Kafa yapıp kayışa çekilende şu zaman
Şu zaman şu vakit olmuş da, gündüzün huzurunda tiril
Susuk dillerin çağlaşıp çırpınan sızısı koynunda uyur
Gecelerin elini karanlığa bulaştırtığı iside ıssız
Şu günde şu zaman,
Yorulduğu yere yerleşerek iyisine pisine bakmadan
Ne tarafa dönerse başım
Kendi ardına düşmüş gün gölgelerini akşama erim vaktine yakın etmekte
En dışardaki halkaları itekleyen çakıl taşının suya düştüğü
Yerini bulmaya çalışan peş peşe koşuşlarına ateşler gibi
Çok su verilsmiş bir bıçağın alnını kırıştırmaksızın keskin sızısıyla
Gerilere
Karşı kıyıdakiler
Hep bu kıyıdakileri merak ederler
Ve akıntıya kürek çekerler fırtınasına karayeline cana bedelen
İşin tuhafı şu ki bu kıyıdakiler de,
Karşı kıyıdakileri merak ederler anonssuz
Kandillerinin yanışlarını akşamleyin ve ay yokkene
Kara bahtına
Kem talihine kafes kumrucaklığı süsler boyar gibi cümbür cemaat saksafon çello
Kontrabas darbukan
Birini giyip
Birini çıkartmalara fabrikasyonlaşmış
Yapma surat
Saksafonik
Elektronik
Sular elektrikler kesilse de kent metropollü faslı darbukan
Ötüp çınlıyor horoz tavuk
Derenin kenarındaki ağaçların arasından, portakal badanalı evden haneden
Bizim evin pencereleri yele karşıdır çığlığıyla her gün ağaran tan yerlerinde
Ne ekersen onu bictigin
Aska binlerce ekin eken sevgiliyse
Sevgiye aski sunan misli mislisi ask ile hemhal dermandayken divane
Gider sapar kalbini kendinden
Veyahut kalibi satargidere hurda haramiyla yontulmus kalpsizlikten
Cöle hasat bicen ekip…
Başka alemler sarfiyatıyla canından harcananı
Rezil de eder, vezir de çıfıtların kılıfı
Kalbinin attığı nabızda değilse eğer mülkünün sahibi ömür
Dakkasında kundaklanır kulluğa
Her kolay yem oltalar ağzına bu yolla düşer ki
Kınını cellat bir keski gibi
Madem öyle
Hayır yani
Madem hele buyur
Gel hele gellerindeyiz dayanılmaz davetin
Gidelim öyleyse atımız var ya da yok
Aya
Ben girmesem bile kalbim giriyor sözkonusuna
Hakkına ihlal olup sonsuz ve sınırsız
Tutkun nabız atışlarıyla sevmenin has mşterisi hali hazır ben
Çağırıp gel diyince aşk....
Gitmemesi elde mi?
Sen varken bile hergün binlercesine
Sen yokken senden evvel senin gibi binlercesinden
Sakın çok dalıp da kapılma seni ayaz eden uzağa
Ot-çöp şeylerden
Zaten düştesin şimdiki yalan masalda şaşıp-donakalıp da aman ha..!
Senden evvelkiler nasıl ki senin zamanın tanıklığındakiler gibi gittiyse




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!