Kesik kırpık hecelerle noktaya dokunuyorsam
Tramvaylarım gecikmektedirde malum gecenin ucundan
Ondan…ordan..
Nere olduğunu söyleyemeyen Kervankıranlarımla, Zührelerden ve Zümrütten
Bir acılıp bir büzülmesinedir yüreğim firdevs bağının
Gülüm çalım açılan sevgilisine incinir,
Cok degil…
Karanlik ortasindaki kamastiran güpegündüzde
Kizil ve mor ertesi ötesi gündüzle gece vardiyasinda
Akli fikri saskina cevrelenmis aptallik yenilgisinin
Ve altmissekizlier kusagindan kemer takinmis
Modern sömürü aranasinda akil fikir danismanlik isinden
Kıtır gevrek
Köklü bir tarihi yazıp bozduğu
Ortalık adamakıllı ıtır gönlünden yana çelindiyse çağının
Hava bir açıp
Bir bulanarak hava nasıldır ki dolunaylara saklı dolucasına dizgin
Perdesiz pencerelerde öksüzlüğün nöbetini beklercesine
Saklayım da soykası ecele kalsın diyelerden değil
Şu gözler bana bebekleşen
Ay yüzlüsünden hayatı an be an
Dut tatlısı bezenmiş dudaklarıydıysa iklimlerine zamanın
Bir tatlı kaysı çekirdeğine alacalanıp
Ve henüz dilleri açılmadık tomurcuklara
Küheylan ölür eyeri
İnsan ölür eseri
Diyenler eliyle kendi belasına ad yazdırdığım
Ne çektiysem vebalim
Ne çekmekteysem borcum
Ve de ne çekeceksem daha
Sökülmeyen kalınlıkla çakılıp kalmış
Dondur kalsın orda öyle, yüklediğini götürmem denen çırılçıplak hayatı
Sızlanışlarıyla ipi boynuna,
Hıçkırık kekrelerini boğazına,
Ağılı acılı ağıtlarını kalıbına ve kalbine maddeleşerek mağmurlaşan istiğfar
Hahay diye,
Aşk içinde doğduyduk şenolası..
Şenlikler çalınası güzel ve gülen gözleriyle ne sevgilice çağrılmış
Sevinç çığlıkları içinde aşk..
Kapıda koskoca kucak dolusu kalbi çıprpınarak bekleyen hayatın
Bütün karanlıkları yapayalnız geçerek yeryüzüne doğan gün gibi
Hiç ara vermeden zamana adımbaşı gelen her gelen yolcusuna
Mal beyanında bulunur gibi
Orman arazi,
Yapı kredi,
Mebla miktar,
Tapu kadostralaşmalarından emisyon hacmine yalnızca yüzde bir bile değil
Aklına estikce insanlığı anca düşüveren
Çekilmiş telgrafın dilinde iplik iplik üzülmüş inceler
Behrizamandan sözü vardı belki,
Uzakları büklüm büklüm burkulup deheyleyen adsızın
Sökülüp saçılan parçalanmış bulutların sözü vardı belki yerdeki topraga
Gökyüzündeki yadellere yakuta
Sözü vardı algın dağlara, yorgun çöllere belki hazan, belki de hozanın
Buzamanda tükenişinin yetki-selahiyetini insanlar
Yöneten ve yönlendiren makinalara devredip devri daimi
Oltalık ağlarda
Voltalık ağrılarda
Kesin hükümlü cafcafık giysilerle ağlandığı mapusluğunun
Makina kullanım zevkinden haz duyuyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!