Sizi bilmeyiz ama biz ordayiz
Sizi bilmeyiz bilemeyiz ihanet koltukcusu musunuz
Yoksa halk millet devlet din iman adina yolunu izini aklini fikrini
Bop kiralik mesaisinin yazan bozan ücretli masrafi katibi misiniz
Bilemeyiz anlamayiz dinlemeyiz sizi, fakat biz..
Türküz….
Koy şu yumuşak çe yi noktalı virgülle beraber bağ ayrı bostan ayrı çağıran ünlemin yanına yedeğine
Edattan zamirden de koy, iyice bir okkalı nükteli kıvama gelsin, kurulsun dönsün pilak
İyce bir körüklesin köpürtsün yokuşacağı duran fiil, sağlam sıfatlar kullanarak katmış karışmış öznesine yüklemine
Dans etsin dursun a dan zeye insan ezberleyen alfabe
Hafızası artılarda
Asabı sinirleri eksilerde, sivri bıçak gibi kendi kendine saplanmış
Uyduruldugu masalini hortlaga küllügüne kedicik
Basi baya baya bir dertte belada Ancelanin
Fizzzikci ve soguk savaslararasinda cakilmis kalmis
Hem mahsuru hem garibaniyim diyerek niyetini kismetini öne cikarip
Vurgun soygun sömürüyse eger mesele
Benden iyisi yok bulamazsiniz aramayin sormayin ugrasmayin
Yel yağmura kadar
Seni dillendirdim üstüne toz konmuş pembelerle
Kır kıraçların çiçeği bilerek gerek bahar gerek yaz
Yüzüne dokunan aşk polenlerini yağmurun yuyup
Kanatlarında ismi yazısıza yaban ettiğiği bahsinden yeller
Adım bu yüzden biraz ben
Aksamali kavsak ve güzergahin
Dagilmis bozulmus türübüne tezahürat haykirip oynayan
Müsteri toplarcasina kuru gürültülere
Suskun dilinde biriken seyleri gecenin sessizligine denk gelecek sekilde
Cika gelen col cocuk cigliklarini gökteki yildizlara savarcasina
Sisten dumandan gözükmeyen
Çığırsız beyazlığı buzlucam
Üstüste yağmış soğukluklar ufkunda bir yerde
Adını şehir koymuş büyük bir yalnızlık
Elden geçtikce rengi daha bir ağaran zamana muhatap
Siyahı üstüne sündüre sürükleye
En çıplak köşesinde tanjantından kaçak bir giz...
İyi ya işte..
Bende onu söyleyip duruyorum boyuna
Buram buram yanık çiçekler kokusunu tüten bağrın
Düşünceleri kimbilir kimi gizlenmiş sakın ola sakın
Ve dudaklarında gelincik tiryakiliğini sızmış sargısız bir yara
Böyle buğulu
Lanzorote
Fuatoventura
Venedik cenova hariciyecisi, Amsterdama kadar tüccarkorsan tualden
Kanaryalar desene sen şunun şurasına patlamış volkanlardan turkuaz mavisi
Bütün turistik ihtiyaçları hayalleri hevesleri etraflıca yedire doyura arzedene
Kıyıda köşede ve koyda zamanın sakin sularından hususi huzura mesken kurduğu
Gelin hele, gelin hele
Hele bir gelin...Eyyyyyyyy...
Ahali Müslümün..
Kaf:
altı...yedi...sekiz...dokuz...
Herkesin duyabileceği kadar yakınlıkta ve anlaşılır dilde diyor ki
Kösede bir bardak olacakti
Susuzluga yanmis kuru dallarin tutundugu
Bir arpa yolu bugday ve degirmenin dudagindan dilinden
Kavrulmus zamanin firikleriyle efil efil topragima esip giderken
Gelincik dügmeleriyle bayir yamac
Alic döken zamana kimi dikenden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!