Hangi sızıdan duyarsa duysun saplanmış bir bıçaksa acısı
Aşk ne delilikmiş meğer,
Tüten gözlerle büyülü sislerin ortası
Savrulmuş saçılmış kanatlarıyla kavakyellerinde bir esim
Ve hiç görülmedik resmine vurularak düşünde çağıran hayale
Açılmış bir göğsün gelincikten kız gibisine en nazlı bahar
Kaset...
Düşünebiliyor musunuz..?
Büyük sömürge çıkartmalarıyla keşfettiği her yeri
Gemiler dolusu uyuşturanlarıyla sağlam kazzıklara bağlayan
Azgın azmanların dünya küresini ablukaya alışları gibi
Kendine hayırsız hayatları topyekün esaretinde tutmaların en ucuz yolu
Açık yürek perdelerinden etrafı aşkla donanmış dünyaya bakarak
Kendine vardığın yerdir oralarda çam dallanıp
Çiçekler tüllenip
Suda oynaşan kuğulara
Gelinciklere yasemenlere çimenlere tüten kalbin
Sevda büyülüsü hasretlerle yüzyıllaşmış çınarlı dağında yalnızlığını
Meyhaneler vardiyesi cümle sokak arasında sessiz karneval
Yağmuru bırakmış gitmiş izinde, duvar yüzünde yosunsu çiğ
Dağlar da gözükmüyor uzaktaki burçlarda sise kaplı yeryüzü
Yalnız iki ev arkası camdaki mum
Reklam bültenlerini bekleyen kovulmuş postalarda hiç yüzüne bakılmamış zarf gibi
Çürük gazellerin bağrına basarak bir çocuk sürükleniyor el arabasının terkinde
Kantin dolabım
Çilingirsiz ilmek bozan seherlerle
Kapağına niye yazdığımı unuttuğum telefon numararalarını
Hangi tarihte bana gölün kenarında,
Viyolin çalan kızın ismi yazan rafında
Iş başlarından herzaman uğursuz bir boşluk bulup
Hayat
İnsan ve yaşam tacirlerinin eline kafeslenmiş bir kere
Sermayesi herzaman
Aç ve yoksul bırakılanların özlemlerini
Yazılı bir tanrı buyruğu gibi düşte hayalde sallayarak
Gelir gider hesabı daima hani
Vakti daralan zamanın
Gölge boyları uzar da uzarmış
Karanlığı köşküne yayarken akşam
Rüzgarın elleri salkım söğütlerin saçında
Hayatın güneş alan yerlerini kumral bir seyre terkeden
Dağda anemon
..İp ince çizgidir,
Herzaman aralığında insanı ana sığdıran
Meselenin özü-sözünde aşk dillenirse
Aşkın dillendiği gönüllerde aşıklık dem süzer
Allanır pullanır çiçeklenenlerden kor yanar gül gülistan
Küllenenlerden dirilen bahçebaharlar dirilir ve dinlenirse
Yağmurlu serin baharlar esenliği
Sürgüleri çekik
Hesap kitapları kapanmaya yakın gonk vaktiydi
Kara düzen orkestra tertibi bir kaç kişi
Kasalı kardinal koltukların akşama demirlenmiş şarkılarını söylüyorlardı
Yüzyıllar yorgunuydu duvarlar
Senin dalların ince
Yükün taşınmaz derecelerden ağır mı ağır
Canını yolda bulmuşu olmaların bağlandığı iplerle
Üstün yağmur
Altın kaygan ve yahut çamur
Senin.. oralar fani




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!