Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Tüm dünyayı versen de
Benim gibi aklı rüzgarda bulutta esene
Bir kuruş neye, nerde
Ne kadar lazımsa okadardır fazlayı geçmez
Eğer
Hatırına değecek kadarsa

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yukarı..
Rüzgarın bile bizzat elinin yetişemediği kadar yukarı
Balerin..Büyülenmişcesine çekilip ıssızlığından aynaların
Hayatıyın boyuna yukarı
Çiçekler açıp soldururken toprak yalnız değilsin işte bil..!
Küslüğünden karanlığa çekilmiş geceleri avutmaya yüreğin

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Gitme..!
Etme demesi kolydır da...!
Etmemesi gitmemesi kolay mı..?
Sevi sevmez aşkın oralardan bir yar
Geli gelmez gizlice söyleyen fısıltılardan haber, esi esmez deli...
Aşkın o taraflardan düşü düşmez bir çıngılık ateş

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yoklayip dösümü bagrimi
Iligimize cavsin sirtimiza sivansin derken bahar tüten günese
Zaten beter yanmissin vebal ne bende
Ne cakmak tasinda
Ne kivilcimda ne de kibritte der gibide
Mart kapisinda köse bucak kirci kar…

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Agir gelir elbet
Ve züldür
Kendi ciplakligiyla örtünürken dörtcivar dünyada kar
Herkes namina rüzgarin kucaginda sessizligi gecirip savusturan
Dinleyeni kendi suskunlugundan baska belki saatler sonrasi cikip gelen yagmur
Dolabin icinde masanin üstünde kapinin giris cikis yolunda ve kolunda

Devamını Oku
Seyfi Karaca

En kötüsü de..
Caddelere sokaklara sigmayan kalabaliklarla bulvar butik olmus
Kendi kabuguna cekilerek akip giden kalabaliklarin
Tek basina kala kaldigi hissiz bosluklara dogru basi bozuk hayaletler gibi
Sedir
Sofa

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Baldirinda uyruk uyluk baldiran
Yandin demek
Ey at yoruldun….
Circir böceklerinin kapisindan gecmedigi sefertaslarina düsmüs
Avundun durdun demek
Ey incirleri igdeleri ihlamurlari kursak kavurgasina ekin eden iklim

