Dağınık perdelerden
Kilitsiz küreksiz açıldıkça açılan
İnsan dilinin büyülü gücüdür konuşarak etraf genişletip insanı insana bağlayan
Sokakların köşe bucaklarındaki evlerin ve
ağaçların akşam olunca sustuğu
Alçak uçuşlu ıssızlık gibi
Üstü işaretlenmemiş gece karanlığında
Zamanın İki yakasına kol kanat geren köprü geçişlerinin
Işığa doluşan kanat çırpınışları gibi
Buz tutmuş nehirlerden sessiz beyazlığı devralan
Bazan soğuk ve sönük bir alev sızıntısı…
Kuluçkaya yatmış insanla dolu park yeridir şehirden arta kalansız boşluk
Ve Değneksiz ve pusulasız gidilip dönülen
Başladımıydı hiç dinmeyen fırtınalar ve yağmurlar gibi klarnetin çalgısı hafif acıklı ve roman
Etrafı kimsesizlikle çevrilmiş
Şehrin gri rengini yalnızlıklarla zımparalayıp
Alıştıkça ağaran derin uzaklık
Çarkı döndükçe topraksız evlerle beraber yabancılaşan leylak gölgelerin toy damarına İşleyen
Üstünde ayazın oturduğu karlı kanepelere sırtı yere gelmiş
Işığı tükenmekte olan mumların trübününde yerini alarak
Eridikçe ışığa süzülüp damlayan yansınması duvarlara ve tavanlara kadar
Yıldızları seyrederken
Şıkırtısız
Tıkırtısız
Yeryüzü mahsüllerini eleyip savuran
Ağustos eskisi harmanlar
Ağustos/26
Kayıt Tarihi : 31.08.2026 12:16:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!