Bir kus cigligi marti dersin
Serce dersin, sögüt dersin, merhaba dersin..
Selam sabahin daglardan uyanip zümrüt ormanlara
Tozduman bozkirlara yalin ciplak yeller yollar gibi
Akarsu yatagindan carsaf carsaf vapurlara ve gemilere deniz
Gökyüzünden nasil düser dökülürse topragin kabullendigi oldugu gibu öylece
Ince elekten
Kalin duvardan
Ciz resmini karikatürü olsun sonbahar hatirasina ekimin
Degismez cizgilerini bozuyor madem inkar ve istismara avarenin kasnakcilari
Cek takozu sarampolden asagidsidir gösteren ibreler
Morali sifira satilik esyalar gibi ikinci ücüncü bilmem kacinci elden
Öyle sersem
Iki yani birden aciliyor sefil gecenin
Iki halli bir muammadan yankisi corak ve yaniboyu sis..
Örtünüs bir kadinin gölgeye düsmüs aglayislari gibi
Ara sokaktan süzülüp sivisarak tercümansiz
Pencere soguk ve kapali
Ya ben ebeme dedeme konuya komsuya
Nere gidem kime ne söyliyem vaaaaay vaaaaay vay da vay,,,!
Mesin donu giyinmis kemer kasnaksa cazgir düdüklü kusakta
Yaglanmis el ense rakip…
Karsidan gelecek olan hamlelere dirsekten topuktan ve kafakoldan
Kaybetmis cimen düdük kendi cayiiir cayir kirkpinar
Ürküten tarumar devrimekanında çorak seyri seferin
Bilenmiş ve beslemeleri ortalığı kasıp kavurarak ciritleyip kol gezdiği
Kuledeki saate zamandaki zarfa profildeki asit bazlı düzensiz durumsuzluğa
Daha bir erken bozuluyor caddeler sokaklar kentler ve şikayet kutuları
Daha erken kirlenip paslanıyor azap dolaşımı nutku durgun dünya
Daha bir erken yıpranıp eskiyor doğru dürüstlüklere alıcısı olmayan cinnette insan
Isıcacık
Sımsıcacık..
Olsun da müşkülperverlikten olsun çıktık madem
Bahar yaza rağbet koynu köşesi ısıcacıktır böyle
Bırakılır göçülür mü bundan
Bu huzuru sihhatten,
Aykirilik edip itiraz duruslu tepkisel davranisa haklilik sahibi olmak; kendini cesarete, hakka, hukuka, sevgiye, vicdana, dürüstlüge, kandirip kazzik atmaksizin yetkin yeterli ehil ve yetiskin kilmakla alakali ve iliskindir.
Degilse ancak sapkadan tavsan cikaran gözboyamaciligi el kol parmak ayak diz yüz topuk ökce dirsek omuz sarkma ve silkelemelerle olmayani varmis gibisine inandirip göstermeyi vitrinleyip tegaha koymak, hayatin gercekligiyle uzaktan yakindan ilgisiz kabulü ve kayda degerliligi görsel kandirmacayi gecmeyen hüner celme calim ve sihir tezgahciligidir.
Hele de ki, Hayat denen devran düzenekli ezel ahir DEVRiSiGÜN`ü,
Gerilip kasilan ve gevseyip kendi haline birakilmisliga silkinip sarkip büzülüp sallanan; kurulmasi sökülmesi dagilmasi kopmasi ve silbastan yenidenligi hic bitmeyen yasam dönüm dolasim dairesinde edinemedigi kit kannat kisiligi ikinci gününe yetmeyen ve birikimleri hic olmayan deneyimsizligi her yollu caresizlige tikanmisliga cotluga hiclige kurakliga ve karanliga dolmus depolanmis TEK HÜCRELiLiGiN alcalmis düsmüs akil fikir düsünce duygu duyarlilik idrak algi iradelilik ve kararlilik seviyesi, heran ve hic dur durak bilmeyen korku yüklü, kacak siginakli, kaygi yiginagi, cesaret cölü, huzursuzluk kuyusu, endise sarmali ve kaypaklik güvensizligidir.
O sebepten hayatin olup biten olumsuzluklarina itiraz etme ve karsi duruslu akil fikir duygu ahlak hukuk tavir –tutum koyup sergileme, ancak kisinin hicbir fire vermeksizin sahsi varligiyla herzaman her kosulda ve heryerde gercekligi ve samimiyeti olmasiyla eder degerliligini bulur.
Aksince takdirde bütün enkaz mana ve maddeciligini sürükleyip götüren..
Bayramlar dügünler festivaller senlikler, gelip gittikce hepsine aaaaah filan aaaaaaah cagirip agri sanci ceken sessiz zurna saksafon, hic ama kimsenin degil kendi yikilisini sinema gibi seyre doymayan toplum süpermarketindir.
Önünde ve yaninda dekoru boyasi degistikce yutulup gittigi karanligi her türlü son sürat kalkinip gelismisligin FEZA CAGINDA gibi kör mekiklere okunup dokutularak, bu ugurda nelerden vazgectiginin ve hangi yasamsal degerlerinden kaypincak kizaga bindirildiginin farkinda bile olmadigi kokmus cürümüs yozlasmalara tutsak ve esir düserek, sahnesi heran baskaya degisip dönüsen alet arac oyun hile pusu süs sekil dürtü kiskirtma korku yahut baski AFYON YIYINTILERININ mecburi hiza düzenini nasil girdiydirildiyse oradan hic boulmaksizin…ONIKI EYLÜL Türkiye miladidir, ÖZAL yüksek müstesar memur maasiyla namina giyabina gördügü bütün servis ve icraat karsiliginda ANIT MEZAR`la ödüllendirilip mükafata tayin edilen BOP..
