonra YE’ yim’ diye adını bozup değiştiren Afrika yoksul hikayesinin kamuflaj ünlüsü ve zaptürü zop anlamsızlığına kafası tekdüzeliklerle hip-rap karmakarışık MÜZİK dürtükleyen Kanye West ‘ de aynı güdümlü maksatların seçilmiş kuryesiydi. Ülkemizde aynı bağlamda derin yoksullaşma, çürüme, kültürel yozlaşma, kimliksizleşme, gerilim, bunalım, şiddet, yalnızlık, güvensizlik gibi can yakıcı dert ve sorunlarıyla boğuşan yığınların duygusal çöküşünü kundaklayarak kendilerine şöhretli ayrıcalık sızdıran dizi magazin spor medya moda tasarım tarikat holding sanayi şöhretlileriyle Şakira, Jeniffer Lopez, Lady Gaga sahne taklitçisi elektronik arabeskçi mega - giga Tarkan - Sezen giller de benzer kokuşmuş tekdüzeliğin sömüren soyan çarkına ortak servet ihtişam gösteriş ünvan ve konfor çıkarı gereği ortam işini gören toplum üstü devir devrancılar olarak piyasaya pazarlandı. İtalyan Sanatçı Maurizio Cattelan’ ın sözde resim sanat galerisinde sıvayıp sergilediği duvara bantlanmış çerçevesiz muzun çalındıktan sonra aynısını yeniden asıp altı buçuk milyon dolara satın aldıktan sonra yumulup yiyen kripto para şirketi Tron’ un sahibi Justin Sun gibi eşitsiz haksız hukuksuz ve ruhsuz insanlığı ölmüş çelişkileriyle günden güne bataklaşın dünyanın azgın sapkınlığa dair dolaysız ve çırılçıplak göstergelerinden bir kaçıydı.
Haluk Levent olayı da, moda müzik eğlence tatil furya fuhuş endüstrisine hükmedenlerin kurguladığı düzenek dahilinde etkilediği kalabalıkları her yoldan dolaşım ağı ve bağımlılığına uygun uyuşturup erotik sahneli her şey dahil paketiyle her davranışını kutsayan, her hatalı kusurlu bozuk dalavere dolandırıcılığını bilmez görmezden gelen, her yasak yalan yanlış veya sapkınlıklarını algı bağımlılığıyla benimseyip onaylayan Star, Mega Star, Ünlü Şöhretliğin ultra lüks servet konfor mal mülk ve ayrıcalık imtiyazlarına sahip olmalarını tıpkı siyasiler tarikatçılar holdingciler medyacılar pazarlamacılar mafyacılar reklamcılar bankacılar borsacılar magazinciler gibi toplum üstü tutulduğu Deniz Feneri,Tosun Oğlancık ve benzer insanların zaafiyetine güvenine umuduna ve beklentisine çökmüş çullanmış soygun sömürü çarkıyla sahtekarlık işi tutan; ve yozlaşmış kokuşmuş çürümüşlüğün her türlü ortak çıkar ve ganimet düşkünlüğü dolaşım ağını büyütüp toplumsal yıkımın sürekliliğini sağlayan dolap dümenden aldatarak soyan sömüren tekrarları çok tekerrürle teşekküllü sosyal infialdir.
Seyfi Karaca…. temmuz/26
Toplam 428 mesaj bulundu


kendimce espri yaptığımı düşünüp yazınızın altına yorum yapmıştım
bir hafta önce sanırım
şimdi yazınızı okuduğumda anladım ki;
aslında doğru ve güzel yazıyorsunuz.
belki yanlış yerde yayımlamanızdan kaynaklanan bir durum
pek okunmuyor.
ki ben de okumuyordum
son yazınıza kadar.
.. ...
Merhaba sizi kurucusu bulunduğum ŞAİRLER DÜNYASI GRUBU' na ve YENİ KURMUŞ OLDUĞUM - ANTOLOJİ ŞAİR KALPLER GRUBU adlı gruplarıma davet ediyorum birine veya ikisinede üye olabilirsiniz her iki grubumunda link adresleri aşağıdadır gelirseniz çok sevinirim katılırsanız onur verirsiniz güzel paylaşımlard ...
Toplam 2 mesaj bulundu