Bakma sen öyle mektupmus postaymis pulmus yahut zarf
Bakma sen öyle inismis yokusmus
Emanet meyli merami zapta gecmis veya gecmemis
Sen …
Esen rüzgarin kimden ne duyup kime ne söyledigi
Hayal kuran hatir soran ahbap yarenlige bak
Bunlar evde dursalar
Dağıtıp yıktıklarına dünya bir damperli körük gerekir diye
Vermişler anaları babaları çocukluğun esmer hırçın zaptedilmez hallerine
Burdan günden
Gidin dışarda akşam edin dünyayı demişlercesi kaçaklar firarisi halleriden okunur hibi sanki
Balıkçı oltalarını kapmışlar, kadraja girmişler, plandan çıkmışlar , kapağı ekim ikramiyesine atan çıkıştan
Alttaki yazdiklarimi bir cok kereler buralarda yazip paylasmakla beraber ( tekrar olacak belki ama ) kendi kendimle söylesi niteliginde kisa özet gecmeye sanirim kuvvetle luzum, ihtiyac ve gereklilik var.
Kendisiyle sözlesmesi ve mukavelesi biter bitmez konuslanip kuruldugu camdan fanustan veya saydam vitrinden cikisini yaparak sürekli baskalasmaya akil fikir niyet kisilik ve karakter degistiren emanete yasamak degildir benim hayatim. Cünkü ezici bogucu isanlik disi kosusturmalarla yoran yipratan tüketim piyasasi carkinda, ilk sirada harcanip tüketilenler liste basini harcandikca yerine konulamayan huzur, güven, vicdan, sorumluluk, duyarlilik, bilgi, deneyim, birikim, paylasim, sabir, algi, irade, dirayet, cesaret, beceri, hosgörü, karsilikli deger bilirlik ve sayginlik gibilerin toplami olan INSANLIKTAN kacip gecici hayal his ve heveslere meram meyil ve merak salmak gercekligi olmayan oynak -muglak dengesizligin kapilmislik kamuflajlariyla kendini saklayip örtmeye tatmin edip doyurma sahtekarligindan baska bir sey degildir.
Bir insanin dogusuyla baslayan hayat seyri, özgün hikayesi ve yasam süreci, dogal deneyimlerle kazanacagi zorlamasiz baskisiz ve kendini yenmekle sinandigi kosu bandina kronometreler tutulan IMTIHANDA YARISIR gibiligin kapsül hücreleri icindeki yapay vitrinlere konuldugunda kendi özüne tanimlayacak karakterlilige dair hic bir algi, ilgi, bilgi, beceri, akil, düsünce, doyum, duyum, kanaat, egitim, kararlilik, yetki, hayal, hüner, özürlük, irade, heyecan, birikim, dil, kültür, iletisim, deneyim, özgüven ve kisilik kazanci yoktur. Cocukluk temelinden dogasina , cografyasina, günübirlik yasam gerceklerine ve yerlesik ortak iliskiler toplumuna büyümesi, deneyimi ve yetismesi olmayarak, sirf bogulup bunaldigi tikanikliga degiskenlik cesitliligi olsun diye buldugu bosluklara kendini devirip döken yüzeylere yapismis SOYUT sekilcilik, ordaki gercekligin zorladigi ilk yüzlesmede kivranan cirpinislar imdadinda tikanir, biter, tükenir ve meraktan uyanan gecici heveslilige KACISININ eski kökenlerine geri döner.
