Sert ve sağlam kabuklu kuraklaşmaların amansız can çekişerek hic bir dokunuşa cevap nitelikli tepki vermeyecek bezgin, üzgün pörsümelerle cümle hayatın can özünden soğulup ölümcül suskunluğa bürünmesi, değersiz bakımsıza terkederek yaşamını kaybetmiş İNSANLIK künyesinin intihar ve imha tutanak bildirimidir. Bundan dolayıdır ki tüm zamanlar adına yaşamın yorgunluk yahut yıkım eğilimi gösteren bozulmalara karşın teminat sağlayıcısı, doğal döngüsünde karakteristik özelliğinin gereği her eskiyen değer birikimlerini aslından olan kök ve kaynaklardan doyurup besleyerek tazelikler ve diri topraklanmalar sağlayıp sunarken; aynı zamanda da devamlılığı sağlayacak olan nesil coğalımlarının aklını, fikrini, sorumluluğunu, bilgisini, özgürlüğünü,becerisini, vicdanını ,sevgisini, emeğini, ahlakını, özgüvenini, cesaretini tüm zor ve kolaylıklarıyla tamir yahut tedarik eden bilgeliği devir teslim eder.
"kimin umurunda saat yatsiyi geçmis bile
koyarmis anam manti kazanini sobaya
kerme ile odlayinca baslarmis manti kaynamaya
hoplarmis yumruk gibi mantilar kazan içinde
Namik Kemal ile baslayan `Divan` a sekilsel olarak baglilikla beraber; derinlik, anlam, öz ve icerik olarak Divan ile hicbir ilgi bagi ve iliski benzerligi olmayan YENiLESMECi Sair-Yazarciligin tam aksine NeCip-NaZim; PUTLARI YIKIYORUZ baslikli boyanmis bezenmis YONTMA CAGI dekoratif saha calismasinin Nazim tarafini sosyal hizaya getirip breysel nizama sokarken, diger boslukta kalan tarafini NeCip dolgusuyla tüme ve tamama erdirmenin GAYRETKESLIGINI soyunup giyindi.
Kendi zamanina kadar hic el gönül emek gayret sarfiyat ve kalem degdirilmemis olan sosyal, siyasal, kültürel tüm INSAN genis kapsamliligini yazin hayatina kazandirirken Namik Kemal, zaten DiVAN yazmanin önemi de hic yok denecek kadar Türk Edebi hayatini coktan terk etmisti bile. Fakat `bu ögretmenlik beni kesmiyor`diye, ayni kafa kiyagi Vala Nureddin ile sinir disina gittigi Sovyet`lerden MARKSiST olarak boyanmis terbiye görmüs ve badanalanmis olarak dönerken, beraberinde NEWTON´un bulunca sokaklari doncak cildirip EVEREKA ettigi sevindirikligin aynisinin kendini tapinacak kadar hayran birakan tek omurgali MAYKOVSKi siirciligini de kapip gelmisti.
`SERBEST NAZIM sekizyüz otuzbes satiri` diye adlandirilan bu KAPTI-KACTICILIK; özü ve esasinda her ne kadar `Putlari Yikiyoruz ` yüksek sükseli tantanayla süslenip carmihlastirilmis olsa da, bütün eski devir siir kalipciligindan hicbir farki olmayan,hatta cok fazlasi bile yapisal imalatinda mevcut bulunan soyut silikliligin mal ve mülkü olup, anlam öz derinlik esas ve icerik olarak da kendini ait görmedigi henüz yeni kurulmus olan Türkiye Cumhuriyet`inden kacak ve kopuk `disardan iceriye`bakarak toplumu hic olmadigi HAYAL DÜNYASINA ucurup isinlayacagi iddasinda bulunan sosyal kilifli SAPLANTI batakcisiydi. NeCip ise ondan arta kalan TURA kirinti ve döküntülerini yazip kayda gecen DiGER TARAF adamligin arac gerecliligini besleyip doyuruyordu.
Adandigi saplantilara sürüklendigine hicbir özgün katilimciligi olmayan kapilmisligi Türkiye`ye sinayip denekleyen DOGMALAR YENiLiKCiSi Nazim Hikmet meselasi;
`Sekizyüz Otuzbes Satir`a `kadar Nazimdan önce ve Nazimdan sonra miladi tarihcesi günlügü tutar gibi ( tipki Necibin Kaldirim`lardan önce ve Kaldirim`lardan sonraciligi tarz ve türcülügü benzer misali ) Hece Vezin`liyorken :
„ Zeybek, sendeliyorsun ! O ne? Soluyor benzin ! / Yere, eskisi gibi, hizli vurmuyor dizin „ …….Yarali Hayalet
Cumhuriyet kurulur kurulmaz muazzam bir yikim ve yenilisi derleyip toplamaya dönük yenileme imar ve insaasi sürerken, öteden beri getirdigi bir yere BAGLI OLMA ve bir yere BAGIMLI olmaksizin varlik gösterememe aliskanligini elden birakmayan akil-fikir güdümlülügü, DISARDAN BAKIP, baktigi dar ve kör sartlanmisligin kendini her kosul ADANMISI olarak ordan gördügü soyutluga TÜRKIYE´yi benzeten akil, bilinc, algi ve zihin bulanikligina gitti.
