Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

O zaman..
Kopar gider kıyasıya kıyamet
Kızgın köpürükler püskürür dökülen saçılanlardan yere göğe o zaman
Ve her bir parçası illalah biraraya getirilemeyecek derecelere rezillik rüsvalık bürür
Bunak
Bus bus bunalmış

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Kızaklar
Karakışları çekiyor peşinden ahayazayaz
Yağmış dağların yücesinde aklındaki saklı sevinçlere koşar gibi çığlıklı
Buzlu derelerde kendi çalgısına sarhoş sular çağlayıp duruyor delali
Bir kitap ki...
Kendi bildiğinden okuyor akı,

Devamını Oku
Seyfi Karaca

İnsan
Ecele yenildiği gündür hayat çarkını dönmediği an
Varlığının üstünde kurulu gezinen saati
Bütün eksik ziyanlarıyla yorulup
Sıyrılıp gidense zaman ve aşktır insandan
Yenileriyle hayatı doğmaya

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sabaha varır varmaz gece
Dağlar uyanır uykusundan önce, sonra ufukların perdeleri çekilir puslardan
Sonra uykusu yuvasına sığmayan kimbilir hangi çocuktur seher vakti erkenden
Gider kuşları uyandıruır kalbinde yatan
Onlar gider ışığı uyandırır
Sonrasına ormanlarda düş kuran masalllara günaydın..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bak ben şunu
Şurdan tutup,
Yağmurun yelin o taraflara atıp
Başı fırdönen sarhoşlukla bahar incisi diyar-ı harikalar gibi
Nasıl attıysam orasından öyle tutarak
Dikenli bir gülün dalı gibi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Güneş güne
Günçiçekleri güneşe çavarmış baygın
Niyeti dalında demlenmek üzere
Ettiği yemini yemin
Bahar alacaları gayesiyle yazlara
Omuzları silkelenmiş rüzgarları esip de yaprak yaprak

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Acep ne olada yelkovanlar seyri iklim ihtiyatı
Nerde kaldı diye bir suale bahtiyar bakışların
Öksüzcene muhatap
Sakın ben gelesiye yanılıp da toprağından ayrılma gelincikliğiyin
Güneşin aklına uymuşumdur belki uzak çöllerde vira firar sam yelli
Şimdi halleri pek mecnun bir yelkense andığın...

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sevgileri anababalanırken kalbe
Sürüler
Nasıl ve nerden bilirse yaylım sofralarını hangi dem baldır,
Hangisi zehir
Kuşlar nereden bilirse uğrun uğrun çektiği çöten,
Hangisi tutunacak daldır yuvaya, hangisi kolkanatkıran kahır

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sever büyütür eli yatkınlığın gönül bağından
Verilmiş el kadar toprağı olsun yeter ki aşk diyerek
Aşığa yeter ki,
Hirki de öğrenecektir, harmanı da, değirmeni de
Başta bir kere pervanesinde el verip sele suya ve yele
Gün bir yandan, yağmur bir yandan sözü aşktan dinleyen

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yok mudur hergün kurulmuş ahenginden pare pare dökülen
Ahdından geçmiş bir güz vaktinin
Gelsin artık
Alsın da götürsün dileklerine kırık kırpık çaresiz
Başka yolu yokmuş gibi yüzyıllarını kötürüm günlerine bölüşüp
Eğer günü gününe yeşillenerek yosunlaşan

Devamını Oku