Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Ama öyle ama böyle..
Senet sepet kayıt kasamet
Sen varsan bunların hiçbirine luzum yok
İnsan Ismiyle andığım sevgili
Sen varsan volta kesinimli trapez mekan
Ve mumlu mektuplar ağzı dili

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yanıldıklarımızdan en büyüyüdür
Yalnızca alfabesi var diye insan yazar konuşur zannederek
Çimleri çiçekleri
Dalları gülleri susan sessizlikle hayran hayran kalınca
Hayatı insan kadar bezenmiş
Ve yaşama sevincini çıldırasıya özenmiş düzende dilleşmelerle

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Müsgülden perisana
Doludizgin firarlardaysa toz toprak
Dereden gecmis deryaya varmis katrelerin ciy damlasidir
Ihtiyar cimenlere düsmüs kiragilar kadar sürgün soguk ve yangin
Ayaz….
Kordan elenmis avrulmus küllenmis sizilara ne care ki…

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Olmam diyen
Gtitmem diyen ey nazlı şey..
Aç gönlünü de yüreğin seni bulsun
Sözleşmesi bitmekte olan şu bütün yalan yanlışların
Kendi kendini kazıklayıp kandıran akıl fikir
Ve kalpsizliğine zengin olup gitmelerdeyken harap

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Müspet ve fenni
Geldik geldik geldik
Sigortasına dokunduk
Dipledik..daldık matematik fiziğin sinirine
Ters gittik, tersinden gittik
Ve geldik

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Nerde ne yapmasi gerektigine sorumlu
Nerde ne yapmamasi gerektigine yine ve bir kat yine
Mademki vardir,
Mademki vardir ve kesindir gerek tuzlu gerek yarali
Büber közleyip sogan dürümledigi hayatini pesinde birakarak
Mademki bir gelmenin bir gitmesi vardir ve kesindir künyesine insan…

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hayal kuran
Adalardan geçince evi verana yıkılmış rüzgar
Yarası tazelenir..öyledir ya..Ondan beter seviyorsam
Frankfurtta çarşısı azad bir pazarsam ve biraz var gücüyle koridor
Biraz köln köprüsü tren
Akdeniz kanı çekiyorsa gözlerimde mil mil ağrıdan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hazır mezarın ölüleri başında bekleşmezken
Ve suyun eline hiç bir atıklaşmış minarel
Bulaşıklı sular dökülmemişken
Kronik klor, karbonoksit, kurşun bilmem ne püskürtülmemişken
Damlasını kanmak niyetiyle yudumlanan hayata
Sudan başını uzatıp ilk önce Afrika kıyılarında karaya çıktı

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Gülbenzinde dile gelmiş tülhanlar
Zülüflerini buğday başaklarından yolduran tülbentlere sarınmış yaşmaklı
Gün arnacı yokuşlarında kimi görse kendi sanır
Yakut yadelerin çeyiz sandığından sevmeler sarhoşluğu firuzan
Bulmuş da öyle avunur gibi yaban yelde
Alazlanan harlarda

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Naçihanesinde seyri alemin
Eller sana bakarken, sen ise ellere
Durum vardır durumdan bir durum
Bulanık görünür sersem uykularda uyandığın yüzün
Durum vardır tanıyamazsan eğer dünün neydi, günün neresidir hangizamanın
Bulanık görürsün düşkırıklarındaki hoyrat vaktini

Devamını Oku