Kafa yapıp kayışa çekilende şu zaman
Şu zaman şu vakit olmuş da, gündüzün huzurunda tiril
Susuk dillerin çağlaşıp çırpınan sızısı koynunda uyur
Gecelerin elini karanlığa bulaştırtığı iside ıssız
Şu günde şu zaman,
Yorulduğu yere yerleşerek iyisine pisine bakmadan
Ne tarafa dönerse başım
Kendi ardına düşmüş gün gölgelerini akşama erim vaktine yakın etmekte
En dışardaki halkaları itekleyen çakıl taşının suya düştüğü
Yerini bulmaya çalışan peş peşe koşuşlarına ateşler gibi
Çok su verilsmiş bir bıçağın alnını kırıştırmaksızın keskin sızısıyla
Gerilere
Karşı kıyıdakiler
Hep bu kıyıdakileri merak ederler
Ve akıntıya kürek çekerler fırtınasına karayeline cana bedelen
İşin tuhafı şu ki bu kıyıdakiler de,
Karşı kıyıdakileri merak ederler anonssuz
Kandillerinin yanışlarını akşamleyin ve ay yokkene
Ne ekersen onu bictigin
Aska binlerce ekin eken sevgiliyse
Sevgiye aski sunan misli mislisi ask ile hemhal dermandayken divane
Gider sapar kalbini kendinden
Veyahut kalibi satargidere hurda haramiyla yontulmus kalpsizlikten
Cöle hasat bicen ekip…
Başka alemler sarfiyatıyla canından harcananı
Rezil de eder, vezir de çıfıtların kılıfı
Kalbinin attığı nabızda değilse eğer mülkünün sahibi ömür
Dakkasında kundaklanır kulluğa
Her kolay yem oltalar ağzına bu yolla düşer ki
Kınını cellat bir keski gibi
Madem öyle
Hayır yani
Madem hele buyur
Gel hele gellerindeyiz dayanılmaz davetin
Gidelim öyleyse atımız var ya da yok
Aya
Ben girmesem bile kalbim giriyor sözkonusuna
Hakkına ihlal olup sonsuz ve sınırsız
Tutkun nabız atışlarıyla sevmenin has mşterisi hali hazır ben
Çağırıp gel diyince aşk....
Gitmemesi elde mi?
Morto kontortore
Enercia dispone
Çinko çinko cesolare
Çinkononni megawatte tiri milyone kompiyuto
Du şita desse perlem
Non metta an fetto...
Bunlar batan geminin çil çil
Sabah akşam teleğini tüyünü sündürdükce vaziyete göre ötüşen
Bunlar ağır küfürlü krimiden
Kahkaha tufanı gözlerini yaş gelesiye kadar basılı şajörlerden boşaltıp
Sıkı mı sıkı kuklalar bunlar hadi hoooooop
Anında her kılığı suratlanıp cüppelisiyle
Şileplerin biri geliyor biri gidiyor ağır dumanlı havada
Ben denize açılan nehrin kıyısına oturmuş büyük gemileri seyrediyorum diyordu Elen
Hamburg da
Sıcak gün vurgunu fırtınasını birlikte dindik ne çılgınmış meğer bilmediğim uzak
Seni çok özlüyor
Ve yağmura sarılmış kollarımdaki hasretimi yolluyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!