Dünyaya gelişim nasıl
Su gibi
İçtim gidip göreyim nasıl diye bu yer
Vardıkca
İlerisi kendi şaraboldu gitti hayat
Tutup elinden yandığımın nesine
Ve nitekim
Misafirin umduğu, ev sahibine iki öğün olandan
Yolundan yürüyenlerin elleri ayaklarına dolaşık kırık havalar çaldığı
Bol kumpanyalı karnaval melodileri yamacımdan geçerken
Sesli görüntülü cümbüşlerle
Kendine sığınılası kalmamış geçmişinden kaçarcasına zuladan
Boya
Cila
Sancı yüklü bakım ve badanalarla
Şaşırmış insan, toprağın altında yüzyıllanmışlığını
Gömü parçalarından süprülmüşlere torlaya toplarlaya
Her gümbürtüye gidenine yeni kadrolar atarcası mahkum
Yazının turası
Hep tura hep tura
Yazılmaz şeylerin içesinesizi
Kimsesizliğin şeridinden uzaklaşmaları ilerleyerek
Her yolculuğu daima feci bir son
Yazı-tura yazgısı yazının
Basss
Tambur tumbur küssss
Çıkar o gamı çıkar oradan
Lutufsa dertlicelerden çalgın
Sen de kerem et sazını elemde koma telleri
Kırık bir yol gibi ucunda ortasında kederin
Peki...
Peki....
Ateşin ocağına kar düşünce
Demek ki sandığın gibi değil gün kendi
Molasını kendi elleriyle bitirmiş ki
İnsan tanıyamadığı hayal serüveninin
Girip kollarına
İnce mi ince işlerin
Süt rengi anne ellerinden
Su gibi arı duru ve serin
Tartılabilir misin hala kendinle?
İnsan aklının ermediği terazilerde
Ya...
Cami ve cemi ve cemiyet ve cem...ve meclisi mescit...
İblis kılığındakiler basar ben imamım..hükümdarım..hakanım derse?
Fırsat elde fırsat
Gözdoymaz çalıntılardan elde edilen Hırs-ızlık- küpünden çıkarak cin min
Bir kaç cüzlük ansiklopedik aristokluklarla
Giriş..
Gelişme..
Sonuç...
Anladık bu şık ve yıllaryılısından atını arabasını azada salmış
Yitik dağ başlarında dilsiz halsizliğe
Çürük çıkarmış l'allikten..
Kimi bekliyorsun..? Akşam alası tanda
Uzaktan uzakta erkenden
Gözünde yaktığın ağıtlar sakinleşmeyi bilmeyen
Azap çırasıyla tutuşmuş elden gidesilere melul
Kimi bekliyorsun bu kuzgun saatte..?
Gece bile uygun bir köşe bulmuş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!