Bu bakimdan KENDINE ve DÜNYA HAYATINA iler tutar iradesi ve gercekligi olmayan yamali boyali ve emanet sekiller yaparak her vitrinde MÜKEMMELI aramak veya kusursuzu özendirmek degildir benim buralarda EDEBIYATLASMA arzum ve tutkum. Saplantili köktencilige ve militanliga kisiligini köreltmis ne egitimi ne gelisimi olmayan bagnazlik, tutuculuk, gericilik , fanatiklik hortlakliklari her toplumsal yapiyi cürütüp cökertecegi gercekligiyle, bütün kibirli,kaprisli pesin hükümlülükten ve ÖNYARGILI yaklasimlardan arinmis temizlenmis ve hayati kendi gercekliginden okuyabilme akil fikir bellek irade irdeleme sorumluluk deneyim sorgulama ve bilincine sahip oldugum icin cok seviyorum kendi kendimi. Bu yüzden Ne sagin kuklacisiyim ne solun DOGMACISI. Dahasi, ötesine her kesim ve taraflardan haberdar olanimla elimle koymus gibi en gizli saklisini taniyip buldugum dünyaya ve insanliga hic bir SARTLANDIRILMISLIGIN güdümlü kötürümü olmaksizin kendi aklimin, bilgimin, sözümün, durusumun davranisimin, inancimin aletsiz aracisiz bilen gören taniyani olarak bakiyor ve yasiyorum. Bu bakimdan her yazdigimin her tarafinda durmaya en cok ve hic kimsenin emanet hayrani yahut minneti yahut yedegi olmayan kendi resmimi koyuyorum. Yazar söyler yorar paylasirken de her paylasimin kim veya neci olduguna bakaksizin, secici ve seckin olmaya gayreti olan ; her türlü kisir döngülü ve kangrenlesmis karamsarliktan, tükenmislikten, kederkeslikten, kinden, nefretten, muglakliktan, nizhtan, aciya bagimliliktan, hizipten, catismadan, kutuplasmadan uzak durmaya incelik ve hassasiyet göstermenin dil kültür sevinc mutluluk paydasini güzellestirip zenginlestirip zenginlestirmedigine; yahut ORTAK YASAMIMIZI yarini aydinlik umutlarla yesertip yesertmedigine bakarak yeriyor veya takdir ediyorum.
Sözde yazida paylasma tutkusu ve sevincinin ötesinde ne kusursuzluk yontma , ne söhret kanatma ne de hatasiz noksansiz insan tipplemesi veya mükemmelcilige ulasma gibi derdim kaygim ilgim cabam gayretim egilimim olmadigi sebebiyle, paylasimda bulundugum bütün ortamlarda olasi hata payini herkese ayan beyan sekilde düzeltmekten büyük mutluluk duyuyorum.
Buralarda var oldukca sözün, siirin, yazinin,ve paylasimin TAPINAGI olmadigini ve gelmis gecmis hickimsenin ne tanrisal üstünlügü ne de tapinilacak ustasi veya üstadi olmadigini ve her gelip gidenin kendin i söhretli kilmalar ugruna yigip bugünleri doguran herseyi bozuk insan tipini imar ve ihalecisi olduklarina kesin inandigimla, ne bir begeni dilencisiyim ne okuyan okumayani varmi yokmuya ilgili alakaliyim. Yukardaki yazdiklarimn ön yargidan bagnazliktan ve her türlü köktenci saplantilardan arinmisligimla paylasimin özüne icerigine firsat buldukca katilir yorum yazarim. Yazdiklarima ( anladigi kadar az, anlamadigindan cok olan ) herkes diledigini yazmakta veya es gecmekte kendi bilecegi istir. EDEBIYATA merakli ve tutkun herkesin degerliligi arasindaki kendimi ( cünkü Türklük`se her bir derdini sorgulayip yükümlülügünü üstlenme aidiyetliligimin onurlu yeridir, Edebiyatsa her duyarli iletisim kaynagi ilgilendirir baglar beni ) yazip resimlemeyi; agirlikli olarak muhafazakar insanlarin arasinda oldugumu cok iyi bilen farkimdaligimla hic de kendime dert etmeyerek, dislamayarak, yadirgamayarak, kücümsemeyerek ama ayni zamanda kendimden üstün seckin ayri gayri hic kimseyi görmeyerek, saglam duruslu özgün karakter ve kisilikliligimi ve burali oldukca devam edecegimi cok seviyorum.
Tiren raylarinda türlü cicekler
Hattan hatta dokumaci kuslarin örgüsü ve görgüsü
Serilmis kilimlere konup göcen kara cadirlarin cilesiyle
Bilinmez ki adalardan bir yar gelirmis
Mavi bir levhanin omzunda duran banliyönün
Leylak kundaginda birbirine sarilmis anne ve cocuk
Ekim mimoza
Kutup beyazi buzul boncuklu güze boyanirken
Tropik vertikal entarisiyse süslü balerin
Gögsü sütyenine sigmayan kadin dedigin bavyera
Damlari ve kubbeleri bakir alasimli koskocaman manastir sanki münih
Direksiyonu baglanmis cati kuslarinin kalin duvarli genis avlulu
Ekimse tenha
Olmadik seyler birakir yerinden sökülüp giden künye
Cünkü herkesin hayati digeriyle yasadigindandir
Irmak caglar götürür bizi
Ömrümüzü hoyrat rüzgarlar sürükler eser savurur
Ekimse bize de ugrar,
İnsan doğasına doğası insana
Karakteri kökeni aslı asaleti gereği insan insana benzer
Doğası ve karakteri gereği Benzer insanlarından oluşur köy kasaba
İnsan vilayeti kültür kenti ve tekrar insan
Fakat tüketim bağımlısı Denetim tutuklusu
Özenti budalası
SIDDET`in ayrisiz gayrisiz toplamda tümüdür, tipki iyiligi güzellestiren yaklasim , niyet, amac, yol, yöntem, prova, metod, alistirma, düzenleme, donatma, gayret, caba , program ve egilimler gibi birini yasal mesru reva gördügünde hekese ve herseye karsi ayni tutum ve davranislarda bulunan kaniksanmis aliskanliklar toplaminin tümüne hükmetmeden tavir ve tutum sergileyen egilimler gösterir. Insana karsi nasil inanc tutum davranis niyet aaliskanli yaklasim karakter kisilik tasiyorsa , dogaya, tarihsel mirasa, cevreye, kültüre, hukuka, egitime, irmaga, ormana , hayvana, ihtiyara, gence, kadina ,ülkeye, insanliga, cocuga, toplumsal degerlere, yeralti ve yerüstü dünya varlik ve zenginliklerine ve canli cansiz her seye karsi da egitilip ögrenerek kazandigi aliskanliklar egiliminin benzer aynisindan olacaktir. ….
