Asli yok astari gösteris sergisi
Sökülüp kavladiginda yapistigi yerde tutunamayan yamali tutkal süsünün
Ne derler hani asli yok
Astari yalan dolan dubara ve fena..
Alameti farikadaki durmadan kölesinine pazar
Kuklasina uygun bagimlilik piyasasi kundaklayip kamcilayan
Aylık günlük yıllık
Her koşulda üste çıkıp, her şartta haklılık payı aramaksızın dolu dolu ve büsbütün ve kılçıksız
Hicran mutfağında ne pişer düşerse artık teşbihte hatasız diyarı müşkül orasıdır
Kargayı takip edeceksin cevizliğin yerini arayıp soruyorsan
Sonbahar zulasından koparıp aşırdığını havalanmış yükselmiş toprak yola
Olmadı yol kenarındaki su kanalının demir kapaklarına
Sevda konağında üç beş gün derken
Seni haraba çalan tellerin diline öksüz düştüğüm
Sesin bir gamlı
Fısıltıların deli poyrazları bastıran tellale
Yar misin,
Sevgili mi,
Hayatın dağı deresi olduğu ıspatla
Gözünün uğrunda duruyordu üstünde yaşadığı
Ve küçük yalpalanmaları vardı hayatın
Sırtı kendini taşıyabilecek insanların ancak
Şiddetine ve sarsıntısına dayanabileceği
Dümdüz ve sövüşkün ölüşmek değildi
Öperken
Sorulmaz ki dokunduğu yerde iz bırakan sarılmalarla yaralı
Severken ha gitmişsin
Ha gelmişsin öperek çiçeği burnunda ne bahar bir sözü
Sevmekten deriiin bir sus
Okurken yürekten ne titrerse ahvali insan sıcaklığının hece hece
Gitmekle maksat gelinen yer gibi
Gelmekle gidilenin dünya varini hasrete sarip tasidigi
Sarpa asamalar yüksek merhaeler sivri cukurlar keskin kivrimlar
Ertelenmis doruklar yatay zirveler kisir kurak döngüler…
Yapmacik calim polümleriyle kendi kivrimlarinda koparip sürüklenirken
Onmus kanmis sendemin
El kadar huzur avuc ici kadar dünya
Yagacaksa ask olsun
Sergisini sunacaksa Pazar yeri tüm güzellikten rengini alan panayir
Müsterisiyim
Müptelasiyim
Nideyim neydeyim nasil gideyim nerden edeyim bile demem hic..
Hepsine hepsi..
En dokunakli yeriyi göcüp gidislerin
Üzengisi eyerde asili zaman taydan tay zamandan
Gayri dikis tutmaz bu yarada bunca agri sizilar diyerek
Gurbette koyarak yurdu silayi
Sirta sarip dünü yarini
Türkiye Cumhuriyetiyle hesaplastik bop yikim ortakligini görmezden gelip
Duymaz görmez anlamaz bilmezden gelip pawelgül gibi
Kalp kalbe ve kafa kafaya ayni niyet ayak oyunlarinin iki sayfa dokuz maddesini
Atatürkü
Türklügü
Bir ve bütün Türkiye`yi yerinden yurdundan ormansiz köysüz kasabasiz
Altın gümüşlüler yumurtlattıracağım diye
İnadına inadına istanbullara karşı işkıvıran
İstanbulcu işpoştacı
Ne içmişse içmiş zom zum
Zemzem zam zurra
Herşeyi çatal çarpık görenden birbirine karıştırmış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!