Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Topraktan olmali zeytin
Ekmek topraktan tandir topraktan demir topraktan tiren topraktan
Inis yokus yaz kis bahar
Bal kovan ari cicek yahut tatli tuzlu bütün insan sevgilisi sofralar
Kurulu saat
Ulu cinar

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Örtülüye dogru gök gürültülü ve saganak
Bir avuc nohut ve bir tutam hespir icin igde dallarina tutunan bahar bahceden
Pinara varinca kokusu caglalar üstüne sinmis yazi yabandir
Eken bicen biraz gökkusagi biraz avare rüzgar
Ansizin gelip gecen kuslarin hatirasinda kursak kavurgasi tiryakiden mizika
Yolboyu gittigi yerin azadyla akran olduktan sonra

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hollanda sokak catismalarini mi dediniz niye
Cünkü istisnasiz tüm dünya yalan dolan hirsiz haydut haramilere teslim
Diledigi gibi her türlü ihanet ihalelerini acilimlar adi altinda süsleyip
Soyguna sömürüye vurguna yolsuzluga talana harama vurguna
Ismi karismadik dosya birakmamis suc isleme sabikaliligini kendilerine hak gören
Her sorgulayan toplumsal direnci uyanisi akli fikri tepkiyi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Ne anlarsinki;
Barut gibi çarpılmışız
Ister saksıda susam, ister cağlayan deresinde güleyli
Teveksen…
Çicekliğini bileceksin
Zaman armaganlarını öz- geçmişinden tüllenen,

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Tabana yayılmış sefilliğine
İş bu ilmuhaberan çıtkırdıların yoksun dalı
Hani bilemem sen beni dinliyorken ey uzak şey
Mavisi ne belli bir deniz
Kendi kendine karanlığın dibinde kabarıp köpüren
Gece doluyor şu kayıp şehre

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Üstünde kükreyen zulüm ölüm kirbaclariyla
Elinde parlayip dönen anahtar kivrimlarini esige kapiya silkeleyip sallayip
Oracikta insanlik viranesini caprazlayarak isaret ediyordu
Levhalardaki yazilar ve plastik cerrahi renginde kurdelenmis dügümler
Ki zaman…
Agirligini birbiri ardina koyup da

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Farkında mısın bilmem...! ?
Senin günden güne yorgun avlulara su serpişine bakarak geçiyor zaman
Farkında mısın...?
Genzi yanık birbirine bulaşmış bir dolu dünya, mordan maviden cayarak
Farkında mısın duruluğunu kaybediyor sade gül kokusu ve kahvelerin hatırı
Her şeyin ar damarında utangaç bir mahsurluk,

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Tavuk cücük çivcicciv
Kuluçka makinalığına harlandırılmış ışıklar altı otamatik
Aç- kapa,
Kapa-aç limited anonim
Kimsenin neredeyse ne namahremi var ne mahremi
Hayal perest bir alemlikte mutlucuktan iştah kesip

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Güzel ve leziz
Yaptigi lazanyadan ve kolaya kacan cikolatali hamur cöregi degildi
Bazan agladiginda bile bulut bulut islanan mavi gözleri
Her narin cicekten daha zarifce sevgili tarafima ask mektubu yazar gibiydi
Akla geldik gelmedik tüm yorgunluklara siyrilip sus pus olsa da dünya
El cekmis sessizligin dörtbiryakasindan cagirdigini ille de duyar

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sacin sacak...esen yellerde dilin dolasir . EBEM KUSAKLARI cümle rengine revan sonsuz kainatin dogdugu bir güzel yryüzü hikayesidir. Kuru üzümlerden salkim sögütlere senin ellerin tüter kokar bir tanem...Saf ve tertemiz pinarlar gibisin de, zamanin sinirsiz yolculugundan gecip giden göc, biraz yanik toprak, biraz yüregi yangin sen emsaline akranlarin fedakar cefakar gencecik gönülü INSANDIR. Dünya hayati gül yüzüne baktiginda senden gayrisi siyah tül, yoksul matem, ören viran bagbahce ve ucsuz bucaksiz bilinmezlere terki diyar zül ziyandir ki…..sihirli aynalarin karanlik yüzüdür der, aglar bir cesmi derya, akar gider bir boz bulanik irmak, tesellisi kavruk yanginlar olan yüregi buruk bulutlarda sizlayarak, mümkünü tükenen kum saatinde cöller yazilar eglesir avunur.

Seyfi

Devamını Oku