Tamam işte tamam
Alın yazın zihninizin bir kenarına şunu ki unutmayın
Şimdi asit yağmurları zamanıymış tamam mı?
Tamam…
Yağ yağmur yağ havalı durumlara radyo aktif
Tamam işte hafıza kaybına beslene beslene şişen
Neydim ben..
Ben neydim, neydim ben neydim...?
Kim gönderdiydi beni bu bilmediğim insansız dağa
Ne olacaktım, ne alacaktım...nemi satacaktım..?
Şaştımıydı böyle alnında bir karış kirli düş
Ve düşünce karmakarışık kırış kırışıklarıla
Hiç kuşkusuz
Hiçbir şüpheye mahal bırakmadan
Ardında yaralı izler koysa da faili güzeli
Uslusu da...
Delisi de... kıvılcım kıvılcım çapraz ateşlerinde yaylıma tutulup
Adı ünvanı belli bütün yağan sağnakların çare diye lokman kesilip
Durakta bekleyen şehrin öğleyin
Demiryollu hozancası köşekapmacalı
Eski sur duvarlarına iz sürerekten kaleden aşağı şıvışıp
Koparılmış yüzylların insan takviminde şaşakalanmış
Ay çiçekleri sarıcalanırdı oysa,gülen yüzünü görünce güneşin
Ambarlıdaki dolunay gecelerinden arta
Hangi kapısından dalarsa dalsın
Kapısında karanlık gardiyanı gecelerin uykusuna insan
Yikindiğinde yerinden kalkmayan külçelikler gibi
Hurda hış...
Kendine bir daha rastlamıyorsa paslı zincirlere vurulu
Sabahta....
Her kımıltıdan bir söz
En az da aşk gibi..
Ondülesiz saç tarıyorsa dağ bayır
Ağaçların rengini algın boynunda vebalince eğlenmiş
Ve tuğla taşlı evlerin pencere denginde meraksız kalıyorsa çocuk
Teveğinden koparılmış bir bostan dilimi miktarına hani dediğin
Her Fravunun korkulu bir Musa' sı vardır
Uykularını kaçıran
Rüyalarını orta yerinden bölen kuş tüyü döşeklerde
Çifte dilberler koynunda tepeden tırnağa
İliklerine kadar kuşanmış kapı kulu muhafızlığını
Delik deşik edip
Bilardodan tanırdım
Biz soğuk kış günlerinde ağzı beraber
Kapalı pencerelerine doluşup pinti mi pinti
Mekan sahibinin
Fazla kalorifer masrafı oluyor bahanesiyle
İçenleri bol mısır tiryakisi göz gözü görmez tütüne
İbrahimce
Ademce
İnsanca..
Yattı balık yan gider demeden ateşe
Yukarda nemrutlar kalesi tepeden bakan çaylakca sırıtışların
Aşağıda toprak
Sana sunulacak olan dünya güzeli gülleri bekleme boşta
Bulduysan dağ laleleri de güzel, toprağına bağlandığın baharlığı henüz solmadan
Bulduysan kekikler de güzel, ellerine sıvanmış kınalarıyla dağların
Sökülürken sisliyse bile şafaklar senindir gün güzel
Bekleme güneşi kendini uzaklara koyan boşlukta, yağmurlu yamaçlarda güzel çimde
Hırçın dalgalar da güzel gemileri bekleme koynun kadar sana sarılan koyakta




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!