Sıkı bir yağmurdan sonra
Sokakları boşalmış hayat kıyılarından
Kanatlarına sokulduğu dallarda ağırlaşmış serçeler
Usul usul ışığın belirdiği ağartılara delirmiş bir çocukcası
İçinde sitilinden yaprağına kadar sarıldıkları sağnağın
Suluboyasından sızıp tıpkı kaybolmuş bir yolu
Yaptığın
Yani harabına harabına harap...
Arada bir iyilikmiş kattığın
Bir iki kelimelik laf hakkımı kullanacak olursam
Öğretmenler günü filan dediydik ahalice birkaçgünevvel
Modadır
Tayların ardında koşulu yollar
Ve üstünden günler aylar geçtikçe özlemekleri artıp kabaran yıllar
Denizleri kudurtan fırtınalara kopuşkun küheylanlıkla gemsiiz ve dizginsiz
Doludizginliğin bitmesiz vardiyesindesin dünkünden herneysen
Gazeller yeşertip sarartan ormanların derinlerine dibine hatıralar serip
Serpilip saçaklanmış sarmaşıklar dalyasından susamlıca ve laciverte yakın mor
Bu muydu senin düşünde gördüğün hayal meyal?
Sokaklar kar dolusu ve bütün çam dalları derin uykuda
Mahsustan yummuş gibi gözlerini sokak lambaları
Sarılarla solgun ışıkta
İhtiyar güllerin dışarda kalmış azatlığı bahçe sokak ne tenha
Bu muydu..?
Gene de ne olur ne olmaz koy
Zihninde lades tutan ihtiyatı
Bakarsın dönersin
Başı duman duman hasret tüten trenler gibi
Hatları sökülüp uzaklara atılmış garlardan
Bilemezsin....bakarsın ben..
Mis kokuyorsun
Mis....
Biliyor musun ey hayat..!
Seni hiç bir aynanın sevda kuşlarınca resmetmediği
Şahsında ayın,
Gıyabında güneşin, her damlasında yağmurun...
Hemen bütün herkes
Kafasında insan payı hakkıyla çatlak
Unutkanlara özürlü, hayallere çocuk
Düşüncelere dağınık, hal ve hareketlerinde
Üstü başı açık kusurların sahibiyken
Simit tüccarlığından ille trilyoner olunur
Olmaz mı?
Hemi de nasıl olur...
Ben bal gibi bile demiyorum çooook
Hiç bir mühüm yanı da yoktur
Yuvasını kurmalara yorulup üzüldüğümüzün
Topraktan üzre çiçek olursa hayat
Bağrını deli yellere vermiş
Hasretli bir dokunuşun yakmasıyla kibritsi
Oysa bulutlara bozulmuş rengindendi
Aşk ile demde
Ha birsin
Ha bin...
İkisi de sen isen
Veren derdine dermanı gene kendi olan adsızın
O hançerden söz alarak geldim oturdum sofrana halim yavan
Dürüp sunduğun yufkaların bana afiyet ve şeker...
Hele de ne güzel ikramındır bilerekten aşkı bana yolladığın
Gül-i reyhan kokladığım yüreğimle




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!