Siddet ilk sira listesinde yikim ve yagmalarla beslenerek tüm kokusmus cürümüslüklere sebep hesap kitaptan ötürüdür ki...
Ihmaller ve kendini uzaktan seyretmeye terkedilmis kayitsiz duyarsizligin sonucu olarak hic bir uyarici bildirime cevam vermemekten kaynakli kanserli hücreler bilindigi üzere zayifini kolladiklari firsatciliktan saglikli doku, olusum ve organlarin yapisal özelliklerinine yuvalanip KENDiLESEREK, tanimlanmasi, teshisi, telafisi ve bas edilmesi oldukca eziyetli sürecler gerektiren maskelendikleri sinsi KAMUFLAJLARLA ölümü gerceklestirilecek olan bünyenin her tarafina yayiilip kök salarak hic bir bagisiklik ve direnc gösterisinde bulunamamaya kendini teslim etmisligi cöreklenip kapladiktan sonra sömürdügü ve yikimina sebep oldugu yasam sahibine son verir. Kisilerde bu böyle oldugu gibi evliliklerde de böyledir. Dostluklarda böyledir. Sosyal bagi olan her türlü yapilanmalarda böyledir. Toplumlarda böyledir. Ülkelerde bu hayati gercekligün ölcüsü ve mercegi hep böyledir.
Emperyal ve yayilmaci KANSOREJEN cesitlisi Neo Liberal merkezlerde icerde biriken sorunlarini beden ve bünyelerini sömürdükleri DISARI cografyalara ve ülkelere yerel tetikcileri ve kullanisli seckin kuklalari araciligiyla atip bosaltarak sömürü sisteminin carkini cevrimini isletirlerken, oraya yönetmede YETKiLI kisi yahut parti örgütü aslinda gündemin getirisine göre yontularak orta yere konulan ve SOYGUN SÖMÜRÜ ilahlari olan asli gücün arkaladigi destekle siyasi figürandan baska hic bir sey degildir.
Bunun karbon kagidiyla kopyalanmis hali bizim gibi YARI SÖMRGELERE ayni yapisal özellikte BOP makinasindan cikmis haliyle tezgah edilip raf ömrüne göre tedavüe konulur.
Bu yüzden ALKOL komasinindan firar ederek sapur supur yalpalar yapan etkisiyle yasayan Georg DABULYU JUNiOR BUSH, esamesinin kisiligine ve kimligine bakilmaksizin babasindan siyasi devre mülk mirasiyla aldigi donatilmis denekligini sinirsiz sömürü yayilmaciligina ve en vahsi kapitalist YERYÜZÜ KAYNAKLARINA capulculuk etmeye sekil yapmak icin ikiz KULELERLERi vurdurtan kukla sandigindan cikartilan oyunla son model HACLI SEFERCiSi ilan edildi.
Söğütlerle sulanır serinleri karayanık toprağın
Kimse gelmezse ıssız bir yol gelip uğrar
Yazılarda ikindiye varan kıraca
Kimse bakmazsa gün doğar,
Işık salkımlanır,
Kana kana kana insana susar dağ bayırlardaki adsız çeşmeler
Yesil elmalardan eksi tutlardan
Kac taprak ömür yazdikca dolan yasadikca eskiyen
Yüzü alaf alaf yanan bagda dagda ekinde kuytuda irgatta
Mayis dogar eylül gezer dolanir gitme leylam gitme diyerek
Radyoda emmim neset
Esen seher yelinen güzel bahcelerde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!