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Kısaca TÜKENMİŞLİK denen illetle ölümlü dünyadan temelliye naklini dilenerek ‘ hayatta gördüğüm yaşadığım hiçbir şey mutlu memnun etmiyor şimdilerde para servet her şeyin sahte değişkenliği midemi bulandırıyor iğnelere bağlı hastahanelerde görünüşü değiştiren yaşamak ve yaşlanmaktan nefret ediyorum en iyisi kendine son verdirten ötenizi’ talebinde bulunup köpekleriyle beraber mezarlaşma vasiyetinde bulunmuş Delon. Ölümünden sonra medya marketing dünyası onu adeta yeryüzü güzellik iyilik tanrısı olarak ve Cüneyt Arkın’ la birlikte kıyaslamayı posterleyecek kapış kapış hayranlık ötesi tapınmaya gargara çalkaladı. Oysa ki Delon Delaleti…:
Tapmakla takdir etmek arasında kocca bir hayati ayrıntı var ki…saygın kişiliğe büyümüş yetişmiş insanda farkındalığı uyandırmak için körü körüne büyülendiği ışıltılarla kendini hayranlık ötesi gevşekliğe paketleyip bırakarak kapılmışlık ve kamaşmışlık sürükleyenlerinden sağ ve salim kalan akıl fikir bellek birikim ihtiyat irdeleme sorgulama iradesini ve karakterini gerektirir .
İnsanın hayatında emek zahmet gayret azim sorumluluk tutarlılık kararlılık ilgi bilgi deneyim beceri akıl vicdan duygu düşünce dayanışma liyakat güven gerektiren zorunlu yaşamsal ihtiyaçlarını ve toplumsal ilişkilerini sağlamanın onur itibar saygınlığı ve duyarlılığıyla mülkiyet servet ünvan şöhret güç ihtişam otorite ve tüm diğer yenilmez yıkılmaz gibi gösteren her şey kazanıldığı gibi kaybedilebilir ve yeniden kazanılabilir. Ama yiten kaybolan ve ölen değerleriyle sözkonusu olan insanlıksa eğer bunun ne geri dönüşümü, ne telafisi, ne tamiri ne teminatı, ne düzenlenmesi,ne de yeniden ıslah ve imar olunabilecek tedariği yoktur.
Yaşam zincirin insan dahil canlı cansız her şeyi kendi özgün anlam içerik işlev varlık ve tanımıyla kopmaz birbirini olduğu özünde gerekli kılarak, vazgeçilmez değerlilik ve saygınlıkla bağlayan ilişkiler sarmalında ağırlığını niteliğini dolaşımını amacını değişen dönüşen nicel ve biçimselliklere yitirmeler halinde aklın fikrin iradenin klavuzluk ettiği yol hizadan çıkar, üzerinde kurulu hayatın ekseni kayar, sonsuz ve hiç bitmeyen savrulmaların esisi olarak kendini soyut kapılmışlıklara bırakan eşyalar olaylar olgular devletler birikimler kazanımlar gibi insanlar da param parçalanmaların kendi intiharını gerçekleştiren kusursuz yıkım ve ölümlerine savrulur.Alen Delon hayatı şöhret sinemasılının endüstri çarkında kız görünümlüğü delik deşik edilerek en kullanışlı bütün bir hayatı yokluk hiçlikle başlayan psiko dramatikliğin işkence gibi azaplar içinde seyrederek kundaktayken gelişimi ve büyümesi kesintiye uğramış, tabuta sarılmış, yoğun bakımlığın,ve ağır kanamaların laboratuvar cenazesini en şöhretli zirvelerde yahut filmden filime kapış kapış edildiği rekor yıllarında bile nereye gömüleceği bilinmeyene teslim alacak kimsesi bulunmayan ve ölü doğumlu ekseni hayatı kaymışlığın hiç bir değer inanç amaç toplum dünya evreni olmayan param parçalara sürekli savrularak fiyakalı ambalajlı duvar boyu posterlenmiş arşiv deneğine en barizlerenden biridir misal..
