Götürdüm sokağına serdim kuş olup uçan kalbimi
Varıp gittiği yer, aşk illeriydi zamanın dilinde dillenenlerle çocuksu
Paylaşın dedim kuşlara karıncalara
Varın gidin yufka yavanım da siz dahi sofralanın
Sevmek şerbetidir bu tatlı şey
Her damlası ölümsüzlüğe şifadır bu lokması lokman hekimin
Gelince söylerim uslanmaz arsizim...dedi kalbim...
Sen kurulduğun hayal köşkündeykene
İzini yürüdüğün sevdalı düşlere dalmana bak..dedi kalbim..
Yürü git ummana deryaya ve düğüm düğüm çözdüğün yorgunluklara
Incidim üzüldüm diye de ne yol ne yolculuk sakın yüksünme
Burası zaten divaneler köşkü, vilayeti asksa bende meskendir
Egitimli kargalarim yok benim kuyrugunu bükünce bülbüllesen
Köpeklerin mamayla beslendigi alfabeler okuyup yazabilen hav huv..
Her dairede akilli kapilar süpersonik anfi kiliktan kiliga aksesur
Kancasina binince ipsiz yolsuz
Arazide kilitli duran sehrin benim degil insaat sahasi bagajlar
Damperli hirsizliklar
Chilhanede sessiz bir akşamüstü
Herkes
Kısa filitreli mesken mozaik
Akrep nalan tüdenya kısa filitrecisi
Ve özcannalişan mahsun mahmut küçüklü büyüklü ibo ceylo uzun çalarından
Değilse bile
Herhangi bir aksam sokaginda bagsiz dizginsiz
Karanliga düzensiz araliklarla adini sonumu getiremeyen dalginlik
Suyun akip gittigi yeri dinliyor
Bulmaya calistigi adreste dagildigi yerleri toplamaya
Ve camdan arnavut kaldirimli ara sokaklara
Daha sonra da öteki caddelere seyrek kadin ayak sesleriyle
Yalnizca kilise degildi, o andan itibaren TANRI dedikleri güc ve iktidar sahipliligini kendi kafalarina ayar tarifeleyerek Ortadoks ve Katolik diye büyük bölünüs.
Tarih milattan sonra binlere yakin Roma`nin ölü matem miras kalintisina ve civisi cikik Imparatorluk tahtina konan GERMEN sülalesi, kilisenin hristiyanliktan kopup kendi kafasina buyruk ikiye ayrilmasi sirasina es neredeyse es zamanli olarak birbirinden ksiyrilip ayrisan kralliklara bölündü ve sanildigi gibi ULUS DEVLETLERIN baslangici Fransiz Devrimi degil, AVRUPA namina kilisenin bölünüsüyle beraberce kralliklarin da kendi hanedanliklarina hükümran olma ayrisim girisimiydi.
Böylece Almanlar terazi dengindeki FRANKLAR kopusun en güclüsü, Vizigotlar, Vandallar, Burgundlar, Angillar, Saksonlar ve digerleri bunlarin izpesi takipcisiydi ve tarih boyunca da Avrupa, hep ayni izsürümünün güdümünde kaldi.
Fransiz Devrimi`yse birdaha hic geri dönüsü olmayan kesin sinirliligin herseyi kendi hükümranligina daraltan ayiklama ve ayristirma süreciydi. Bundan sonra yasaminin dibine düsen insan yasadigi hayatin kurgu denegi, olus bitislerse ona rol yahut odak sekillendiren konum belirleyici program dahiliyeciligiydi.
Bakiyorum da söyle, bugünkü Cehepe, buralardan hic kopmayan ögretilmis ezberini SOROZ cikleti laf sakizlasmalariyla ve tam tekmil BOP kökenli görsel kiyafetlilikle, icinde hicbir ülke degeri bulunmayan özel programlarin hep kaybettikce kazandigini ilan beyan eden, DIS KAYNAKLI zihin bulanikliligini Türkiye`ye yayip yerlestirmenin eksik gedik toplama pesinde.
Orada, yani kendi kiyak fiilinde fittilendirilip dönderilen dolapta, ne Atatürk vardi, Ne Cumhuriyet ne de Türkiye…
Kredi kartı miktarına
Bir kara haber
Bir sim siyah devran
Bir boz bulanık uğultu girdabı sana dünyanın bittiğinin sandıklanmış mühürlü damgalı postada
Ömür hesabı görülmüştür
Defteri kitabı dürülmüştür beyanıyla yokuşlu yolu yarılayıp çoktan yamaca geçmiş olan çığırdan
Bir soğuk yumak içinde gizli saklı derbederliğe derdest
Çareyi hep adresi bilinmez yarına yıktığı perişanda bulmaya çırpınarak
Ve hep uzaklarda blr yerlerde olmayan bir şeyi her şeyde sığıçlanır gibi kendi kendinden kuşkulu şüpheli
Kötümserlik ve karamsarlık kumaşında sınırsız muhtaçlığa kundaklanmış hayal kırıklıklarını sarmalayıp besleyen
Canı çok yanmış
Teni çok örselenmiş
Sözün özüne ilaveten iliskin almanya
Bütün dünyaya küresel nitelikte emsal teskil edecek sekilde
Sistemli tesekküllü menkulü kendinden ibaret
Karakteri kimyasi kendine uygun sömürü salgini döküntülerden derme catma
Patron tanri keyifgüdümlü pesindekilere lokomotiflik ederek…
Hic de öyle ind´san haklari demokrasi baris özgürlük ne derdidir ne de davasi
Her firavunun musası..?
Olmaz mı, bilmeyen piramitlere baksın, kızıl denize sorsun
Hetlerin akıbetine, sezarın sonuna, mussolinin esamesine, Nero’nun tabutuna, nemrutun ateşine külüne baksın
Di gene işte yine dünden bugüne, kıssadan hisseye neo liberalde böyle
Direncini yitirmiş
Gün be gün yaşam kavgasından azalıp kendini bitirip tüketmeye terketişlerin azap sancısıyla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!