Açık yürek perdelerinden etrafı aşkla donanmış dünyaya bakarak
Kendine vardığın yerdir oralarda çam dallanıp
Çiçekler tüllenip
Suda oynaşan kuğulara
Gelinciklere yasemenlere çimenlere tüten kalbin
Sevda büyülüsü hasretlerle yüzyıllaşmış çınarlı dağında yalnızlığını
Diyetini geri istiyormuşca
Alçalıp yükselen görüş kapsamları insank'ari
İskanvari
İsyank'ari
Gök derinliği uzaklıklardan
Bulvar kuytuluğuna yağrak üşüşen şahmatik
Hayat
İnsan ve yaşam tacirlerinin eline kafeslenmiş bir kere
Sermayesi herzaman
Aç ve yoksul bırakılanların özlemlerini
Yazılı bir tanrı buyruğu gibi düşte hayalde sallayarak
Gelir gider hesabı daima hani
..İp ince çizgidir,
Herzaman aralığında insanı ana sığdıran
Meselenin özü-sözünde aşk dillenirse
Aşkın dillendiği gönüllerde aşıklık dem süzer
Allanır pullanır çiçeklenenlerden kor yanar gül gülistan
Küllenenlerden dirilen bahçebaharlar dirilir ve dinlenirse
Bahar toprağında buğlanınca zor hayallerin meskeni
Atlar koşulunca dağlarda tüten dumana
Damlarda otura otura usanmış kar....
Gidesi tutunca diyarı köşküne aşkı çağlayan akar suların
Sorulur mu müsade var mı diye amana gümana
Sebepsin ey gelen konuk
Yağmurlu serin baharlar esenliği
Sürgüleri çekik
Hesap kitapları kapanmaya yakın gonk vaktiydi
Kara düzen orkestra tertibi bir kaç kişi
Kasalı kardinal koltukların akşama demirlenmiş şarkılarını söylüyorlardı
Yüzyıllar yorgunuydu duvarlar
Beşir ne diyor beşir
Havalar mülayim...keyifler zula
Mangal, köz, et balkonundan
İthalat ihracat tatsızlıklarla kurulup kaldırılan
Sofraların başında beşir
Dışarışı içeriye yönelik
Toprağın bağında bağlanmış kurdelesi baharın
Ne önemi vardır, susam olup kokmasan morunda meskenleşen alları?
Ne önemi vardır iz düşürmesen ebrusuna sunasına delolmalar denginin...
Kar yanmış,
Susuz kalmış sendeki mihman olan derya,
Gelmiş geçmiş ve gitmiş sendeki vakit, sen sana uğramadan
Senin dalların ince
Yükün taşınmaz derecelerden ağır mı ağır
Canını yolda bulmuşu olmaların bağlandığı iplerle
Üstün yağmur
Altın kaygan ve yahut çamur
Senin.. oralar fani
Sende yoktun hiç iddası olmayan koşuların yolunda
Vızırdaklarda yoktu
Takla dönen,
Taşı taşa vuran değirmen
neyi ögütüyordu
bilinmiyordu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!