Birdenbire kaybolur
Bayırdaki yol yokuş ve zaman
Yoksul avuçlarında donmuş bir saatin buza kesen soğukluğu saklambacına girip çıkarak istasyon
Otların üstünde esen rüzgarlar gibidir ordaki hiç kimseye benzemeyen yalnızlık
Sayfalar arasında unutulmuş suskun yazılar gibi sararmış solmuşlar sırrından bükülüp giderek
Toprağın tozunu silip süpürdükten sonra yeniden doğmaya ışıyan günün
Tillerson gelecekmis
Amerikan savunma ve yaninda ulusal güvenlikcisini
Bir ücüncüsüyle birlikte koltuguna calip mermi kayisina takarak
Aramizda kalsin fakat biz sizi ne afrinde ne suriyenin baska yerinde
Bizden habersiz
Bize sormadan
Üzülüp koparak
Yanaktan yüze sökülüp dökülürken
Divanda dizde avuçlar dolusu ağıtlar çalıp yakmanın ne zamanı ne devresi ne de sırasıdır
Koyulaşan rengini boyundan küçük işlere bezendikçe karma karışık siyah beyaz
İllaki derde derman olacaksa moral mut umut baris saygi sevgi için
Ne en iyiye
Gün doğmuş
Işıl ışıl berrak ve dupduru aydınlığını dağa yola dereye yabana yazıya iklime güne
Ve nsana sokağa cümlesine dünyaya
Bir büyülü buğun kuşlara uçuşu gibi camdam pencereden gökyüzüne...
Değer gördüğü yere konmak gibisinin aşkla sevişerek uyandığı evleri güzelliğin eşiklerine çıkaran
Orda değilse yerini yadırgayanın sabitlerde paslı küflü külüstür sahrasıdır
Futbolun topu hakemin başında patlar bazan
Omzunda her ağlayana yaslanacağı kadar yer bırakarak
Yani yol bir yerden bir yere gitmiyorsa
Ordaki her şey tükenmiş ve tıkanmışlığın raf ürünüdür
Yol bir yere gitmiyor da, durmanın susmanın zaman öldürme birim faktörüyse saha meydan düzlük ve sahra
Bozulmuş ham maddeden kezzaptır yutkunup içene
O gün bu gündür,
Kara bulutlar salkım sarkaç yeri gögü birbirine kattığında
Çekildiğinde ses soluk mahleden sokaktan
Sonbahar ilidir suların yalçın yamaç çağlayanlarla akıp çağlarken çakıl taşlarını toplayarak
Hayatın tezgahına sürüklenip düşen yalancı yıldızlardan sönenleri emanet mutluluklara
Bükülmüş dönmüş paslı ve parıltılı bir kilit gibi yüzü soğuk gülüşlerle süsleyen
NAVRUZ derler bunun burasina. Her dagda derede düzde yamacta bayirda kuytuda beldede belende sayda sirtta tepede yörede civarda dogup büyüyüp yetismez. Navruz`dur;cigerlerine topraginin yerini yurdunun tertemiz yelllerini bulmus kundaklanmis hoyrat evecenligi esip soluklanmadikca her yerde her dagda tepede cicekligin KARDELEN bagindan acip gülümseyip seni bir kez daha bahara ve sana bir kez daha bahar getirdim deme sansi ve imkani yoktur.Gönül verdigi, kök saldigi, kucak sardigi daglarin -cigdemlerden sonra kengerlerden önce- en alimli ve nazli yüksek yayla güzelidir NAVRUZ. Ne vakit ki eskiyen yorulan hazandan gazelden gününü kislayarak geciren dünya bir zamani, ASK`a erenlerin hangisi sözünü tutmus veya tutmamis masallarina günleri yorup geceleri kovalayarak , icerde yanip duran her yeni körpe caginda olanlarin adini ILK BAHAR koymak icin, kisacik ömrünü uzun vadelere tülsüz duvaksiz gelin kiz eyleyendir NAVRUZ. Her soganli bitkiler gibi de zarif, ince, hassas ve biriciktir, koparilir söküürse bir dahasi olmayan yerini yurdunu ölü matemine bogarak cöl corak ve ciceksizlige birakir.
