Cig düstü kuru dallara
Gerilmis sis perdelerinin aralandigi tan yelleri esimiyle
Cemre yagdi indi göge buluta havaya ufkun sarpa uzaklarina
Sert ve soguk sürüklenip gecen kistan ayazdan sonra her kapida bir kervan
Esiklere kurulup calinacak olan müjdenin kinali besiklerinde dogarcasina
Serpilip savrulmus ele gelmez
Pancurlarin araligi dündogumu günaydin
Takildigi yerde kaliyor rüzgarin sesi ve sessizligi isigin
Bir yil daha diye diye gardan gidenler yazin yükü
Gazel dökülüsleriyle gelense beyaz kar, kara kis..
Nasil ki cöl kervanlarinin
Sessizligin pusulasina gece gündüzün meyhanci
Is bu…
Özellikle is bu…
Onurlu iknada senetsiz vekilsiz vizesiz bezirgansiz pasaportsuz ask…
Dudagin kanamis ey kadin öylesineysen gül nice
Adini en arsiz iklimlerde sölemek isteyen ciglik gibi
Kopyalanmasi mümkün olmayan ayaz ve yokuslarda sarpalar saran
Cali yolundan
Hasta sayri ilinden
Ignecinin gelisiyledir
Yagmura kara buza ayaza bata cika
Pompalayarak ateslenen gaz ocaginda kibritinen alevlenen
Agzi kapakli teneke kutunun cikardigi siringayi
Gün deniz seviyesinde ekim noktalarinda sicak sahiller serilip uzaniyordu. Ingilizce konusuyorlardi kendi aralarinda . Biri kundakta, biri henüz adimlarini yalpalayan dengelerde tutmaya calisan iki kiz, biri on veya onbir, en büyügüyse annesine yedekten dadilik yapan öndörtlük erkek cocuklari.
Saat gün batimina iki kavak boyunda günesin en verimli tavinda, cocuklarin annesi vucut agirligi ve hevesi en az dört coczuk daha kapasitesi oolduguna hic süphe birakmaksizin zipkin gibi kadin, soyunma kabinlerine gitmeyi baskalarina birakarak sanki hic dogurmamis bakire vucudunu üstüne örttügü yarisi her yerini sergileyip gösteren havluyla ciplanmalar sirasinda henüz yeni yürümeyi adimlayarak denize can atan kizin kollarina kirmizi kolcaklar sisirdi, büyük oglanlar coktan kabarip köpüren dalgalarin kucaginda kulac atiyordu. Kundaktakini de kendi kucagina alarak ikindi kuduran deniz hircinligina hep birlikte boy verip beden calkaladilar durdular…
Evet yani...ilmin ögretisi ve cesaretin bilgisi insana her sorununun üstesinden gelme özgürlügünü, aklini, deneyimini, bilgisini, tanikligini ve becerisini kendini zavallilik ve AGITLARLA acindiran aciz ve bagimli yasamakktan kurtarmaya erken yaslardan baslayarak alistirip terbiye ediyor büyütüyor ve BATI TOPLUMLARI ortaya biraktigini kenardan denetleyip izleyerek bunda kusursuz disipline olmus ara mesafeler ve insan soguklugu koyan basarilar elde ediyorlar fakaaat…
Kuvveti ve kiyiya carpmalari gittikce artan aksamüstü dalgalarinda dört cocuk, bir de dengesini kaybetmeye yikila devrile ancak kendine tutunan kadin, bu cetrefil zipkinlayan dipsiz hengamede elindeki cocuguyla beraber yikilip devrilseydi….kara haberlerden bilinmeyi mansetsiz okunacakti kayitsz cigliklara ve acilara bogulmanin simsiyah sesi..
