Ciddi misin…?
Ciddi ciddi sert ve donuk
Cabalayip durdugun motora villa tipli köhneler konaklattirip
Kayis kopunca bogulmus kemere bir delik desiklik daha bagittirarak
Iskele sancak devrinden kalma ve hala medya marketinin mal mülk beyan eden
Bela yagiyor sanki derli toplu ici disi beyaz boyali ayaz kar
Kolayca elegeçirilmiş kulelerini boyunca ölçüşüp
Zapteden arzı çekimler akşamcası kendi kendine finalist
Kapansın demiş
Kapanmış konusu karanlığa razı çöküşün
Takım adalı göklerde
Kayan yıldızların yerine kafadan burçlar dikerek
Svitlana...
Gözlerin çiğli çakır
Ve ürkerkliğin loş manastır karanlığında kırım ormanlarının ceylanları gibi susuz
Suya ineşin yakut yalımı güney pervazlarına kumrular konduran koy koyak
Dalgalı bir denizin çırılçıplak iskelesi misali yağmurlu mu yağmurlu
Annenden bahsedişin bir sırdı yalnızca bana bırakılan bir mektup gibi
Senin yüzünden karadan karasına
Zindana hüküm giydiyse gün
Kırk yıl kıranda hangi ecele elim
Balım gülüm gönlüm kalem aşk iken
Tasam yoktur ey güneş
Sana her varışında başı adsız ufuklar cevrinden dolanıp
Basss
Tambur tumbur küssss
Çıkar o gamı çıkar oradan
Lutufsa dertlicelerden çalgın
Sen de kerem et sazını elemde koma telleri
Kırık bir yol gibi ucunda ortasında kederin
Ya...
Cami ve cemi ve cemiyet ve cem...ve meclisi mescit...
İblis kılığındakiler basar ben imamım..hükümdarım..hakanım derse?
Fırsat elde fırsat
Gözdoymaz çalıntılardan elde edilen Hırs-ızlık- küpünden çıkarak cin min
Bir kaç cüzlük ansiklopedik aristokluklarla
Bitmesi heran yakın zaman kıyısında
Korunaksız kalan hesapsızca çoğalmalar
Binlerce çöküntünün pembelerinden
Kırık hayel döküntülerini
Kendi ayaklarının dolaşıklarında esen
Rüzgarların avuçlarına bırakan
Yalnızca toplu tertip
Trampetler zırıldatacak olsaydı müzik
Hiç doğmazdı saz
Hiç elini sürmezdi kendine tambur
Hiç omzuna yaslanmazdı incelerini keman....
Önümüz cenaze sonumuz cenaze
Gide gide halden bir halolan gönül sızım
Ayvanar çiçekleri toplar bazı yazın, bazı güzün...
Şurdan geçerken herhangi bir deminde kendini bana yetiştirip
Yükündeki kervanları ileten zamana
Hırçın dalgalar kayıklanır telli pullu postalardan mayilim
Aşka gide gide hem söylenir
Ummazsın hiç...
Belki vakit ikindiyi az bir geçede,
Günaşmadan henüz çimenlik üstü çayırdan
Ama tam işte o sırada,
Tam aklında hiçyokların gizlisi tırmanırken sır katında, tenha terasta
Simsiyah bir akrep dolanıyordur




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!