Alman derin devletinin muhafazakar gelenek görenek kültür damarlarından saçaklandığı KAİSERİN SİSİ formatıyla karakteristik yetişmiş şöhret olmuş çift çubuk töre gelenek yayla dağ dere vadi doğasının BAVYERA kostümlü giyim kuşamın köyler kasabalar bakiresi olarak Romy Schneider, aynı meslekten annesiyle beraberce eşiğinden adım attığı Sinemanın epey bereketli gözdesi olduktan sonra durmaksızın değişen sanayi koşullarının soğuk uzak kozmopolit yeni insan tipine yapay ve yüzeysel ve hep aynısıyla kalmaya koşullanmışlığınj boğan kalıptan bıkıp gına getirdiği sırada hayatı daha doğduğu günle yaşamı kuran zıtlıklara dair hiç bir özgün insanlık deneyimi belleği bilinci kişiliği kimliği tanıması gelişimi teması yakınlığı samimiyeti olmadan aidiyetsiz çevresiz paylaşımsız toplumsuz düşüncesiz sorgulamasız inançsız ve kültürsüz şehir karmaşası mezarlığında diri diri ölerek kız görünümlü oynayan perdelerin cinsiyeti belirsiz sermayedi yapılarak cesedinin üstüne her türlü film çevrilen Alain Delon’ a yakayı kaptırıp onun Eşcinselliğine tanıklık ettikten sonra kendine kıymaktan başka gider çıkar yol bulamamış. Eş cinselliğiyle ilgili kim ne sorduysa’ ‘ hoşunuza gidiyorsa keçinizle bile cinsel ilişkiye girebilirsiniz, yaptıysam yaptım ne var bunda ’ diyerek hayvan sevgisinin boyut ve içyüzünü resmen ortaya koymuş.
Alain Delon Odur ki, Melanie’ yi adan tutarak takip ettirmiş Melanie ise Delon’ un hafiye olarak tuttuğu adamla yatıp kalktığının gerçek filimlerini kocası Delon’ a yalatıp yutturararak sapık ilişkili herkesi global kerhanesine teslim alan geleceğin ( yani bugünlerin) aşılayıp alıştıran dünkü sponsorluğunu üstlenmiş.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Allain Delon O’ dur ki, artiz oluncaya veya edilinceye kadarki yaşam kesitinde çeşitli cinayetlere bulaştığı ihtimali kesin polisiye soruşturamlardan geçmiş. Sömürgelerden birine askere yollanmış ve kim bilir kaç kişinin kanına girdiği belirsizlikten döner dönmez kız suratlılığını cam kalplilikle karışımlayıp afişleyen sex erotikliğinin bol kazanç ve sayısız ödüllü şöhret getiren makaralara sinama salonlayarak film gerdirip sardırmış..
Alain Delon O’ dur ki, kent boğumlu ve metalik kurmacalı bulvar butik reklam afiş teşhir dekor çarşı marka dolaşımların sine vizyon hikayecisi olmaktan öte gitmeyen yüzden çehreden gövdeden ve perdeden sarkıp düştükçe her şöhretlinin bilindik refleksiyle alt tabakanın hep uzağında ve üstünde olmaya kendini duvarlaştırıp izole eden lükste, konforda, sitede , villada, özel adalarda çekildikleri asosyal inzivada insanlıktan çıkarak iyilik güzellik sivil toplumculuk konferanslarında görünür kaybolur veya hayvanlaşırlar.

