Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Dünya döndükçe yeni şeyler bulup bilecek insan
Sonsuz bir ilim denizinden damla olduğunun farkına vara vara daha
Daha bir büyüdükce küçülecek aklının almadığı uzaklıklara
Ama ne eski dün
Taze yarından daha kıymetli diye bir iddaya tutuşup güzeller içinde biricik dünya
Ancak devranında dönecek kadar aşka yetişip

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Toz duman bir otobüs yolculugudur
Üstü acik agaclarin derelerin daglarin ve topragin
Kimsesiz tenekeden catilari olan ücrada bekleyen yol kenarina
Pasli ve külüstür cöl yanginlariyla kavrulmus leyleklerin kursaginda damla su
Güvercinlerin gagasinda kurak zeytin dallari
Her yikilip devrilen karartiyi kendine benzeterek cirpinan cigliklardan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Veresiyeler listesinin
Tomurcuk dalindan polenlenmis mayis cicegini
Haziran igdesini
Yaz gülünü ve güz hardalini
Baglar bahcelere cemre düsüren provasiz ahval ve akibetin irat günlügünden beri
Tutulmus ellerden kopunca yol yolcusundan irar, gün biter, dünya dagilir

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Dünya kitabında kayda değer
Yıkılmaz silinmez kütüğü künyesi ve sicili yazılı olandan
Kızılkaya,alacadağ,kavakpınarı,çatak, dodurga,edremit,torbalı, kırkağaç, tire, söke, yoncalı, haymana, salihli, kumluca, bahçedere, susuzören,çal, esme, gediz,kula,göçek, çukurincir..
Poyrazdamları, nergiz,ören, akyaka, elmalı,kınık,beldibi, kasaba, dalyan, serik, kundu,seydişehir, viranşehir, beyşehir,karkın,ermenek,ereğli, mut, ayrancı,ulukışla,çamardı,çamlıyayla,başakpınar, yeşilhisar, yahyalı, sızır, çandır, çayıralan, turhal, yeşilyurt, akbelen, erbaa,kavak, vezirköprü, bafra,suluova, merzifon,kazankaya, iskilip ,osmancık,boyabat, taşköprü, sarıkum, ovacık,kuzkaya, pınarbaşı, bartın, ereğli,gerede,kaynaşlı, şile, sapanca, gölyaka,derince, alaçam, çakıl, erdek, gemlik,belek,aydıncık, gülnar,erdemli,değirmendere,tarsus,sikifke, yenice,pozantı,aladağ, afşin, tufanbeyli , altınyayla,yıldızeli,niksar, görele,aybastı,bulancak, şebinhisar, imranlı,araklı,ünye,mesudiye, kozan, şiran, erzin, yarpuz, kırıkhan,elbeyli, siverek , oğuzeli, elbistan, nizip,narlı ergani, halfeti, derik, tercan,ılıcalar, arpalı,ardeşen,hopa,ovacık, arapgir, akmeşe , divriğ, hekimhan, bozova, silvan,kozluk, dumlu, ispir, pasinler, tekman, şavşat ,çıldır, arpaçay, oltu, kağızman,bulanık,karlıova, horasan, gürpınar, çaldıran, doğansu, erzin, divriğ, kozaklı, hayrabolu, evreşe, kırıkhan, kozan, erciş, doğubeyazıt, gülveren….
Şiir gibisin be mübarek
Dilde yar aşkta diyar gözde gönülde ülkeler incisi nazlı belde sevgili yurdum

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Gögüs kafesim kör kütük meyhane sanki
Los adimlar esliginde kafa bir yanda saz bir yanda vilayet bir yanda
Yokustan asagilara dogru
Yuvarlandikca büyüyen kar daglari gibiyi bilirsen eger
Bir kus var orada kumru mu deseeem
Desem ki güvercin..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Başında ılgınılıman gün ve ağustos mavisi
Pırıl pırıl çivit, güzelliğe terkolan
Etrafı oyalısı kanaviçilerin
Üstüne gün vuran suları seyrederken güneş
Barkına gün doğup hayali uçuklara kaçakken zaman firari
Ne anlamsız şeydir

