Yola koyulan engellerden
Gökten düsen buruk masallar gibi masa üstü elmacik yanakli sus ve süs
Sürahinin kenarina yaz inip konsun diye,
Agustos zamiri herkes herkesten habersiz
Birbirinden güclükle yakinlasiyor her eylüle kopus
Her üzüntü cevrilmis sayfalarin arsiz istek ve arzularini
Akşam olmuş
Günaydınla bağını bahçesini yardiyar eden pencereler
Hani buğulu camlarına seviyorum seni ey sevgilim hayat diye bir yazgıdan doğup, dört mevsimlere efil efil
Her sokakta izini gölgesini gezdiren hayalin her salıncakta bir düşe, bir cümbüşe, uçkun ladesler çekişip
Derin kuyulardan yağmur çeker gibi uzak göklere, yüksek dağlara, sürüsü talan olmuş yamaçlara
Bulut bulut süzülüp zaptı tutulmayan deliden doludan evrakı vasiyetine
Herkes
Dünyadan daha çarşıya yakın olmak için oto park alanı kadar ücrete tabi olmaya
Ama şartel kopunca ücra gezegenler kadar kopuk kaçak ve uzak
Birbiri üstüne benzeyen zimmetliliğin dereyi tepeyi dağı ormanı tarlayı denizi
Son tufandan kurtulmuş gibi kıyıya sağlam zincirlerle bağlanmış şehrin
…dalga boyunda sallanıp dururken kayık
Herkesin bir yerde pulsuz bir mektubu vardir
Hep sonrasi hic yazilmayacak olan masal gibi yahut roman harami
Orda öylce ciceksizcene akasya yapraksiz dalsiz…
Düvenönü setenönü kazancilar bedesten…
Kivrimleri ören muhtarlar kalmis büküslerin yeni camisiyle
Kagni pazarindan kici kapiya fersah fersah parke taslar söküp
Yanlis yerden yol bulup
Soguk esen rüzgarlarla akintisina kapilip giden zaman
Hayati can sagligina ve insan dirligine kurtaran köse bucaklar degildi
Herkesi ve her yeri bir merkezde toplayip gözeterek
Genetigiyle oynanmis gecesi gündüzü cok baz istasyon kitlik kiyamet
Yasaklarla yokluklarla kasitli kisitli cevrim cehenneminin
Gül dese tomurcuga ziyan
Sümbül dese bülbüle bahceye bahara
Öyle bir müsküle meram sarmissin ki bahcevan…
Bre bahcevan…
Gönül sazinda simdi su saat biraz puslu yagmur biraz tül rengi cisil nisan
Oturmus daglar divaninda mektup yazar rüzgar ve bulut
Yine de güzeldir sokak lambalari boyunca
Sessizligin de siginagi dip karanligin derin derdini dinlemek
Olup biten ve gelen gecenlerden kalan herseyin
Cadde sokak evler limanlar herkesten cok yeryüzü tanigindan
Daglar tepeler kuslar cicekler irmaklar ormanlar köyler kentler
Öksüz yalniz yahut hinca hinc küskün dargin cahil veya yorgun
İştirakiyle ilmiyle
Kör dalışlarla ancak rast gelirseyedir umulan dilenen hayat
Fakat akıl fikir iz yol emek gayret bile bile üzresi olunca
Sonsuz sınırsız bir müjde güzelliğidir yaşamak
Emeği zahmeti dilenen devrana yolun yolcusu olup
Suali neye kime nereye seferber olduğunun
Cicek gibidir dünya
Balkonlari olsun olmasin kapisiz kilitsiz körpe sevinclere dolup
Topragina essiz güzellikler sinmis hasretleri besleyip doyurmak icin
Kimi gül kimi lale kimi susam kimi kimi salkim sarmasik orkide ve acelya
Hayran baginda ask tiryakiliginden bakip seyreden cicek gibidir dünya
Arzuhale mektup yazip selam söyleyip
Hokus pokus
Fukur foggur
Arzuhali trampetbazarin
Balta bilegisiyle kendi sözünü yiyip satirlayan
Incire cekirdek takip zilin sesine sesine kekem küküm de sesine
Badede sirma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!