Boyutsuz bir uzak
Taaaa gerilerinde kalmis gitmis Hayatin
Dilediklerimize cogu yetisemeyen ter bosalmalarinda konusu
Tam bir mahkemelik
Kederinden beslenip kaygisina doyarak
Kambur durumun kolayina düzeltilemeyen
Kendi agirligindan hafif seyler sirtlayip yüklenmeliydi
Cünkü tasidigi kainattan cok daha agirdir zehirle zemberek arasi dünya zaman
Hele de ihtiyar oldukca dil söylemez kilit dönmez ugramaz
Bedene yük sayilinca can
Her yerden daha ucurum ören bir yerdir büyük gürültülrle catirdar vinc
Halat kopar duvar cöker cati ve köprü yikilir
Eskiden
Hadi olsun olsun bir elin parmakları kadardı
Dünyanın harikaları
Şimdi ipin ucunu sapıtan herşey....
Bahçe çabası, çatı kiremidi, işleyen işlemeyen demir
Üstünde flaşı patlayan uzakdoğu meraklısı bulgusuyla
Bol sarfiyat bolca israf bol bol harfiyat
Kamyon kamyon giris cikisi kapali sokaklara hayati uzayip giden
Beyaza boyanmis tebesir gibi her tarafi yikdaptan isaretli
Gün soluyor, agaclar sallaniyor, cizgide mahkum mevzuat
Ara sira günes damliyor catilara
Ardindan derde mahkum akordiyon ve yagmur
Veran kapidan yikik pencereden egilip uzanip kendine bakacak olsa, hic durmadan bozuk ezik bulanik berbat yikik egri bügrü ve silinti süprüntüler bataginda dirliksiz, huzursuz, hukuksuz, sevgisiz, inancsiz, kültürsüz, ilgisiz, itibarsiz, iletisimsiz haram hurda harabe kalabaligi insansizligin muntazam hizalara getirilmis dizilmis düpdüzgün depolanmisliginin demir celik betonanarm kafesleriyle süslü soguk silik soyut sahte samimiyetsiz kimyasal kemirgeni kozmetik Serbest Piyasa Yeni Dünya Düzeni ambarinda buluyor kimsiz kimsesizlere yagmalanip yerlebir edilen hayat..
Ucurum derinligi cehennnem tariflerinin bütününü kilitleyip kendi icinde saklayacak derecede her türlü vurgunu, sömürüyü, baskiyi, darligi, korkuyu, tehdidi, kuskuyu, cekinceyi, ezilmisligi, körlügü, kusatmayi, düsüncesizligi, cesaretsizligi, paylasimsizligi, ahlaksizligi, zorbaligi, mecburiyeti, bagnazligi, karanligi, kirliligi, kahpeligi, hainligi, küfürü,nefreti, catismayi, ayrismayi, bencilligi,kini, güvensizligi, tükenmisligi,kargasayi, gerilimi, küslügü, öfkeyi, bunalimi, degersizligi, kacagi,ahmakligi, kovulmslugu, teslimiyeti, caresizligi, asagilamayi, yozlasmayi, hirsizligi, kanunsuzlugu, yoksullasmayi, yalnizlasmayi, endiseyi, carpikligi yasamin tek gecim kaynagi haline yapip yerlestirerek bütün bu talimli terbiyeli yikim teminati olmadan ayakta dikili tuttugu cesedini dünya sefilliginde dolasima süremeyecek olan kizil kiyamet külliyati ve bogunuk bulasik buzul carmihi öylesine böyle bir Hayat…
`Nasil olsa güc ve zenginlik sahibi olan iktidardir, iktidar olansa herseyin herdurumdaki herseye dair sorgusuz sualsiz tek basina buyuran duyuran yapan yöneten hak-hukuk sahibidir..`gibi bir yaklasimi kendini kazandiran bütün ilgili iletisim kaynaklarindan geceyi gündüze saniysini sektirmeksizin ve her türlü yerin altindan, anahtarin deliginden, duvarin dibinden yahut yerin gögün altindan üstünden mili miline insanlarin en derin uyku fisiltisina kadar döseyip yerlestirdikleri dinleme aygitlarinin disinda carsiya bazara mahleye meydana mahrem namahrem demeden bütün duyarliligi kaybolmus hadsiz hukuksuz umum yasam denen heryere izleyen ve gözeten ve takipaltina alan kablolu kablosuz zifir zindanda…..
