Kolayca elegeçirilmiş kulelerini boyunca ölçüşüp
Zapteden arzı çekimler akşamcası kendi kendine finalist
Kapansın demiş
Kapanmış konusu karanlığa razı çöküşün
Takım adalı göklerde
Kayan yıldızların yerine kafadan burçlar dikerek
Irakibin elinde ne var..?
Kare ası, kozbeyi
Bende ne var..? .. on numaralı onlu
imanına yandığımın..!
Avustralya Sidneyi, San Fransiskosu yunaytitin
Fişlerde sicilli şifreleri babası hayrınalığın
Bak...!
Cıssss ettiyse bile şu sana yandığım
Sevmek derdinden başka hiç bir şeye musallat etmedi beni gailen güzelim
Güzelim bana sen sevgililiğinden başka yük yüklemedi yandığım
Turna dedim...
Sımsıcak şeyler havalandı yerden göğe
Tütünkeş
Lafını sözünü bilmezlerin dilsizliğiyle söyleşen
Çok çiğnenmiş küfsülerle
Yapış yapış sakızlığı birbirinin damağından ödünçleşip
yok yere geveleye eveleye tantanalarını
Çal çene har hur...
Dünyaya gelişim nasıl
Su gibi
İçtim gidip göreyim nasıl diye bu yer
Vardıkca
İlerisi kendi şaraboldu gitti hayat
Tutup elinden yandığımın nesine
Ve nitekim
Misafirin umduğu, ev sahibine iki öğün olandan
Yolundan yürüyenlerin elleri ayaklarına dolaşık kırık havalar çaldığı
Bol kumpanyalı karnaval melodileri yamacımdan geçerken
Sesli görüntülü cümbüşlerle
Kendine sığınılası kalmamış geçmişinden kaçarcasına zuladan
Önde giden
Daha önde giden
Önde gidenin önünde gidenin ondan önünde gidenin
Mavi düş, turkuzaz sahil
Kanaryacık kafesli kimsesiz ada
Çekerim şöyle kimsede olmayan arabasını
Nere gitsem gölgelerde saklanmış titrek damarlı ışıkların izine rastlıyorum
Hangi yokuşu dönsem dik yamaç ve çığarmış kırcı havası
Hangi düğümü çözsem
Çorak derinliklerden sağnakları boşalıyor derdiyle inileyen tamahın
Yalnız en unutulmuş büküşlerde unutma beni çiçekleri
Hayatın ve insanlığın gönlünü almaya tozlar topraklar içinde
Çoban armağanı çam sakız
Bir yara var sızımda, kutupsuz bir yıldız var gizinde ben
Nere iz düşsem bembeyaz ve ilk
Nereye gitsem yaprakları buza dökülmüş çalı diplerinin
Toprağı terkedilmiş ayaz yuvası
Bir kervan var yanım beldem beni katar katar bilinmezlere götürür
Vaktin birinde..
Ezan okunduğunda yarısı sen, yarısı ben ve temmuz..
En bakir haliyle henüz uzakların dudağından kopup gelen bir çığlığın
Bozkır kısrakları toprağından toynaklarında toz toprak...
Doludizginliğin kaçağında yarısı sen,
Yarısı ben...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!