Sürekli duygusu düsüncesi arzusu ilgisi dilegi istegi özgürlügü akli fikri algsi aliskanliklari detayinda ve toplam kisilik karakterinde baskilanip kasitli kisitli yahut niyet maksatlara formatlanmak istenen insanlar, ortadaki sartlandirip mahkum kilan topyekün bozukluga karsi cikip direnebilmesi icin hicbir sosyal erisim ulasim güc ve karsi tavir birligi yolunu bulamazsa eger, yalniz basinaligin caresine bakma egilimine yönelir. Daha ziyade bedensel dis görünümünü veya giyim kusamini hic bir norm ve kistasa bagli kalmaksizin ve hic bir had hudut sinir ilke kural tanimaksizin iyi yahut kötü kavramlarinin disinda kalarak ( etrafinda dönüp dolanarak ) ve herseyin ALTARNATiF karsiti olmayi meziyet edinerek, adina Medyatik Moda deyimle `Protest ` denilen TAK-SÖK aksesuarciliginin – mevcut durum ve düzenin en sadik ve saglam parcasi olmanin ötesinde hic bir hükmü gecerliligi veya yürürlügü olmayan - matrak maskarasi olur. Cogu zaman da degistiremedigi zor yasam kosullarinin ( saglik sihhat ekonomik irade duygu düsünce fikir akil bilgi bellek bilinc saygi sevgi egitim barinma gida ulasim sanat bilim seyahat huzur güvenlik vs vs imha ve ihlalleriyle ..) karma ve kiyim makinasinda ezilip üzülüp paramparca olan toplumsal iliskisizligi, yalnizlik ve yabancilasmayla örülüp kopup kapanarak, kosullayan yapisal düzene yumlu ayarli kendi kendini tahrip etmenin hasarina ve yikmina bozulup dagilir.Cok bilindik beylik dilde aciyi kederi üzüntüyü yerlerde sürünen yasantisina katik ederek, sersefil hayati kimsiz kimsesizligin herhangilerinde son bulacagi kesin, her türlü ` Kötü Yollara `düsüp sapmanin da hem bitis; hem de baslangic noktasidir burasi.
NAVRUZ demistik degil mi ? Navruz…ordandir ve oralidir iste bu dügüm dügüm birbirine bagli ve birbirini baglayan mesele.
Nisan / 22
Herseyin karsiti olmak, ayni zamanda dolayli dolaysiz herseyi yerinde bulup uygun gören kayitsizlikla taraftar olmanin ortakligini yüklenip paylasir. Olup biten herseye hic bir yargisi sorgusu yorumu bilgisi fikri düsüncesi emegi deneyimi samimiyeti arastirmasi irdelemesi ve incelemesi olmaksizin, önceden kodlanmis aktarilmis asilanmis ve kaydedilmis ön yargili pesin hükümlü DOLDURUSLARA GELMELERiN bagimli güdümlü refleksleriyle, ilgisiz uzak ve kabul etmekle karsi durmak arasinda hic bir ilkesel tavri, eylemsel etkinligi, kararli yaklsimi, yahut ayirt edebilir iradesi olmayan icgüdüsel onaylamaya kisiligi kimyasi yatkin; ve her cesit liyakatsizliklere tepkisiz duyarsiz kalmayi yegleyip herseyi kendi bildigine birakan veya yol gösteren kavram kargasasi muglakliginin kenara kiyiya cekilmis esit araliginda duran sifir noktasi gibi, karsiti sandigi ilkesiz fikirsiz eylemsiz bilinmez belirsizligiyle,aslinda taraftar olmalara katki sunmayi olumlar.
