Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Özgüvenin yoksa
Ne sözün vardır zamana ne sebatın
Kapına kadar ışıyıp gelen ve seni kucaklayıp bağrına basmak dileyen hayatı yok sayıp
Yetmez ne gücün ne arzun dünyaya
Özgüvenin yoksa inancın da yoktur,
Biriktirilmiş bilincin de,

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Laf olsuna değil bu çağrı meğer kalpten
Aldığımızın aslına çekerek, laf olsuna değil aşk...
Bu çağrı insana..
Birbirine kaçarcasına duyulmuş yanık ve uzak özlemlerin
Bu ateş..
Yalancı pırıltılardan değil, gün düşünce paramparça cam kırıklarına

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Huzurun rengi bagriyanik siyena
Sen desem yansam boyansam narina yar
Bahar tütüyor dalda direkte damda dumanda
Ortak olsam ve tembih etsem cicegi sana
Sahipsiz hüzünlerin agrittigi yabanciyi tarif eder gibiyken günsaat
Calisina yangin

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sürmelisine delolmuş ufkun, döşü açık pencerelerini
Yağmur yetişmeden evvel sen yetiş
sevgili
İsmini bir defa bile çağırmadan bütün baharlarını
Kızılca gelincik etmiş
Meğer ki yelden yağmurdan bile fazlasın

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Şehrine kadar gelince çerci
Bahar satan heybesiyle gurbetten
Kelebekler bile unutur geçmişini
Inanılması zor bir Kozadan
kimse durduramaz
Uçması tutan bir aklı, fakirleşir dahasını düşünmek

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Kafa bulup gırgır geçiyor sanıyor herkesle
Kendi makara sarımlısı BOP vızırdağına herkesi bir sanan kalıplı matrak..
Hani hangi insanlık kitabında yazıyorduysa sanki, ölene copla tecavüz...
Önce elinden ödül alındı
Sonra sövülüp dövüldü bu hogörüş..
Hani,

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sen ki
Kendinden başka kimseye benzemeyen
Herçiçeğin ayrı özüyle bal misli ve güzel
Sen ki en az her çiçek kadar çiçek
Zıkkım zehirlileri başından silkinip süpüren
Görünürdeki şeylerden çok

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Tek başına gül kurusuyla yalnızlığını içen
Sütyenlerini kuzgunların çözdüğü vakitli
Şehrin üstünden yoğun sevap-günahlarını atlarken kalabalıklara
Otların yandığı gün
Kabus dolu vaadlerde çan sesleri bulanık
En çocuk arzularını beyan ettiği parklara terbiyeli ve

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Ben kendim geldim
Billahi tallahi kimse beni getirmedi ben kendim buldum buraları
Dediği siyah resimli manzarada
Kalça göbeğinde savrulup sallanan büyük ve yeminlerden zıkkımlar içerek
Gitse baksa ki
Öldü de kurtulduk tefinde keyif çatıp

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Toprağına düşen çiğ tohum misali
Önce çil salan köklerden
Sonra delali çiçeklerden
Sonra salkımlı taneli yemişlerden, dalları basan ilkbahar yaz
Aynalı beşikten dere tepe çocuklaşıp giden insan gibi
Önce kundakta, sonra kundakta, sonra kurdelede

Devamını Oku