Romy Schneider’ in tanıklığıyla eşcinsellik dahil her şekil sapkınlığa damga vurup deneyen Alen Delon da depresif travmalara düşünce İntihar denemelerine girişmiş, hayvan severliliğin artistlik yapan dükkanına atmış kendini
En nihayette yeryüzü haksızlıklarını çelişkilerini zulümlerini vahşetlerini baskılarını katliamlarını zorbalıklarını korkularını yağmalarını kaygılarını çirkefliklerini yıkımlarını köklü sorunlarını ve kalıcı dengesizliklerini şöhretin zirvesindeyken hiç bir filminde veya sivil hayatında adını dahi anmayıp sorgulamayan….Alain Delon O” dur ki, her ilişki kurduğu sinema koltuk numaralı kadınlardan doğmuş olan çocuklarına tıpkı kendinin anasız babasız ve çocuksuzluğu örüp işleyen kendini tekrarlamak gibi sahiplenmeyip dehşet bir cinnet sarmalının içine terk eden sadistin tekiymiş.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hız zaman mekan mevki nüfus güç gösteriş otorite servet saltanat makam ünvan her konuda ve her alanda acımasızca yarışarak rakipsizliği elde etmek için duyarsızlığı ve markalaşmayı getiren ve bu uğurda tüm insanlığını yitiren makinalaşmış sanayileşmiş her şeyi sinemanın parlak yüzlü kadınımdı erkeği ve her tarafından şehvet fışkıran kadın tiplemesini sermayesi olarak kapatan sinema her şeyi giderek menfaati ekseninde eşyalaşan bozulmaların Emmenuella- Isabella pornoğrafik serisinden önce Birjit Bardot” u ve Alain Delon’ u hayal perdesine mimleyerek görsel pavyon sermayesi olarak kapattı.
Hiç kuşkusuz ki zifirkatranı uçsuz ücralar sonsuzunda geceyi sarıp kuşatan yıldızların kamaştırdığı tarifsiz tanımsız duygusal çalkantılı etkileşimler gibisi, karanlığın içinde oturan salonların hayal perdesiydi aynı büyüleyici ve etkileyici doğurganlığı ve doyurganlığıı hayat gerçeğinden öykünerek beslenen sinema.
Bu yüzden tüm diğer sanat dal kol icraat ve kaynakları gibi toplumun bireyin ve insanlığın bütün sosyal içerikli ( çünkü çoğul katılımcılığı kapsayıp hitap eden hassasiyetiyle) müjde sezgi duyum bilinç tavır duygu düşünce itiraz gözlem fikir bildirimleriyle sorun ve çelişkilerine her türlü ilgi ve yakınlıkta aklı fikri ruhu gözü kulağıydı sinema.
Oysa Alen Delon ve Birjit Bardot gibileri aynı kulvarın eşzamanlısı deyim yerindeyse adeta süslü salonların kiralık garsoniyesi veya oyna deyince het çalkalamaya oynayanlığın kenar köleleri saplam gutmuş kadın kostağı erkek fahişesi lisansına, tüm bunların aksine ve hiç birine şöhretlikleri süresince varlık duyarlılık göstermediler ve hayatlarını her zaman tanrılar gibi tapılacak ilgiyle el üstünde tutulmaya odaklı ünlüler çöplüğünde yarım bırakarak hayatlarının görünmeyen kısmındaki acımasız yalnızlığın bütün azap verici öldürücü ve kahredici şizofrenleriyle murdar olup gittiler.
Bu sebeple ömrü hayatınca Cezayir Vietnam da de Ruanda’ da diğer Afrika kıyı köşelerinde Orta ve Uzakdoğu ‘ nun her yerinde akka hayale gelmedik vahşet düzeyli katlamlar ve soy kırımları yapan Fransa” yı görmez duymaz bilmezden gelen bayat numaralara yatarak, yeryüzünde olup biten hiç bir haksız hukuksuz insanlık dışılığa ilişkin onurlu duruş ve tepki sergilemeyip her Fransız şöhretlisinde olduğu gibi Türkleri önyargılı Avrupa tipi fetişist dolgulamaların ırkçılığıyla söz verdiği İstanbul randevusuna gelmeyerek Erşvan’ a gidip orda bunlar soykırımcıdır diye üçüncü sınıf sahne sergilemesi, çaptan gözden düştüğü şizofrenik alçaklığa depreşmiş travmalarını susturup sakinleştirmeye çalışan Alain Delon” un piyasa ünlüleri vitrinindeki görünen kıza benzer cilalı yüzünün arka çöplük gerçeğinde tüm hayatını hortlak etmiş zavallılığın inancı yitik hayatı kayıp kişiliği ve kimliği intihar arızası ve tezgah laçkası kokuşmuş çürümüşlüğüyle en son kertede bütün insanlığa ve dünya değerlerine kin besleyip lanet okuyarak şöhret soytarısı olmalar uğruna kendini öldürünceye kadar sallanıp sarkan rol kesme repliklerden hayvan mezarlığına sığınıp tutunmaya çırpınarak hayattayken ölmüş .moruklaşmış vasiyet ve veraset sahipliliğinde kendine son verdi.
İnsanların kıyaslayarak aynı seviyede yorduğu rahmetli Cüneyt Arkın’ sa tam tersi ait olduğu toplumunun ve insanlığın inandığı bildiği doğru ve yanlışlarına zıtlıkların çelişenlerenden temize çıkması uğruna hep insan tarafında kalarak hak hukuk güven özgürlük iyilik sevinç kaygı adalet vicdan hoşgörü paylaşım saygı sevgi dil kültür cesaret yiğitlik doğruluk dürüstlük mertlik kanun ilim bilim değerlerinde hiç ödün vermeyen açık yüreklilik ve kararlı duruşuyla daima çoğulcu hayatın tüm ortak dengeleyenlerine toplumsal saygıyı kültürü bağı son nefesine kadar yitirmeyip kavgasını verdiği azmiyle ve inancıyla; çocuklarının babası Türk toplumununsa zerre kadar Delon benzeşmesi olmayan ve nasıl inandıysa öyle yaşayarak tamamladığı kendisiyle ahirete göçen insan güzelliğindeki ölmez eskimez örnek rol modelidir. Hatırasına sonsuz saygıyla rahmetlinin.

Devamını Oku