Dieter Bohlen, Stefan Raaab, Avusturalya Cungel,Oli Kaan, Campiyon Liga, Big Brodder, Komisaar Krimi, Doctor Dallas, Königin Glorya, Topmodel Galerie, Wer Will Millioner Günter Jauch, Wetten Dass………gibi düzen icabi isgören kurulu kayitli maskaraliklara disarda yasanan acimasiz ve amansiz sömürü soygun kiskacinda herseyi kendi kulu kölesi gören afyon tasaronlari olarak kullanan ALMAN LOKOMOTIFLI küresel eksen, Para kalibiyla düsünüp görünüp görüserek hickimseye kendi müsadesi disinda özgür özgüvenli ve özgün iradelerde yasama hakki tanimadigi kosulsuz boyunegmisligi gelmis gecmis en yetkin özgürlük ve demokrasi gibilere salaklayip sundugu insanlik azmis sapmis cürümüs cökmüslügünü kopyalayip dünyanin enine boyuna yayip yerlestiren kiyamet büyüklügü salginlarla…
Bop….daha iste en seckin örnegiyle topunu tüfegini cehenneme cevirmek icin orda birikmis dayanmis dösenmis vaziyette azmis kudurmus kuduzluga hir gür edip duruyor orda, ekvator meridyenlerin en abozgun keskin küskün linc lanet gözüdönmüslügü kavsaginda, tüm ve büsbütün dünyanin eksiksiz tir tir titredigi orta yerinde haram zulum yerlebir, herseyi kendi buyrugu kaydina alan hickimsenin hicbir zerre hayati hassasiytini umursayip götzetmedigi cinnet cukurunda dehset dehsete ve toplu tedavüllü insanligi hepten tümden ortaliktan kaldirmis olan gaz kokulu, savas sinyalli, tecavüz tertipli, karamsar yövmiyeli, cincinayet sicilli, ganimet menkullü, yagma usullü, yikim düzenekli, silah sanayili, vahset sarmalli, kitlikkiran kaynakli, petrokumyasal ölüm kalim felaket manyakligi de iste daha göz göre göre orda, dünyanin göbeginde, medeniyetlerin besiginde, dinlerarasi diyaloglugun holliwood iyimserinde, yeni dünya dürzülügünün deyyus düzenbazinda siritip sorutuyor dilinin disiniin salya sümügünde kir kann kiyim talan isgal vurgun ….kiskivrak kiskaca zincirli zindanli kilitleyip kelepceledigi hayatin dibini kökünü insanlik disiliga kaziyip, `resmen hacizdir ve hicbir gecerli hükmü yoktur`lara defterini definini dürüp büküp kimsiz kimsesizligin ilgisiz ilietisimsizine koymak icin sevgi hak hukuk yurt yasam denen ucsuz bucaksiz varligi..
Hic bitmeyen Ask-i Memnu ve Dallas´larla…
Kollarimi acsam kopup gelecek esikteki sonsuzluk
Zaman son deminde zerreye tutunanlarin zillerini calacak
Konusmaz diller götürmez yollar sormaz aramaz sürgüler ve kapilar
Herseye uzak herkese küs dargin heryerden corak kim ve ne varsa
Sönmekte olan ciranin farkina varacak oldugu yerde
Ölmeden evvele
Parlak ay altinda ates böcekleri ve efil esinti yaz
Ucari kervanlar gibi konar göcer hayale cahil cerci baglarsa
Üzüldügü yerden kopmus kördügümlerde bazi hayal bazi düs seyridir
Azat bir cigligin ardisira hükmünü nöbetlere yazdirip
Cahil ile ayni korda külolmak ne yaman seymis diyenden
Kimsesiz karanligin etrafinda pervane döner
Yaniyor koralevler kizgin körügünde
Sahilde tekne turunda köz kavuran kumda tenha kumsalda
Üstünü basini susuzluga dökünen anadan üryan
Degilse bile ip inceler tülünde cirilciplak yaniyor
Tütüp tutustugu yanikligi burdayim diye ap acik ifadeyle duyurup
Gelen gecen agustosa imdat cagirip azgin bileniyor
Kopmuş kızışmış sahipsiz sualsizliğin her türlü kanunsuz yolsuzluğu kendine sağlam dayanak ve sarsılmaz destek bilip bellediği pazar piyasasında ihanet, ihale , ihmal, yağma,rantiye , şantiye, talan ve yıkım kapısıdır iİstanbul. Buralardan sökülüp sürüklenerek kesintisiz yağmalanma ve sürekli talan gıyabı hakkında istanbul hüküm bildirimleri adına yığılıp gelen en sonuncu sandıklaşma tezgahında ,kimin daha çok pekaka istemlerini karşılayacağına dair açık artırım yarışına girişerek pazarlık bezirganlığı yapmadı, toplumsal irade adına kimseye sormadan kendini yetkili kılan siyasetin içine düştüğü içler acısı iflas ve acziyet bildiriminden başka bir şey değildir.
