Ciddi misin…?
Ciddi ciddi sert ve donuk
Cabalayip durdugun motora villa tipli köhneler konaklattirip
Kayis kopunca bogulmus kemere bir delik desiklik daha bagittirarak
Iskele sancak devrinden kalma ve hala medya marketinin mal mülk beyan eden
Bela yagiyor sanki derli toplu ici disi beyaz boyali ayaz kar
İnsanın…
Aşı, işi, günü –
…. güncesi yerinde olduktan sonra mutundan
Azıklı ve yazıksız
Her yitik sancıda iyimser yüzüyle gelecek günü
Küskün yollarda beklemeden gölgesinden uzağa kalıp da insan
Eğer unutacak olursan
Yağmur de..
Sadece yağmur...
Nasıl damla damla toplanır bulutlar, gezdiğin çöllere
Eğer yalnız
Issız
Eser yel aklı bozgun daldan dallara
Yanmış günlerinin ardından düşer bir hayal
Yatmaz uyumaza koyan düşleriyle uykusuzun
Yağar yağmur
Hal yorgun
Pusula kırgın
Sıram geldi diye dönme dolaplarda atlı karıncalar mahmuzu
Hayatı uzun bir zaman soluklanmış çocukluğun diliyle sevince eğleyen
Üstüne bahar topprağı serpilmiş kardelenler gibi belalı,
Seyran hayran edip iklimleri kendine
Sesini sahipsiz yellere sunmuş yetimlikte unutulan üzgün çalgılar taksimatıdır
Köprülerin iki ayağına birden düşüp kalan gurbet mahsur
Yağmurlu caddelerde ışıklara yıkanan
Dingillerin altında ezilmiş zamanakışı
Uzaklara göçen ne varsa kent sokaklarına
Harkesin gizlisini açığa vuran yüzüyle
Nemli
Soğık
Adam ve kadın
Anahtarını istoba çevirmiş yakıtı tükenmiş otomobil gibi
Geçmişler kendilerinden de yorgun gece şehrinin karşısına
Yağmuru
Sarı elbisesiz içercesine yokuşlaraşağı paldııır küldür
Çırılçıplak asvalt siyahlığının izi üstünde nutku durgun gözlerle
Nere gitsem gölgelerde saklanmış titrek damarlı ışıkların izine rastlıyorum
Hangi yokuşu dönsem dik yamaç ve çığarmış kırcı havası
Hangi düğümü çözsem
Çorak derinliklerden sağnakları boşalıyor derdiyle inileyen tamahın
Yalnız en unutulmuş büküşlerde unutma beni çiçekleri
Hayatın ve insanlığın gönlünü almaya tozlar topraklar içinde
Çoban armağanı çam sakız
Bir yara var sızımda, kutupsuz bir yıldız var gizinde ben
Nere iz düşsem bembeyaz ve ilk
Nereye gitsem yaprakları buza dökülmüş çalı diplerinin
Toprağı terkedilmiş ayaz yuvası
Bir kervan var yanım beldem beni katar katar bilinmezlere götürür
Ne es
Ne sus
Gidip yel olmam lazım sakın..
Kimse tutmasın beni bu tadilatta
Şunda onarımı zor sıfır dengi zimbili loy
Gidip görmem lazım eşşekten otobüs mü yapmış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!