Cünkü hayatta var olmak, hayatta kalmak veya hayata tutunmak, hayatta varolanlarla veya hayati var edenlerle mümkün müsait olabilecek yasamsal bir olgudur ancak. Sebebi ne olursa olsun hicbir duygu düsünce akil mantik fikir vicdan hak hukuk ve sorumlulukla gerekcelendirilip aciklanmasi asla yerinde görülen yahut kabul edilebilir mümkünlükte gecerlilige sayilan mantik ÖNERMESI degildir, liyakatsiz kayitsiz isine icabina nasil geliyorsa KARSI DURMANIN veya TARAF OLMANIN ortakdasligini paslastigi hesap kitabiyla, sonu nereye varirsa varsin hic bir hayati degeri hak hukuk ve vicdan muhasebesinden gecirmeksizin, keyfiyetin buyurdugu CIKAR DÜRTÜLERINE TUTSAK icgüdüler cürümünde faaliyetler ve fiiler yürütüp isleterek, mümkün degildir yakilmis yikilmis enkaza dönüsen dünyayi her yok edilenler cöl ve cöplügünden hayatta kalmak veya hayata tutunmak adina imar ve iskan ettigi iddasina yarisip tutusarak- hizaya girmis, düzene uyusmus, piyasada mevcut, pazarda mefta, vitrine tezgaha yakismis süpermarkalasmalardan - insanligi kurtarmak yahut kotarmak.
Var olmak kavgasi mücadelesi cabasi veya gayreti, kavramsal ve iceriksel olarak KARSIT oldugu yahut varligina karsi her ne pahasina olursa olsun KAVGA VERDIGI üstün basarilarin kazanmis-yenilmisligi üzerindeyok edilenlerle dengini düzenini bulacak bir sey de degildir. Neyin nasil tarafinda, nicinlerin neden karsisinda olmakla aklini mantigini emegini özgürlügünü idrakini iradesini durusunu tavrini acik kesin ve net duyurup bildirmek ZORUNLULUGUYLA esdeger olan bu hassas DÖNGÜ, güzelle kötünün, haksizlikla haklinin, zulümle sevecenligin, sefkatle siddetin, iyiyle fesatligin, haramla helalin, zararla faydanin, eskiyalikla fedakarligin, haramilikle itimat ve güvenin, sevgiyle sevgisizligin,yasamla ölümün, riyakarlikla sadakatin, yoklukla varligin, saygiyla kesmekesligin, emekle hirsizligin, vicdanla zorbaligin, paylasimla bencilligin, istismarla güvenin, özgürlükle kulluk köleligin, askla hiyanetin…yeri günü vakti devrince yasanan bire hayattan deneyimleyerek bilen gören duyan sorumlulugun aklina vicdanina sunarak mantik imbiklerinden SORGULAYIP süzüp demleyip biriktirdigi irade ve yetki KARARLILIGINA sunarak- herseyden en verimli rekordan rekora kosan yüksek rekolteli ve yenilen yikilan yagmalanan yok edilenlerine bakmaksizin hic bir dayanismasi ve paylasmasi olmayan sahsi cikarciligin MUTLAK KAZANCLARINA herseye karsit veya herseye taraf mal mülk servet ihtisam hisrli yasam mücadelesiyle degil- hayatta var olan, hayatta olmasi gereken, hayatta bulunan , hayatta bulunmasi gereken eger ki hayatta olup bulundugu sürece ancak var olmamizin sansinin imkaninin mümkün oldugu eger hayatta olmaz bulunmazsa olmamiz bulunmamizin asla mümkün ve imkaninin olmadigi duyarliligin, vicdanin, sevginin, onurun, sorumlulugun, hakkin, adaletin, hukukun, liyaketin , bilginin, özgürlügün, emegin, paylasimin, kültürün, cesaretin, hosgörünün, tevazunun, sayginin, fedakarligin, sanatin, toplumsal bilincin, sosyal aidiyet baginin tasiyicisi, savunucusu, koruyucusu tarafinda erdemli kisiligi ve gelismis büyümüs olmus ve olgunlasmis karakteri olmalidir insanin.
