Herkesin dalinda yük omzunda canta kolunda kucaginda paket poset
Ya telefon kurcaliyor ya levha bakiyor veya pasaj bulvar avare
Herkesin kancasindan kurtulamadigi hayat askisinin
Neresini ilikleyip neresinden kopacagini bilmeyan dolambaclar ayazinda
Ve aciklar araliginda elinde ya bir bavul ya da bir torba
Dert artirip derman dilenerek
Küreklere binen sandalkayigin
Alip götürdügü kimsesizligin kiyilarini uytu dalgalara kirdigi
Bu mühürsüz mektup da benden sana olsun ey sefil degirmen
Yürüdükce caglayandan yukari hircin yalcin sarpaliklarda biryol
Bir ömür ahdiyle nehirden nehire adsiz göcebeleri
Gezdigim gördügüm gayri zamanlarin
Filede günün erzakiyla dönen aksam gölgeleri
Kagni pazarindan beklesen otobüs duraklarini evlere yükleyip dagitirken
Kavun kokusuyla birlikte ikindi rüzgarlarini akasyanin dallarina
Han camisinden verem hastahanesine heryeri firdönen
Kümbetler sokagi garipler mezarligi kartal..
Kiranardi baglarina dogru ve erciyese tirmanip giden yolüstü hisarcik
Soya ceken kör kütük sanki
Bütün mesele eskilerden kalma elleri kollari sivali tükrüklenmis avuc ici
Dünyanin neresini neresinden tutup kavrayacagina bilip bilmeden
Taa ki arsimed
Suyun kaldirma kuvvetini donsuz kilotsuz sabunlu köpüklü hamam tasiyla
Cevheri tenekeden ayiracagina
Daha topragin altinda tohum dalindayken cicek
Dalinda cicekken ve topragin altinda tohum
Gida zehirlenmesiyle ekilip bicildigi ölü döngüden carsiya bazara evlere
Dolasip gezmedigi yer
Dokunulup islenmedigi evre kalmayan
Tavuklar danalar kuzular koyunlar tekeler oglaklar ördekler tosunlar
Bilinen görünen o dur ki,
Sakli gizli gelecegini sessiz ve görüntüsüze alarak haberli habersiz
Bakip geciyor hemen caddeden yoldan sokaktan
Ne huzur ne sevgi ne ask günü yüzü görmeden
Kendine hic kimseyi tanimadik tavri takiniyor
Yabancinin yabancisi süsü verip veristiriyor
En basit akli dengeleri kuramayip
En kolay yollarla en ukasilabilir insanligini kendinden reddeden
Yüksüz sorumsuz sorgusuz
En tehlikeli sapkinligin eline düsmüs muhtaca bedel
Caresi var midir ki bemin diyenin
Insanligi böylesi bu duruma cevrilip kusatilmslar hayatindan
Su aşka bakarak kirlerinden arınan
Ateş aşka bakarak kıvılcımın nesine
İklimler dört mevsim cemresine aşka bakarak yola düşe düşe
Çayır çimen aşka bakarak yeşilllenir toprak
Yaprak güz sarısı gazelhanda turuncu
Aşka bakarak doğrulur düzelir dünya
Ay tahsilinde, günesse cirilciplak gönlümün sarayi
Bir baska sayfalardan okuyor öteyi beriyi askindan yudumlayarak
Dersin ki
Saat mi yanlis gün mü erken yer mi olur olmazin adresi
Gelmemelimiydi yani bu sogukta bu atesler baskini har ve yar
Pancurlarini acmadan biliyorum duvarin disindaki ziyareti
Bir adım evvelinden, bir adım sonrasına erişebilmenin sevincini
Gider gelir yaşadım sayar insan
Çünkü ödeşmekten geçer yolu yolcunun zamana
Bu hali benden daha iyi bilirsin ya
Çeşme-pınarları sinesine yağdıran kalbim
Seni sazcı...seni yanık dilli avazan...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!