Çoban armağanı çam sakız
Bir yara var sızımda, kutupsuz bir yıldız var gizinde ben
Nere iz düşsem bembeyaz ve ilk
Nereye gitsem yaprakları buza dökülmüş çalı diplerinin
Toprağı terkedilmiş ayaz yuvası
Bir kervan var yanım beldem beni katar katar bilinmezlere götürür
Valla noosssung…
Gordugüng bildiğing gibi valla..değneyip duruyoh düynaning kehini
Kim var kim yohdan, gola dooru sığır niyanda?
sıpa niyanda?
Golang niyanda, çul cuval niyanda
Un zavar, hacet ihdac
Doruklara itilmiş uzak dağların başına aklar inmiş
Etekleri kızıl çamlı orman ve buğum buğum sis
Öyle de olsa geç sonbahar güneşi
Bütün elde kalanlatını var gücüyle derelere tepelere
Suda balıkçı kayıkları
Akşamın altın sarısı pırıltılarını topluyorlar
Aleyküme selam kırlangıç göçmen
Yuvanda sisli sonbahar çatıları sıla sıla gurbetlik
Yağmurluğun sarılarıyla büründüğün
Bir tutam mevsim mahsunluğu segahsa makamın
Şarkıyı
Hangi dilden söylersen söyle dokunmuyor desem
Eser yel aklı bozgun daldan dallara
Yanmış günlerinin ardından düşer bir hayal
Yatmaz uyumaza koyan düşleriyle uykusuzun
Yağar yağmur
Hal yorgun
Pusula kırgın
Ne es
Ne sus
Gidip yel olmam lazım sakın..
Kimse tutmasın beni bu tadilatta
Şunda onarımı zor sıfır dengi zimbili loy
Gidip görmem lazım eşşekten otobüs mü yapmış
Yarısı ordan yarısı burdan, ı yok böylenin
Bir kere ve tam
Bulaşıp karıştınmıydı..ya batıksın sözünü dinlemediğin küskün kalbine
Ya da tiril tiril aşka tutkun
Ve bağrı yüreğine bitik…
bitişik..
Eğer unutacak olursan
Yağmur de..
Sadece yağmur...
Nasıl damla damla toplanır bulutlar, gezdiğin çöllere
Eğer yalnız
Issız
Vedalaşırken
Hazanların nispetinden mum gibi
sarılarak, öpüserek,
Sürüklenerek nimşeffaf
Son hatırda kalanlarıyla biten bir
Piyesin
Dün ondokuz mayıs idi
Dünyaya karanlığını kusan zulum zindanlarından kaçışın
Hürriyete ve başeğmezliğe kurtuluşun gemileri vardı dün
İnsan sılasında Türkiye güzelinin atları vardı gecenin siyahı gündüzün akıyla
Binip suyvarisi olmasını bilene düzü bayırı kişneyen
Dün..




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!