Peki...
Peki....
Ateşin ocağına kar düşünce
Demek ki sandığın gibi değil gün kendi
Molasını kendi elleriyle bitirmiş ki
İnsan tanıyamadığı hayal serüveninin
Girip kollarına
İnce mi ince işlerin
Süt rengi anne ellerinden
Su gibi arı duru ve serin
Tartılabilir misin hala kendinle?
İnsan aklının ermediği terazilerde
Bam
Bam
Bam...
Bugün oldu böyloldu
Bugün ateşi andıran güllerin yandığına
Bugün paydossuz molasız o demlerden birgün
Geldim diye seslenen dağlarda yeller
Döşüne döşüne ağır basan bütün yolculukların
Durakları kalbe varan doğrusuyla usul
Canevimiz...
Matem dengi mendillerin eyvallahına
Hayatın meydanlarını adım adım terketmeden evvel
Kökünüze kökenize sahip çıkın haaaaa...
... hah!
Aman bir yere kaybolmayın
Aman sizi nerde ararsak orda bulalım
Aman yitip mitip de haaaa hah...!
Aman ha aman... hah..!
Kiraz dallarının arasında öten kuş
Bakmıyor bile diye diye ölürmüş
Yağmur sonrası o ıslaklıkla dili damağı sırılsıklama belalı
Kim fısıldadıysa kanatlarında pırpır eden rüzgarı
Esiyor da esiyor kalbi
Sesi
Mor sayfalarıyla menekşeden albüm
Kefil olsa sözünü bahar, ahdetse elvanların lutfunu her hali aşkolana
Dağa çıkarsa baştan aşan esriği perdesiz tül, taşa söylese sırdaki saklı nesine yavrum nesineler
Dellenmelerden bir yazgı sunsa kor harelerinde alevlenmiş olan müddetince muazzam
Gayrı hüzzamdan
Gayrı hüsynikten
Sonra yolun yarısı zaten geçilmiştir
Sonra,
Yarasıda sarılmıştır gülün kanattığı,
Dallarında kuşlar uyanmıştır yarısı var, yarisi yok
Ayaküstü düşlerden
Toprak…tava gelmiştir, bahar dogurganlığında gebeleşmeye
Herşeye tarafgir olup da
Tıbben ve fenni pisiko –bozguncuk şıngırlak
Şıngır şıngır şıngırlak
Kafadan çatlakşıklıktır diye üstüne basa basa adı konulan
Cismi şirketleşmiş insanlığın kalıbından geçimini temin için
Hatta hasta-haneler
Esvesü vüsü düp dep
Düp dep
Dep düpdep
Vel hayru gayru hubaaaaa wes ost yunuyon offis
Bir de ne diyor dönüp dönüp biliyor musunuz?
Ya ananı al git,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!