Savasin kacinilmaz zorunluluklarina dahil, müdahil, yetkin, donanimli ve hazir olmak, BARISIN sundugu varlik, dirlik, ilim, irfan, yol, akil, fikir, hüner, yordam, yöntem, icat, kesif, bulus, beceri gibilerin saglayacagi sorumluluklara duyarli olup; üretilen kazanimlari hic bir sahsi bencillik veya SULTA HÜKÜMRANLIGI despotluguna ihanet ve istismar mülkü etmeden toplumuyla birlikte paylasabilmenin mutluluguna, huzuruna, güvenligine, diline, iletisimine, kültürüne, adaletine, HUKUKUN ÜSTÜNLÜGÜ ilkesiyle egitilmis ve yetismis olmasi gerekir her ferdin ve kisinin.
YURTTA SULH, CIHANDA SULH Atatürkce özdeyisi böylece buradan dogar, gelisir ve insanlik kadar dünya zenginligini degisen kosullara ragmen hic degismeyen kutlu utkusu ve sevincinin yanina Milliyetcilik, Laiklik, Halkcilik, Devletcilik, Devrimcilik, ve CUMHURiYETCiLiK ilave olunur eklenir.
Bati`nin ( BOP mimari emperyal sülüklerinin ) herseyi esyalastiran makinelesmeyi mükemmelliyetci bir sadistlikle yüksek getiri ve sinirsiz sorgusuz kazanclar ugruna tüm dünya güzelliklerini ve bütün insanlik degerlerini yagmalayip yok ederek; ve dogalliga hic toleresi kabulü tahammülü algisi ilgisi itibari sayginligi yahut samimiyeti olmayan hatasiz kusursuzlugu körükleyip kiskirtarak; gösterise, kibire, hirsa, görgüsüzlüge, acimasizliga, yalinsakliga, yalnizlasmalara, uzak gitmelere, kabuguna cekilmelere, hor bakmalara, hakir görmelere birbirinden özenip birbirini sürükleyen hic kimsenin hic kimseyle aidiyeti ve bagi olmamayi örgütleyip donatirkeen, Dogu Toplumlari`ysa birbirine aciyi korkuyu cehaleti ve sefaleti baskilayip fakirlestirdikce istismar maskesinin arkasinda duran her hükümranligi lutuf ve minnet dagitici herkesten üstün yetkiyle donanmis tanrilar olarak inanilip görünüp bilindigi SONSUZ SABIRLA sinanan yiginlasmalarin karsiliginin kendine yeterlilik payini , her gün yenisi güncellenen yapay gündemlerle köpürtülen SUCLULUK, degersizlik, anlamsizlik, hiclik duygusunu besleyen gericilikten, yobazliktan, fitneden, gecimsizlikten, fesattan bagimli ve güdümlülügü bütün kokusmus cürümüslükleriyle yasam dolasimina sürülmüs miskin ve mistikligin Siddet sarmalina yerlesik yasam cukurunda kök salar. Aslinda GLOBAL yeryüzü hücresindeki soygun sömürülere elverisliligiyle modermize edilen tutsakligin her iki türü birbirinden hic farki olmayarak ( dogu- bati tüketim Pazar ve piyasa kölesi de) ayni kapiya cikmaktadir.
Buralardan sökülüp koparilan kisilik ve kimlik gelisimini henüz akla mantiga sorumluluga cesarete sorgulayarak inanip güvenmenin ilmine irfanina ve özgüvenine yetisemedigi hayatin yuvarlanip gidecegi yer, daha kendine üc adim bile varmadan sürekli görgüsüzlük bilinmezlik yetersizlik ve doyumsuzluk artirici ( her buyurani ilah bilen ) BASKALASMAYA kendinden kacarak, her sigintida sonsuz eziklik ve degersizlik artirici degiserek dönüsen OYNAKLIGIN Fenomenlik budalasi ve tek tip ajanda kuklasi olur insanlik. Bu yüzden de ömür dosyasina devamli sorun, degersizlik duygusu, algi yönetimli ucurumlasmalar ve insanlik disi suc biriktirir. Ana babadan sonra hemen alti yasinda coktan kimligini gerek travmalarla gerekse sorumlu bilincin yetistirdigiyle sokak mahale cevre ve son ceyrekte okuldur insani egiterek hayati toplumu ve dünyayi ögreten.