Ayni yolun yolcusu olarak sanat, kültür, egitim,ahlak, bellek, mantik, duygu, düsünce, ilgi, iletisim ve EDEBIYAT da, hic tereddütsüz adina SERBEST tür denemesi olarak disirilip Türk toplum hayatina servis edildi. Cumhuriyetin özgün, özgür, özgüvenli, tüm ilgi gayret caba cirpinis ve ilkeleriyle hicbir bagintisi olmayan bu Para`nin tersi Tura TANZIMATCILIGI, evvelisiyle yenisinin hicbir farki olmayan yabancilasmayi her türlü süslü soyut ve sekilselliklerle donatip süsleyen DIS KAYNAKLILIGIN, iceriyi abluka altina yüklenislerinden baska birsey degildi.
Toplumun hayatina hizla hazirliksiz giren SEHIRLESME`ye tümüyle uzak ve yabanci tanimsiz ve tarifsizligi solun yanina sag koyarak veya devrimciligin hemen karsisina milliyetciligi saplayarak, sürekli sinirsiz kontrolsüz ve sonsuz ayrismanin hep birbiriyle catisip kazanilmis olan hayatin tüm zenginliklerini yerle bir edip itibarsiz islevsiz hale muazzam sekilde söz,sekil, tür ve yazi süslemeciligiyle mahvetmeye Nazim Hikmet Ran`lastirildi ve onun hemen karsisina Fazil Necip Kisakürek`lendirildi.
Bu siirden söz hakki isteyerek tipki hayatin tüm diger yasamsal alanlarinda oldugu gibi yasadigi toplumla hicbir duyarliligi olmayan SOYUT YAKLASIMLI uzaktan bakma yikim iflasi, neye dokunursa onu mahveden IFLAS salgini gibi söz aldigi kaynaktan EDEBIYAT´i ören veran hurdasina cevirdi.
Tarafli olmakk zorundaliginin hep yikim malzemesi mütahitleyen ve tarafli olmaksizin hicbirseyi bakip görüp duyamayan ve icat ettigi yeniligi benzerleri cogaldikca bizzat icat edenin kendi hükmüne son veren silsilelerle, EDEBIYAT AKIMCILIGI, solun zit karsisina sagi, Nazim`in karsisina Necip`i kundaklayarak sürdevam edip;caresizligi aciyi cöküsü yalvarisi sinmisligi ezilmisligi körlügü tarafgirligi kahiri laneti karamsarligi özgüvensizligi bunalimi acimasizligi doyumsuzlugu bencilligi degersizligi kopuklugu en ünlüsünden ünsüzlük kopyalayarak döküle devrile bugünlere geldi.
…………Devam Edecegim……….
Yüzü soğulmuş camda
Keman çalıyordu rüzgarın sesi
Ve su damlacığından singular gitarla
Gece gündüz güneş ve günışıkları
Kucaklanmadık hasretleri beklerken dopdolu
Hani gökkuşağının sahne aşına benzer
Don kozaklari
Don ve denyepir nehrinin altinda üstünde ve kiyisindaydi
Kacta geleceksen hazirligimi ona göre yapayim göcebeligine bina kurmuscasina
Kizaksiz raylarda kayarak topragina zamansizligin ayaklarinin bastigi
Relativten kuantuma kadar
Antik noktadan bir eksik yogunlastikca maddeyi kütleyi molokülü
Sadece vur kac
Ver kac
Kap kapat yükle cal soy kac..
Kim kime hasim kim kime konuk kim kime müsteri kim kime hisim
Kim kacak kim korsan kim haydut
Hirsiz yolsuz hain harami kim
Araziye uygun olani arar gibi
Bagittira bagittira pasaportu olmayana hayat yok demislermismis
Daha dün bir
Bugün iki bile degill
Hastasin ya öleceksin ya öleceksin filanlarla
Dürtüp dürtüp biraktiklari insanlarin beyin uruuna yakalandigi
Ayıltan bayıltan sihribozuklarla
Alışverişi işlek
Uzaduyan...açıl açıl susam
Kalın kumaşlı insan dokuma mensucat
Mangal
Köz
Eger bir yerde
Ordaki ülkeye vizesiz sorunsuz gümrüksüz kontrolsüz yol gecenler hani gibi
Girildigi kadar karsiligi yoksa tezen tozanla…
Orda yenilmis bir insanlik ve kaybedilmis dünya vardir..
Her gelenin nacak mizrak mayin girisir gibi keyfe bagli tanrilastirildigi..
Ordaki egiik büküklükte efendisine itaatte kusur islemeyen kulluk köleik vardir
Her vurgunun kendine göre kafeste keklikliği varmış
Kundaklanan dünyanın eldeğmedik talanında sorgusuz sualsiz
Nükleer savaşları geride bırakan
Gedik açıklarıyla dizginlerine yerküreyi bağlayan global hapisaneciliğin
Nerde sıkışırsa orda dizginleri sıkıca çekerek
Dün arap dünyasının orta yerlik harmanını canı nasıl isterse öyle tozuta savura




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!