Aşkı hayatın üstüne veballi kılandan
Bir manası oluyor yaşadıklarımın yürüyü yürümez saat
Yirmidört ayarlı pırıl pırıl ne bulunmaz eşşiz benzersiz şeylerle
Çağlayı zerdaliye, tülü duvağa, güle tomurcuğu...
Beleyip bulayan sırra bilerek,
İnanarak,
Çıldırası fırtınaları dinmek bilmeyen kuytularda kırık dümenli
Rüzgar yönüne sarpalanmış pusula mıdır, bilip bilmediğin kutup yıldızı..?
Koynuna sığınacak bir liman değilse aşktan da değildir oralıdaki soğuk aralar
Sıralı sırasızı sonsuz zaman boylarında postacı koşan yeryüzü
Göklerde deniz ıslaklığı çığlıklarla kalıp gidende martılar
Koylardan koylara zincirler koparan tutsak şehirler defterinden pek çok günlüksüz
Evrenin dibinde
Bu taraflarda dünyanın tekeri cantına sürtüyor
Kopmuş bir direksiyonsuzluğun uçurucu şarampollerinden dingil ve lastiği
Gidiş..Sanki mahşerin dibi
Zincir attıran yarbaşı patanaj
Hidrolüklü kriko, kancalı levye, ingiliz uçlu anahtar
Umut fakirin ekmeğiymiş...
Yani ut ihtiyat ve kalb-i nizamından dengini şaşırmış mahluklaşmalara yolaçan
Kuduzgun pusulara ve puslaşmalara yol yordam gösteren
Umut... kör-karanlıkları örtünüp batağa
Günü dününden beter getiren fakirleşmeler kendini sürekli kazandıran sermayelikmiş ki...
Zorunlu ve luzumluymuş bütün başıbozuk yazıp okuduğundan
Ne varsa büyüyüp gidenlerin hattında karmaşık
Oturup kilitlendiği kapıların yolağzında kendini bakınır
Büyüdükce uzar lafın sözün ucu,
Perçem tutar yazıkları susa yakın bir yerlere bilinmezin
Sancılı bir dönümde bulanır burkulur ve buğlanır
Yokluklara ziyan düşüren akla karalar birbirine
Yağmur kuşları sağnağın ardından
Nafaka peşinde koşarken
Biri diğerinin gagasındaki yövmiyesine hucum ediyordu
Mazaratım ya..
Şöyle bir
Pırrrrrrt...! Ettim dilim dudağım arası
Geçerken uğramakmış..
Mış mışş vaşşşşşş
Geçerken şöyle bir uğramak
Mış...
Vaşşş..?
Bu ne gibi akla ziyan fikrine fin fin felferikleşmektir ki?
Hic kuskusuz
Kopunca yelkovan dizginsiz bir kucaktan
Düste görüp hayalde soran sessizligin siginagii bozarak
Etrafindan solmus cekilmis yarin denen bir yere
Yüzü lacivertle parlatilmis olsa bile bütün renkler yoksula bulanik
Düstügü hayretin dünyayi basina toplayan kargasasi gibi gam kederligin
Kum tanesi yahut tüy telegi kadar desen bile yok…!
Dün Hitlerin isaret edip kiskirttigi her kendinden saymadigini
….hic saniye bile sektirmeden teklifsiz…
Bugünse küresel kiyim cellatlarinin kumbara keyfi kumarbazligina
Kurdugu ölümün zulümün aksi tarafinda tepki verene
Aninda ve dakkasi dakkasina teklifsiz….
Topugunda toprak tütüp tozacak elbette baska ne sandin…
Dertli bir cigligi yüklenmis gönül heybelerinde sacin dökün gazele
Ucu derinlere dalmis hancer sizisi gibi efkara selam söyleyip
Her kivrildigi büküste yokusa dogru sürüklenip giden yolculuga ertesiz
Kervankirandan gece söndü diye sirtindaki yorgunu rüzgara söyleyip
Yeri saati bilinmeze göctüyse güz, estiyse dolanip geldigine bahar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!