Maviler ortasında
Beyazlara köpüren fıntınalar tutarsa beni
Ha koptu
Ha kopacak diye öncesi belli sayrıları düşleyen
Gelip bir yerinde bana yetişiyorsan başucum gibi uykuya
Hayata serilmiş yaşanmadık yaz bahar döşekleri
O suskun çığrışların çıtı çıkmayan
Sen önde
Kovalayanlar peşinde
Delilik etme ben unutur giderim duyup görmedim sayamasam da
Tuhafsın işte uzakları dolanıp kendi ismini
Bir kere bile üste bellemediğin
Ucuzuna kaptırıp
Her fırsatta andığının adını diline filitresiz bulaştırarak
Kendini Allahın yeryüzündeki muhtarı zanneden
Attığı zar
Tuttuğu dubara
Ettiği zalım..
Çayın kilosu ononbeş
Şekerinki beş...kimi yerde altı, altıbuçuk...
Çay kaşığının tanesi züccaciyecisine göre zımpara zımpara gümüşlü nakit
Etin kilosu çeyrek altına yakın,
Çeyrek altın yüzelli türk liracığına taksitsiz takas eski parayla
Yüzüstü milyon bedeli zampara zımba telafuz
Hangi sızıdan duyarsa duysun saplanmış bir bıçaksa acısı
Aşk ne delilikmiş meğer,
Tüten gözlerle büyülü sislerin ortası
Savrulmuş saçılmış kanatlarıyla kavakyellerinde bir esim
Ve hiç görülmedik resmine vurularak düşünde çağıran hayale
Açılmış bir göğsün gelincikten kız gibisine en nazlı bahar
Herseyi….
Istisnasiz herseyi zehirli midir tatli mi
Bozulup sapmadiysa eger dünya dünyadan
Bozulup sapmadiysa eger insan insandan
Bu sevimli sohbet böyle demli damla böyle damakta tadi kalan sofralar
Fisiltiyla kulaga cagrilmis sir
Hangi aklımı sorarsın..?
Birini koyup birini unutttukca ben
Sen hangi harap hanlarda yatıp kalktığımı
Yerinden yağmura taşınmış gitmiş bulutlarla keşmekeş
Toprağa çöküp kalmış bir kamyon izini meçhule mütakiben
İşte Haziransa
Ne zaman buraya çevirse o çilek tarlasından geçen yol
Toprağında kadın kokusuyla incelir, nazlı tüter papatya
Tiryakiden kesiyor ya hani birbirini arkalanmış kavşaklar
Kendi içinde saklı bir istasyonda demir hatlarından
Basıp geçer gibi şansın böylesi
O mesele işte
Bir şeyler olacakmış gibi heran soğuk kar kapısındaki eşikayazda
Gözünü zamanın üstünden ayırmayan beyazlara sızılar envayi
Yerinden kımıldammaya yeminli bir zemin
Yapışmış bir vebalin borcuyla yontulmuş zaman diliminde donuk...
Geçip giden esip tozmaların peşinden bakar mayhoş melul
Kayıp bir denizde çalkalanan sandal misaline kış günü
Kaset...
Düşünebiliyor musunuz..?
Büyük sömürge çıkartmalarıyla keşfettiği her yeri
Gemiler dolusu uyuşturanlarıyla sağlam kazzıklara bağlayan
Azgın azmanların dünya küresini ablukaya alışları gibi
Kendine hayırsız hayatları topyekün esaretinde tutmaların en ucuz yolu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!