Saklayım da soykası ecele kalsın diyelerden değil
Şu gözler bana bebekleşen
Ay yüzlüsünden hayatı an be an
Dut tatlısı bezenmiş dudaklarıydıysa iklimlerine zamanın
Bir tatlı kaysı çekirdeğine alacalanıp
Ve henüz dilleri açılmadık tomurcuklara
Aşk içinde doğduyduk şenolası..
Şenlikler çalınası güzel ve gülen gözleriyle ne sevgilice çağrılmış
Sevinç çığlıkları içinde aşk..
Kapıda koskoca kucak dolusu kalbi çıprpınarak bekleyen hayatın
Bütün karanlıkları yapayalnız geçerek yeryüzüne doğan gün gibi
Hiç ara vermeden zamana adımbaşı gelen her gelen yolcusuna
Mal beyanında bulunur gibi
Orman arazi,
Yapı kredi,
Mebla miktar,
Tapu kadostralaşmalarından emisyon hacmine yalnızca yüzde bir bile değil
Aklına estikce insanlığı anca düşüveren
Buzamanda tükenişinin yetki-selahiyetini insanlar
Yöneten ve yönlendiren makinalara devredip devri daimi
Oltalık ağlarda
Voltalık ağrılarda
Kesin hükümlü cafcafık giysilerle ağlandığı mapusluğunun
Makina kullanım zevkinden haz duyuyor
Dünyada
Dönmeyecek devran,
Aşılmayacak geçit,
Varılmayacak düş,
İnsan mı var ki..?
Hayalini kurmasın
Hiçbir getirisi olmayan
Sağlı sollu,
İleri gerili kısır çekişmeler
Bir kere tuzaktır,
Tehlikelidir,
Züğürttür.. yani evet,
Silimano kurbaaaaa kur nevşurun dilba guk...
Dilbaaaa guk....!
Ne bu böyle...! ....derseniz..1
Ne bileyim ben hiç bişiiii
Hiç uğraşmayın tersinden okusanız bile, hiç bişiiii
Guk...! ...çaprazdan, üstten, yandan, yüleden bulmacasız,
Hic kuskusuz
Kopunca yelkovan dizginsiz bir kucaktan
Düste görüp hayalde soran sessizligin siginagii bozarak
Etrafindan solmus cekilmis yarin denen bir yere
Yüzü lacivertle parlatilmis olsa bile bütün renkler yoksula bulanik
Düstügü hayretin dünyayi basina toplayan kargasasi gibi gam kederligin
Kum tanesi yahut tüy telegi kadar desen bile yok…!
Dün Hitlerin isaret edip kiskirttigi her kendinden saymadigini
….hic saniye bile sektirmeden teklifsiz…
Bugünse küresel kiyim cellatlarinin kumbara keyfi kumarbazligina
Kurdugu ölümün zulümün aksi tarafinda tepki verene
Aninda ve dakkasi dakkasina teklifsiz….
Topugunda toprak tütüp tozacak elbette baska ne sandin…
Dertli bir cigligi yüklenmis gönül heybelerinde sacin dökün gazele
Ucu derinlere dalmis hancer sizisi gibi efkara selam söyleyip
Her kivrildigi büküste yokusa dogru sürüklenip giden yolculuga ertesiz
Kervankirandan gece söndü diye sirtindaki yorgunu rüzgara söyleyip
Yeri saati bilinmeze göctüyse güz, estiyse dolanip geldigine bahar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!