Bu bakimdan biz Türkler sevismesini bildigimiz kadar savasmasini da bilen dipten özden köklerden Yurtta Sulh, Cihanda Sulh hayati degerliligine yetismis büyümüslerle gelmeteyiz. Bizi buradan bilip anlamayanlar Madalyonlu madalyonlu övgülerin toplumuna SIYASETEN numaralar yaparak tüm degerlerini kendine yabancilasmis insanlar atölyelemeye yagma yikimlar pilanli projelisi ve cok cikar ortakli ESBASKANIYDI. Cekic Gücün ülkeye yerlestirildigi BOP uzak karakolluguna TÜRKMEN etnik temizleme sirasinda ( musul kerkük TELAFER katliamlariyla mezar taslarini dahi yerlerinden söküp yok eden ve yerine ) kurulan BARZANI israilciligi mimarliginin mütahitleri kendileri degilmis gibi sanki..
Gün batiminda
Gönlü kiilmis, hatiri hatirasi ören
Karanliga bulanik bir gece gibi düsüncelerde sokaklara devrilip sizan
Izahi zor
Itirafi azap
Ucurumdan ucuruma cirpinan kanatlarla
Dans saatinin yan binasına kar kış bağlamış
Beyaz tüller içinde zarifliğini dinleyerek zemherinin
Arşın dönüm dolu dizgin,
Hozan yılkılardan saçak sürgünler vermekteydi
Sıcak şeyler düşlüyordu odu ocağı yanık yerde kurulu hayal
Yamaçtaki tepelerin sırtında soğuk gün,solgun güneş gezinirken
Son düzlükte
Suya dalgin bozbulanik serpinti, gökyüzü parcali bulut
Düzensiz araliklarla görünüp kaybolan aksama yakin yagmurlu iskelenin
Süslenmis sahil giysileriyle mezuniyet töreninden karayel
Herkesin birbirini baskalarinin bakislarinda aradigi deli dolu esmelerle
Herkes digerinin yarisina öksüz
Zorunlu ihtiyaclari kimse kimseye hic bir sartta hicbir devirde hic bir lutuf ve tenezül baglamiyla; ne muhtac, ne muhanet, ne emanet , ne takas, ne takviye, ne tehir , ne erteleme, ne de herhangi bir baska rica minnet ödünc asla ve kesinlikle olmamali ve illakiden elbette…
Fakat doyum ve kirilma noktasini anlamlandirip tanimlayamadiktan sonra deger dagarcigi ve IHTIYAC SINIRININ neresi oldugunu insanin -zaten hayati deneyimleyerek kazanmaya saglayip edinemedigi özgün kisiligi ve özgür karakteri olmadig sebebiyle – kendi iradesi degil, TÜKETiM PIYASASiNIN sart kosul buyruk bagimlilik ve dayatmalari saptayip belirleyecektir. Burada yasamin en tasiyici kolonlari durumundaki barinma, saglik, gida, enerji, ulasim, iletisim, güvenlik, egitim, dil, kültür ana damarlari yanisirasina eglence, sipor, moda, gezi, seyehat, tatil gibileri üretilmis hastaliklardan sagikli dünya mecburen mutlu insanlar yaratip kazanmanin -herkesin ve herseyin baska türlüsüne asla izin ve olsa olsa bagimli kosullarin kusattigi esaret döngüsünde öngörülmüsleri tüketmekler kadar özgür secme yetkisi sahibi olunabilecegine müsadeli – verilmedigi, ona dair, oraya ait, orasina mecbur ENDÜSTRI CARKINI doyurup beslemektir esas ve belirleyic olan.
Hem öyle ya….!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!