Sürekli hic olmadigi kadar ahlakinin kültürünün dilinin topraginin özgürlügünün irzinin namusunun özünün sözünün egitiminin bilgi akil fikir gözlem deneyim kazanc ve onuruyla elde ettigi tüm kaynak ve zenginliklerinin, kapisini sorgusunu ardina kadar söküp sahipsiz birakarak korkunc bir isgalin ezen üzen yoran bozan soyan sömüren cullanip yüklenisine ve bu sayede pek cici bir yerlere getirilecegine kazziklandirilip kandirilan ONIKI EYLÜL Yuro-Amerikan darbe bindirimine bagli ÖZAL serbest piyasa alim saticiligi, cep telefonundan baska hayat ve dünya tanimayn bitisin baslangicina, Türkiye`yi haciz etti gitti.
Ne sinir ne gümrük ne sorgu ne sual, `benim has memurum isini bilir` noktasindan `caliyorlar ama calisiyorlar ` ESBASKANLIGINA aradaki bosluklari Ciller, Mesut, Dervis, Babacan `gillerle dolgulayip son seklini veren FETHULMETAL ve PEKAKA koalisyon ortakligi dayayip döseyerek Türkiye`ye..
`Artik toplam toplum nezdinde genclerimiz hicbirseye inanmiyor, her neye el attiysak sonuna kadar kemirdik ve sömürdük` sahipleri tarafindan bizzat itirafinin altinda kalan küresel- yerel soyucu sömürücü batakci ve vurguncularin kim vurduya helak ettigi enkaz mülküdür, devlet millet ülke toplami toplum ve insanligimiz.
DEVRiSIGüNE,
Demirden pirincten kalaydan cok daha agirmis KURSUN..
Kursun etten kemikten celikten comaktan daha dayanikli sallayip savurdunmuydu gitmem olmam demeyen zamani mekan bilmis bellermis.
Kursun nikelden kromdan bakirdan bordan gümüsten cok daha evvel, insanligin ilk buldugu toprakalti definesiymis..
Atom numarasi saf karisimsiz ikiyüzdokuzla sabit KURSUN..
Su borularina kubbelere catilara depolara kiliflara kaliplara pillere zillere bataryalara derken…
Havada suda asitle veya asitsiz her durumun kolayca sekil alip kivrilan bükülen, zehir zimba malzemesi olup gide gide kalayla halaya tutusup lehim kalfaligina isbasi yapip KURSUN..
Bayramlar dügünler festivaller senlikler, gelip gittikce hepsine aaaaah filan aaaaaaah cagirip agri sanci ceken sessiz zurna saksafon, hic ama kimsenin degil kendi yikilisini sinema gibi seyre doymayan toplum süpermarketindir.
Önünde ve yaninda dekoru boyasi degistikce yutulup gittigi karanligi her türlü son sürat kalkinip gelismisligin FEZA CAGINDA gibi kör mekiklere okunup dokutularak, bu ugurda nelerden vazgectiginin ve hangi yasamsal degerlerinden kaypincak kizaga bindirildiginin farkinda bile olmadigi kokmus cürümüs yozlasmalara tutsak ve esir düserek, sahnesi heran baskaya degisip dönüsen alet arac oyun hile pusu süs sekil dürtü kiskirtma korku yahut baski AFYON YIYINTILERININ mecburi hiza düzenini nasil girdiydirildiyse oradan hic boulmaksizin…ONIKI EYLÜL Türkiye miladidir, ÖZAL yüksek müstesar memur maasiyla namina giyabina gördügü bütün servis ve icraat karsiliginda ANIT MEZAR`la ödüllendirilip mükafata tayin edilen BOP..
Sürekli hic olmadigi kadar ahlakinin kültürünün dilinin topraginin özgürlügünün irzinin namusunun özünün sözünün egitiminin bilgi akil fikir gözlem deneyim kazanc ve onuruyla elde ettigi tüm kaynak ve zenginliklerinin, kapisini sorgusunu ardina kadar söküp sahipsiz birakarak korkunc bir isgalin ezen üzen yoran bozan soyan sömüren cullanip yüklenisine ve bu sayede pek cici bir yerlere getirilecegine kazziklandirilip kandirilan ONIKI EYLÜL Yuro-Amerikan darbe bindirimine bagli ÖZAL serbest piyasa alim saticiligi, cep telefonundan baska hayat ve dünya tanimayn bitisin baslangicina, Türkiye`yi haciz etti gitti.
Ne sinir ne gümrük ne sorgu ne sual, `benim has memurum isini bilir` noktasindan `caliyorlar ama calisiyorlar ` ESBASKANLIGINA aradaki bosluklari Ciller, Mesut, Dervis, Babacan `gillerle dolgulayip son seklini veren FETHULMETAL ve PEKAKA koalisyon ortakligi dayayip döseyerek Türkiye`ye..
`Artik toplam toplum nezdinde genclerimiz hicbirseye inanmiyor, her neye el attiysak sonuna kadar kemirdik ve sömürdük` sahipleri tarafindan bizzat itirafinin altinda kalan küresel- yerel soyucu sömürücü batakci ve vurguncularin kim vurduya helak ettigi enkaz mülküdür, devlet millet ülke toplami toplum ve insanligimiz.
DEVRiSIGüNE,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!