Kötünün isi bitsin,
.. iyinin gözü yasarsina
Bel bagladikca iki ucu kopuk ucurum bir yerdir dünya dolusu insan
Kimildadigi döndügü duydugu bütün hayal heves hasret istek ve arzuya
El koyup yol kesip bezirgan okuyup haramisi cok haydut eskiyalar
Kitabi ve peygamberi olmayan piyasa tanrilarin
Yıldızların
Gece sarhoşluklarına kapılıp uykusemesi hallere
Zamandan önce davranırım sanarak
Çevrilmek umuduyla sonsuz alevlenmelerin yolunu
Ocağına ateş düşmüş ya...
o gibi misalden..
Hızını etkisini ve şiddetini kesmeksizin artıran kasırgalarla, uzakta gürleyen şimşekleri gökten yere sürükleyip serpiştirerek
Ormanların ve dağların dingin beşiğinde oturan kulübeler gibi girdiği rüyalardan çıkıp, aradığını bulamadan eve dönmenin geri kalan öteki tarafıdır insanı yaşamaya bağlayan iten çeken ve cezbettiren yarın. Çünkü arzuladığı istediği dilediği ve umduğu yere yaklaşınca, hayalini ve hasretini düşlediği eşsiz benzersizliğin orda olmadığını; tam tersine kendini yaşatan aidiyetin ve gerçekliğin hayat serüveninde ve yaşam öyküsünde olduğunu görüp tanıklık ederek eve, yani olduğu bildiği kendine geri döner.
Fakaaat, aksine tersine çar çurdaysa…:
Yaşamın değişmez ilkesidir tok acın halinden ne biler ne anlar “ diye. Öteki laf da” fazla laf yalansız, fazlaca mal mülk şöhret güç otorite ün ünvan haramsız olmazmış “ diyen. İstanbul, İzmir, Bursa, Antalya ve istisnasız birbirinden akibetini açmazını çıkmazını hünerde hususta örnekleyip kopyalayan hepsi.. kımıldadıkça göç toplayan, göç topladıkça üstüste yıkılmış on milyonlarca yalnız yitik kayıp kaçak kimliksiz kozmopolit kalabalığını tanımayan, taşıyamayan ve tartamayan ve içinde bozulduğu ve boğulduğu kir, gürültü, kargaşa, hır, gür, nizah geçimsizlik, istikrarsızlık , mutsuzluk ve nicesi sorunlardan servetini sermayesini kronik kalıcılıkla edinenlerin en başta belediyeciliği arpalık gördüğü… veremi gösterip sıtmaya razı etme taktiğiyle hepsinin ortak bileşeni, siyasette tek kale oynadıklarının toplumu çalımlayarak aldatıp yedirdikleri acı reçetelerle, hiç birinin diğerinden farkı olmayan listesi saymakla bitmez mal mülk sahibi olduklarıdır.
Sanat ilim büyüme ve gelişme yasasız mümkün değildir fakat ortak duygusu sorumluluğu düşüncesi paylaşımı aklı vicdanı olmayan katı kanun kaide ve kuralcılık sayesinde yüksek getirili kusursuzluk mükemmeliyetçilik imar ve inşa edilerek üstün başarı elde edilse de, her şekil dokunuşuyla ilişkilendiği etkinlikten sebep doğurduğu sonucuna kayıtsız ve müdahalesiz kaldığıyla, her doğallığı başkalaştırır değiştirir dönüştürür zarar ziyana sokar ve bozar .( diyor Genç Werterin Acıları saya 19’ da Goethe)
Yeller essin insin yagsin yagmurlar
Ayaz sonu bogum bogum buglanan topraga nergis cigdem dogunca
Carem cilem sende gibi daglara düzlere doruklara
Yorulan divit
Susan ciglik
Yanip sönen kül….
Kibriti dikine cöküne kondurdunmuydu oyun senin
Büyüyünce ne olacaksin lafina takiliyor hep
Falan filan fismekan
Senesini doldurmadan daha
Nisanlaniverir …
Yüz yüze diz dize kavilli kararli o bicim okkali nikah
Piyanonun kollarinda püsün yasin
Parfümlenmis kumaslarla süzülüp sallanan siyah dans
Her kapi girisini kemenlarin sesine tutulacak kadar pariltilar arasindan
Hayatin disinda kalmis bütün caddeleri ve sokaklari itip kakarak
Kendi basina buyruk pervanelere , dönüsü zor tutnikelere
Bunlar buralarin daha iyi günleridir nikahina sahit
Daldan dala ucar konarken
Gezerken dagdan baga sevdim inandim diye
Zordur..
Gitmem gerekiyor hüznüne elveda avutup uslandirmak
Zordur ister baglansin ister cözülsün
Sorarak yahut unutarak geniz yakan nacarligin
Fotörü cikarinca veya takinca
Hayira serre kim daha erken varacagina
Kafa tuzluk gibi dökülen tanelerin nar kabndan tursu serbet degilse
Kim hizli yürür kim yavas sürünür zor bilmece degildir
Akil…
Ey kudretli sey atomlarin neye göre hareket ettigini
Ne kadar lamba renklendirir
Perde aralar, far tutar, parilti gürültü söker koparir
Ne kadar genis salon düz fayans pembe hayale kristal dökümü vakur billur
Ister acin ister kapatin kendinizi, körseniz eger
Pilastiklesmis bir dünyanin hormon adap ve aliskanliklarina köleyseniz eger
Hic sansiniz yok caglaya cimene daga düze aska sevgiye
Güne aglayip tüm varini küle yanmaktan
Ismini ne koyarsan koy ömrü solan sonbahardi gülgülistan harabat
Terkine aziksizligin heybesini eyerlemis bag bozumlari gibi dallar ve asmalarca
Sercesmesi sukuta hayal söyleyen suskun kurak ve dellali…
Ucu yanik mektubun hangi uzak diyarina degirmenci durmus gibi elaman
Cismi meramina sürgün sefilligin müsterisi ziyaretine diyar gezercesine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!