Istiklal Ilk Okulu`nun kivrim büklüm kesme taslardan dilsiz- cansiz cisimlerle bile sanatinin USTA ELLER ve EHLi ILiM duyarliligiyla alfabesini bilmedigi SESSiZLiKLERi dahi taninmaz bilinmez yabancililigindan kurtararak bir ten bir ruh olmaya sözlesip, ASKIN dügün bayramini derler toplar yorar kurarcasina, ille „ kapina geldim, gecemi gündüzümü gizlimi sirrimi sana meydan ettim, evim yolum ocagim diyarim olasin, madem MUHABBETI mesken etmeye yapildi kökleri derinlere salmis gökyüzü ve madem ki her calidan cakildan kumdan kesektendi toprak denen cevahir, vur balyayi kürsügü körügü ki, azigi katigi BiR DEMLiK buhurdanligin közüyle kardigin camurdan DÜNYA HANENE`sinin tek vucut, dört duvar ve yedi iklim sureti sehmine buz damlaciklarini har ile haldaslik ettigi üzere, yarenlikler sarip dürererek yolunda revan olalim tende canda hayat denen nesnenin..“ söylesip konusan mikrofonsuz tabelasiz bir gizemliligin saklisini disa vuran ; ve bütün diledigi hayali düsleri gercege dönüsmüs dolanip dönen TAS üstüne TAS koyarak yapili evleri cesmeleri ve sokaklari arasinda, esigi penceresi bahcesi yolu ve duvar bitisigi TOPRAGA bakan ve cikan; alani ve avlusu dünya ferahligi kadar genis bir yerdi..
Paydosu tenefüsü iptali yoktu sonrasi tehiri ertesi yoktu ne günün ne de günesin ve MERDiVEN ALTI her türlü carpik kirli kacak sahte yalan soguk soyut YAPMACIK naylon mukavva karton ambalaj dekor yapiskan seylerden degildi ne insan, ne dünya alem. Bes be sinifinin bickini siyah önlügü beyaz yakasi her zaman yunmus yikanmis yaz kis ayakkabisi sipor, sinif baskanligini kimseye vermeyen tüm kisiligi ve kalibi pürüzsüz hatasiz hesaplardan gecirilip islenmis Vahap `ti. Yasinin da cok ilerisine pür tetik ihtiyatli, Sari Necmi`y le okul biter bitmez ilk isleri Siremenli`yi gecip, Serce Önü`n den dolanip, kavun karpuz satan sagli sollu tezgahlar arasinda Düven Önü`nü Kazancilar Carsisin`daki babasinin kuyumcu dükkaninda ikilinin ücüncü kafadariydi Kara Cafer. Kizlar güzeliyse memur kizi Rabia. Mahlenin ileri ucunda baslayan ve sokagin girisinden boyasi grilesmis dökülmüs polis arabalarinin hic eksik olmadigi ve dolmusun icinde dahi birbirine verip veristiren kavgalariyla barismalari saniye bile sürmeyen, Kara cafer mi, ( Roman ) bes be`nin en uzun boylusuydu. O´ hic kimsenin uzanamadigina hep cagrilan ve aranan sözü özü bir ne oynanirsa oynansin takim secerken hep kiminle olup olmayacaginin secimine ve kararina müracat edilen ve avludaki sayisiz silsile agaclarin en kocamani Akasya dallari`na kolayca yetiskin ve eriskin olanimizdi.
Sari Necmi`de Kapali Carsi esnaflarindan birinin cocuguydu . Müzik dersinde kendi Cerkez olan Nafiz ögretmen, akordiyondan essiz ezgiler calarken, sirasi gelen herkesin ister sesi güzel olsun olmasin tam bilsin veya bilmesin türkü-sarki gönlünden ne gecerse söyledigine Nefiz Hoca eslik ederdi. Sari Necmi hep ayni sarkiyi söylemesine ragmen, sanki her defasinda hic söylememis gibi titreyip parcalayarak kendini, sinifin BAHCE BASI tarafina bakan pencerelerine dogru o güne kadar ilk defa yakin taniklikla Türk Sanat Müzigi`nün sesini sazini ve yüzünü ondan görüp dinledigim „ kanaryam güzel kusum, ben sana vurulmusum „ …calaaaar cagirir kulagimda ve gönlümde kalan ezelki dünkü esinti.
Evin salonu
Hanenin ocagi bucagi
Sessizlige cevap veren turnusol kagidi gibi solmus susmus duvar
Ilham kaynagi ilgi uyandirip istah acan sönük fenerden kalma ay isigi
Ayakta alkislanmanin yalnizliktan baska hic müsterisi yok perdeden
Dalgalarda kum sürükleyen denizlere pisman perisan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!