Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Her durakta yeniden
Bütün suskunluklari cagiran cigliklarin sesine soluguna katarak
Ah bu kervan ne dur bilir ne uslanmaya gönlü yatar
Bir göctükce eylenip giden seyirdir kendikendini
Ucsuz bucaksiz cicegin ayalinde yazbahar neyse
Divanemin aklihayalindeki

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Daha ikindilerdeyken cemre devrani
Kavusmanin yere göge sigmayan hasretiyle daglar dolanir sefil rüzgarlar
Kimseye söylenmemis müjdeleri ulastiran posta kuslari gibi güvercin
Varir varmaz topraga darin düser ask kadar cok…
Güzelligin bütün tutkularini namina yareden
Deresi düzü tasi topragi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Mantiken hukuken aslen madden ve manen; ilmi fenni uzvi sekli sureti asgeri azami ihtivasi icerigi her durumdan her yönden her yoldan ve her bakimdan bütün yapisal donanmisligiyla bir seyin YENIDEN KURULMASI icin, tepeden tirnaga YIKILIP yerle yeksan olmasi gerekir….
Ilgi alani diye birsey dolanir söylenir sirasi geldikce dilde dudakta ki, yasamayi süne sürüne terkettigi topraklardan kopup kovularak kendi varligiyla özdesmis bizat üretigi ve tükettigi davari sürüyü tarimi kültürü bagi bahceyi bilgiyi beceriyi topykünüyle corak cöllesme sigintisi sehir carpik yapilasmasina yigilip yogunlasmanin, tarifi tercüman gerektirmeyen devrilen düsen dökülen YIKIM yeridir.
Akil fikir düsünce paylasim üretim emek vicdan degerler temelinde hicbir yerde yer tutunup kisilik ve karakter edinemeyen oynak kaypak bozgun bosluklara ören veran sehirlesip yiginlasarak, sonu gelmedik yikimlarin bir türlü huzur rahat vermeyen gün ve gündem degiskenliklerini ölesiye tükenisler mesaisiyle karsilayip doyurmak icin fert basi payina fazlasiyla cöküp cullanan aile ve toplum paramparcalanmisliginin `burasi benim ILGI ALANI`m degil kopmus kudurmusluguyla sartlanmis davranis tutum yol iz gülücük hickirik kahkaha terbiye taksim tayin tahsil tespit teshir teshis tahrik tezahür güdüm takinti takanak haciz hinc kin taraf teskilat ivir zivirlisi olup ölmeyi resmen yalayip yutmak zorunda kalir. Bu ezen sindiren yoran cürüten kokutan cöküs yikilis temelinde kendi hayatina tutunacak hicbir özgün deger ve iradesi olmayan tükenis esaretliligi, herkesin tavrindan tutumuna gidasindan giyimine aliskanligindan töresine kostümünden cazibesine uic farkliligi olmayan AVEME`lerin kamcilayip kudurttugu ve icinde her türlü hileli boyaliligi barindiran `sen herkesten erismesi mümkün olmayan üstünü ve farklisi olmalisin` kiskirticiligini özene bezene, ilgi alanlari yalnizca siddete yozlasmaya esarete tembellige güdümlülüge taraflasmaya gerilime bunalima nefrete doyumsuzluga tahammülsüzlüge caresizlige degersizlige güvensizlige sindirilmislige bilgisizlige kuskuya körlüge samimiyetsizlige yalana ilgisizlige mutsuzluga daralmis üretimsiz sevgisiz kanunsuz hukuksuz, sehir betonlasmalari kafesinde yitirip yoklara harap ettigi bütün iNSAN DEGERLERI yerine kendi yikiminin tüm sorumsuzlugunu bencilligini duyarsizligini sevgisizligini kinini bölünmüslügünü ilgisizligini soguklugunu acimasizligini disa saldirgan ve ice kapanikligiyla hayata ölü dogurduklari cocuklarina devredip aktaracaklardir. Durum böyle olunca da, kendi insanligini sayesinde tükettigi piyasada en basta gelenler arasinda tek markasi bile dahi kendine ait olmayan CEP TELEFONU ve yan sanayi tüketiminde yilda altmis milyar ve kisi basi besyüz saat alet dürtükleyip konusarak ahmak avutan Türkiye, üc ila bes milyar dolar arasi da ithalati icin banka borsa borc bataginda selfi cektirmekte…
`para getirdikce insan bile serbest piyasa pazarinda etiketli fiyatini ödeyen herkesce engelsiz sinirsiz kolaylikla alinip satilabilmelidir..` diyen ADAM SIMITH`in ütünden hic kirbaci inmeyen köleligi yakin yizyillara ve tarihi bilinmeyen gelecege birebir uyarlayip bugünlerin `yeni dünya düzeni` yaziliminda programlanip sözkonusu kul ve köleleri tarafindan da kapis kapis tüketip harcanmaya kaniksanmis kurumsal soygun-sömürü temel dayanak manifestosuydu.
Ezici horlayici itici incitici dislayici kücültücü alcaltici aldatan soyan sömüren üzen ezen yoran yipratan delik desik edici acgözlülügün doyumsuz vampirligini aci ölüm zulüm kan talan sürgün revan tecavüz yagma YIKIM`larla besleyip semirilmeyi yol ve yordam bilen ADAM SIMITH serbest piyasaci soygun sömürü temel dayanagini, bilim sanayi devsirerek sinirsiz ve kontrolsüzlügü SINIFSAL DiKTATÖRLÜKLE( proleter) paravanlayip ayni yayilmaciligin güdümlü verimliligine ulasmak isteyen STALIN, inin izini yürüdügü yolu dolaydan dolambactan kivirtarak dibine demirledigi esdüze felaket kuyusuydu…
Bugün kendini topragini madenini mineralini insanini emegini ETIKETI KONULMUS her fiyatini ödeyene ucuz yollu kul köle soygun sömürü esaretinden gününü yorup gündemini yipratarak, yani, vari yogu herseyine yönelik kendini hacizlere koyan igfal tahvillleri karsiligi her talan tarumar tecavüzcüsüyle is-güc tutarak yeryüzünün bütün soyguncusunu sömürücüsünü isgalcisini süründürücüsünü basina bela gibi biriktirip yigarak hem onlarin her türlü bunalim ve kirizlerini iyilestirici SORUNSAVAR cinsi rampacilik edip, hem de onlarin `para getiriyorsa insan bile konulmus etikete sinirsiz sorunsuz ödeyenin esaret mülkü köle maddesi olmalidir` kiyamet yaklasimindan medet umup, dünya tekelini eline gecirecegini sanmaktadir ayni kuyuda insanlik ölüsü kurcalayip `kazan kazan`sosyalizmi oynattiran Cin…

