Dahi gelişi güzellere serpilip delişen bahar olsun
Dahi güz
Yorgun yerinde darmadağın
Göçe sarılı yatak yorganlar bırakan
Güvercinlikten kanatlı kuşlara yol sorup
Dahi kara yazgılı diz boyu aşkın kışında olsun
Milyonlarca insanı kovulmuş bir hayatın ötelerine vagonlayıp
Başa bela gibi gören anavatan bağlarından koparılma can yongalığı
Varılan sürgün sığıçlarda,
Dünyayı ucuz makaslara biçen kumpascıların hin niyetiyle yıldız çarpıştırıp
Arada can yakan kıvılcımlarda yoksulumuz...Yokluğumuz...
İki tarafı bir
Top..
Donnadonna
Maradonnadonna
Kafayı korner direğine gömünce
Yüksük bileklerinde kucu kucu kucu öpppücükten
Tılsım tıss
Mavinin üstünde tanımsız bir ton
Bulutların üstünde bir yer gene mavi
Sınırsız ve sonsuz bağlılıkla dönen başıyla dünya sarhoş
Yağmurların dibinde bir yer ve güneşle
Ve karlı dağların alaboz dumansı
Hani derler ki
Oluyorum yani halinden memnunu
Memnusuz, yasaksız,
Gönlümü çekenlerle dalgınsam düşünü
karanlıkta pusta ayını yıldızını görmesem bile ülkerin
Bütün ufku saran dilenmiş bir kucağın hattı zatında
Damlasına aşk karıştıysa sarhoş gezdiren denizi
Oluyorum yani halinden memnunu
Memnusuz, yasaksız,
Gönlümü çekenlerle dalgınsam düşünü
karanlıkta pusta ayını yıldızını görmesem bile ülkerin
Bütün ufku saran dilenmiş bir kucağın hattı zatında
Damlasına aşk karıştıysa sarhoş gezdiren denizi
Biryere gittiğim yok...
Daha dokunmaya kıyamadığım görülmeye değer
Hayallerim var beni gezen düşlerde
Daha çok tanyeri ağaracak uyanmayı bekleyen sabah
Daha çok akşam
Toplanmış bir valiz gibi
Nerden gelirsen gel
Bana varırsın
Bir salkım çiçek gülüşlü yüzünle günçavanlardan
Bir demet koparılmamış iklimin varsa kendi dalında ağarıp kızaran
Hangi mevsimde gelirsen gel bana varırsın
Bir dokunuşluk güneş sıcaklığı varsa koynunda
Midyata gittim
Akşamı okurken ulu sessizlik, gölgelerim değdi selamını aldığım çıngırağa
Hayır saatin gönlü avaraydı...
Mezopotamya toprağı dinlendiriyordu gelecekteki güzel baharlara
Midyata gittim ve ne pirinçti derdim
Ne de bulgurdan olmaktı seten değirmenlerini battala verdiğim
Ne taraftan ne tarafa nezaman ki
Duvarlar fırtınalara asılı pencereleriyle cam çerçevelik
İçinden
Geleni koynunda tutup ayaz eden tren çığlıkları gibi alıp alıp götüren
Ne zaman kisesine sarıldığın rüzgara mahsursun,
Nezaman ki mahsunsun evine konakladığın ay gecesi ışığa




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!