Hani şu esastan görüşmeli mesele inanmak
Ve neye inanıyorsa ona göre yaşamak
cürümü yetmeyen insanların işi mümkünü yok değildir
Bu yüzden yıllar yıllarla bu çürüklükte işi cıvıtır
Çünkü ömrü sayılı günleriyle müddetin sahibi yüreği yetmezlikse
İşi gevşetip kendini mahsusen gırgıra almıştır
Çiğ düştü kara tutunan kimsesiz dallardan
Billur bir sesi vardı yalnızlayan çığlığın
Yolun ucunda nerden başladığını silip unutmuş eskice bir veda
Ne posta vardı ne postacı yolda
Sonra sustu kaldı
Fısıltılı bir resimde kumrulayan güvercin
Manadan fakir, düşten dünekten ziyan
Ama boyası üstünde eskiyen cıncıklar gibi parlak
Sempra sempra
Terilong...
En başta gelen ihalede kaçtan kaça
Eğrişlerini doğrultup düzeltmekli
Nerden gelirsen gel
Bana varırsın
Bir salkım çiçek gülüşlü yüzünle günçavanlardan
Bir demet koparılmamış iklimin varsa kendi dalında ağarıp kızaran
Hangi mevsimde gelirsen gel bana varırsın
Bir dokunuşluk güneş sıcaklığı varsa koynunda
Divane çağında dertlice tellerde böyle
Ne diyeceğimi bilemiyorum ah dilim dönse büyüsüne kapıldığım hayrana
Açmış yaralı göğsünü gün çavınca döşübağrına aman be aman...!
Yazık olurum demeden
Hiç ürkmeden şıvgından ve korkmadan buzdanayazdan aman be aman...!
Sevgili diye kendi cahil koynunu sığınak etmiş dünya aleme ve sonsuza
Ne bileyim ben
Onu mu saydım, hangi gün hangi yer,
Nerden nereye, nezaman, sebebi kim ve ne....?
Belki..
Çoktan söndü
Tarihinde kandilleri tükenmiş takvimler beni
Çünkü hayat insanla bozulurmuş
Anladık divanelikmiş...
Ay doğunca hani simsiyah dağlar pırıl pırıl yanmaya..
Seher vakti şafak sökünce cıvıldaşan söğütler
Çiğ düşmüş toprağın yükünde mesela arpalar ekinler değirmi değirmen
Her iki yolağzında selvi kavaklar gelin olmuş da
Midyata gittim
Akşamı okurken ulu sessizlik, gölgelerim değdi selamını aldığım çıngırağa
Hayır saatin gönlü avaraydı...
Mezopotamya toprağı dinlendiriyordu gelecekteki güzel baharlara
Midyata gittim ve ne pirinçti derdim
Ne de bulgurdan olmaktı seten değirmenlerini battala verdiğim
İşin yoksa ateşböceği
Eni boyu mamafihten nazari boncuklar düz
Masmavisinden öte turkuaz gerdanlı
İşin yoksa tır parkının oralara hayatı köşeye sıkıştırıp
Sahipsiz karanlığa gülümsemelerin izine
Git git gel




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!