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Birdenbire ne diyecegimi bilemedim
Birden ikiye kadar ve iki ücü bile bulmadan
Carsi kenar tüm kadin
Güzel varlik ki kadin dedigin
Sogugun böylesinde eksi yirmiye yakin
Magazanin duvarindaki dereceli civa catiiir catir üsümüs buymus catlamis

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Her zaman diyorsam
Israrla herzaman
Birgüne bir gün olur
Buza yazılmış bütün azap düşleri karbeyazıl
Kimilerinin bala bebeği,
Akla hayale gelmedik bela çiçeği kimi kimilerinin

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bir uctan bir uca oturup kalan bir yer saat
Saat saat sessizligi kovalayan duraklardan kar lapalariyla akip giden sehir yakasiz
Buz gibi bilinmedik trenlerin isiksizligi aksam karanligina kalan gölgelere vurarak
Söylesecek duvarlar aramaktan yorgun ve halsize
Mektuba yazarcasina uzaklara bakan ufuklar selamina katarak rüzgar hoyrat
Icindeki konusmayi özleyen

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Nefes nefese dikeni dibinde kuruyan kenger
Kehten gelecek dolmusu bekler gibi hala agustos rengi toz toprak
Kavrucu soguklar kapisinda esse bile yilkiya arin
Hala unutuldugu daglarin tepelerinde yalniz ve yavrucak
Eskilerden kalma yagligin ac susuz katigini azigina sararak
Yerinden hic gitmeyen ölümsüz bir hikayanin kendi basina masalcisi gibi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Biraktigi yerde kalmayacak ne dün ne yarin
Saatin kaydedip biraktigi yerde
Baslayacak bitecek ve yeniden baslayacak, basladigi yerden sonra bitecek
Fosfor isiklarina carparak isik ve karanlik
Hududunu kimsenin bilmedigi yolculuklari birbirini izleyen bakislar arasinda
Ah be sen miydin cagla bagi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Kir güzelini kusanip giyinendi
Daglari mesken tutup doruklara mektupsuz selam yazip söyleyen
Bu aralar yaz oldu kondu göctü mevsim tazesi kervan devran
Dilinde ask söyedi sazetti gönülbagrinda cicek ve kus
Kilitsiz kamcisiz baglar baharlar etti eylediydi
Ismi sevdali güzel bahcelerde eylenip

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Gönül açıp güne ordan burdan geçilmez yoldan aşılmaz dağdan
Yolcusu seyri seferinde yol
Sevgili derdinde itibar ısrar ve arzu
Rüzgarsa aşk kuvvetinde karayel
Karanlığın içinde saklı seslerden saçılmış dökülmüş
Sanki herkeslerden saklı gizlisini sırdaşımsın diyerek ayaza

Devamını Oku