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Cerrah olan bir yara vardi taaa eskiden, ezelden eskiden, insanlik gibi mesela; ve yagmurun karin toza topraga dünya bir hayati yorup, doyup kanmak sehmini dalda tüneyen serce kuslarinki ve yerin taaa dibinde evlenip barklanan karincalarinki kadar, sardiysan gönlünü, nerden bakarsan bak en az ikiye bölüsebilecegin hem dünya azik katik dürümüydü yavandan sogandan, hem de catal yüregin evden yola cikip, hic sönmeyen fabrika bacalarinda yahut maden ocaklarinda deyim yerindeyse ögününü ücretini tastan kömürden ve demirden cikararak, doktorlara LOKMAN -DERMAN yalvar yakarmadan, dilenmeden carsi bazar meydan köprü saat yahut kuledeki sehri, üstüne kar yagincaya kadar ekin edip evirip isleyen , söyle be sevgili insan söyle, klarnet darbuka calmasa da olur bu seferligine hic degilse, bir ismin vardi , bir kiymetli hatirin, mektuksuz ve arabulucusuz konusup danisip bir kutlu sulh söyleyip hem dinlemeye, ya sen nasilsin üzümleri hozan olan gazel bagimizda, bu sonsuz sessizlikte hangi demde devrandasin, isligin ne mizikadan calar neyi dinler yarandaki yalnizlik sizisi, hele de bir, ortak yasama sevincimizin simsicacik kalbinde hangi pervanedir seni esen dilsiz rüzgar, yönün yolun günün , ne vakit nicesin..?

Subat / 22

Devamını Oku
Seyfi Karaca

.Akil sagligini , mutluluk sevincini, hayal gücünü, fikir beyanini, düsünce sarmalini, umut yesertisini, yasam kurgusunu, ihtiyat örgüsünü, hayat özgürlügünü, beden sihhatini, toplum dirligini, cümle cihan varligini , kainat zenginligini , kisi haysiyet ve hassasiyetini, tüm diger nice ve sonsuzlariyla sevgi -saygi toplaminda esitleyip ÖZGÜN KILARAK ; her yasanmisliktan dirhem tane deneyimleyip kazanilan sosyal siyasal ekonomik ve kültürel birikinim inanilir güvenilir siginagidir; akla gelmedik üfürükcü hurafelerle ve alcalip kücültüldügü karanlik kaliplarinin icinde bogulmus bunalmis tüm itiraz ve tepki duyarliligini yitirmisligin duygu düsünce yoksulluguna hükmedip yoran yöneten ve güden; hastalik darlik yokluk caresizlik zavalliligini kusatip kosulladigi sonsuz sinirsiz itaatlilige ele gecirdigi sorumluluk ve vicdan disiligin tam tersi, insanligin yerini gününü durumunu tarihini takvimini davranisini yolunu yönünü yordamini ve kalbini gösteren bir yerdi…

Burada rüzgarin alnindan öper, topragin halini dilini eker bicer yorar konusur, suyun ekmegin neyle nereye kadar ne zaman kiminle nicin yetinip doyup kanacagini kendi ismi gibi bilen toplumundan ve dünyasindan emin, günesle yunur kurulanir isinir elenir belenir,her yeseren yaban otlarini dahi yazisi ve yazgisi kendi kisiligiyle özdes ve sosyal hafizayla kabullenip benimseyenligin özgün kaydina gecerek ister ezan vakti olsun, ister dünya hanindan yolcu gelip gecen iklim-mevsimler; kimse kimsenin kac gram neye inanip inanmadigini ölcüp tartmanin kuyumcusu ve kumbaraciligina bazar bezirganciligi ve sirket sahipligi etmezdi. Cünkü saat kordon kundura ev makina HASTAHANE postahane tabak canak perde paravan tekerli tekersiz her arac gerec ve vasita sadece birlikte yasamanin ortak mutluluktan kaynakli ve tedavüllü zoru kolay kilsin diyeydi . Esyalardi, dönüm dolasim daima aklin fikrin vicdanin özgürlügün ve öz güvenin haysiyetli yasam iliskilerine hesap vermekle mükellef, esyalardi piyasasi hakki hukuku en öncelikli danisip görüserek satilik olabilen; ve esyalara göre kisilik bozup kiliga kaliba girerek suretine sifatina kisiligine tüm kücük cikar dürtülerini doyurup kandirmak icin her yola gelir , her icaba uyar, her imrentiye bozulur dagilir tipteki, insanlik degil. Aplacigiiim aplacigim, olduk bittik galiba, ne dersin diye bile sormuyorum, galiba tam da öldük bittik meselesinin pasli bicak sirti, cerrah cerahat zikkimlar zivanasindayiz.


Subat / 22

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Afganistan…
Cecenistan gibi hic bitmeyen kiran kirana catismalar kavsaginda
Ölümüm hic sinip denenmedigi katlanilmaz acilarin ve acimasizliklarin
Uyusturucu savas silah gözetleme kulesi gibi tam yerinde görülen karargahligina
Hallolmamis bir hincin doruk noktasi neresidir bilinmez belirsizligiyle
Dünyanin tepesine ullanan soyucu sömürücü isgalci sülüklerinin

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Ömrüm oldukca
Bugunda buhurlanan ihlamurdan cok daha fazla dem ve sulardan cok deniz
Zorda kalmis bir göcün gecinde güzünde süprülüp seyredalan ki ben..
Cisil cisil
Cimene cicege müjdelenip dolan
Ve ilkbahar diyip dagdan dereden hisardan burctan

Devamını Oku