Hangi yol çark veya yöntemlerle erişilip kazanıldığına bakmaksızın kimin şöhret saray mülk mal güç dekor saltanat ün yahut ünvanına bakarak insandan sayan kokuşmuş çürümüşlüğün her türlü yalan yanlışlarıyla topyekün yaşamaya alışıp, kendini kaptırıp götüren ölümcül bir sürüklenişe terkettiği toplumsal başıbozuklukta hayatın ve kendisi gerçekliğiyle asla (kendini kuşatan esaretin üstesinden gelip sorgulayan- yargılayan değerler düzeyinde ) yüzleşemeyen şekilsellik ve kalıplaşmalar çerçevesinde devamlı sorun dişiriciliği yapıp, insanlık arızası biriktiren
çokmazlar çöküntüsüdür Türkiye genelini örnekleyip kendine benzeten İstanbul. Bu yüzden galu beladan beri hep yağmacının talancının vıuguncunun hainin istismarcının ' taşı toprağı altındır' diye göz dikilip gözdesi sayılmaya algılanarak, bugünlerde artık taşımakta can çekiştiği insan nufusuna tıkanıklığın yirmi beş milyonluk olumsuzluklar akıntıdı kalabalıkların her gün artan sorunlarıyla yatırımı üretkenliği sıfır borç para betonarme çar çevrimi üstünden kişiye bağımlı kurtarıcı mucize veya bop kataloğundan eskidini yenidiyle değiş tokuşluk sanal MESİH bekleyen mezar çöplüğüdür İstanbul.
Kimi sol teneke afişli arabesk tozup koparan gürültülerle ' kavgamızın şehri ' diyor her kopup gelene iyilik güzellik manzaralı istanbul bağışlıyor, kimi milliyetci muhafazakar tahrip kalıplı tarikat besleyiciliğiyle 'ikibin yirmi üçlük yeni osmanlı mesken makamı' süpermarketler zinciri diye istanbul alıp satıyor, kimi etnik kalkışma ekümen ayrışmacılar gürühu ' istanbul herkesten çok bizim örgütlü mahle mülkümüz ' diyor, her kesim her yoldan ve yönden bulduğu her fırsatı Türkiye örnek seçiminde İstanbula tecavüzün yağma- yıkım bahanesi olarak çullanıp daldırıyor ...asıl olan bitense günden güne zorluğu kıtlığı darlığı kuşatmayı çaresizliği zorbalığı acziyeti işsizliği dayatmayı muhtaçlığı karamsarlığı korkuyu kuşkuyu güvensizliği mahrumyeti kamçılayıp kıikırtarak, akıl fikir ahlak vicdan sorumluluk duygu düşünce sevgi saygı gibi insanlık değerlerini devre dışı bırakan her türlü kanunsuz kuralsız yolsuz hukuksuz kaidesizlik yağma- yıkım tasarımcılığı sultasında hiç kimsenin sıcak para taşaronculuğu yapmaktan başka çaresi çözümü projedi olmayıp bizzat kendilerinin proje ürünü olduğuna dair tüm olup bitenleri kanıksayıp kabullenen eşik evresidir İstanbul.
Eğet başaşağı yok ve yoksul olmaya özenip imrenti besleyerek tüm insanlık ilişkisi ve dünya değer dolaşım dengesinden kopup uzaklaşıyor ve bozuluyorken herşey herkes ve her yer,orada ün nam şöhret güç yahut göstetiş sahibi durumuna gelen her sanat müzik edep yahut edebiyat da elbetteki çöken çürüyen yapı bozukluğuna ait parça aksamı ve duruma ugun münasip afyonkeş ayarı veren tetikçi düzeneğinden başka bir şey değildir. Bu bağlamda Türkiye' ye yön verip yönlendiren yağma yıkımlara dair pilot mesken olatak çöküşüp çullanılan istanbul' a, aynı hız seviyesinde mevcut durumdan zirve yükseltip ün ve servete konan ilim teknoloji medya sinema tedim galeri salon müzik sanat edebiyat vesaireler de anlamından bozulup işlevini üç kuruşa berbat edenliğin artık avans ve avanta çöplüğüydü.
Hiç kuşkusuz aklın fikrin özgün düşüncenin ve özgür iradenin sorgulayıp yargılayan yol ve yordam gücüyle yakan yanlış gidişatın bütün haksız hukuksuz haram ve harami kapsamlı zorbalığa dayanan başına buyruk ve başıbozukluğuna bakarak günün birinde altından kalkılamayacak ve içinden çıkılamayacak toplumsal enkaza veya sosyal çöküşlere davetiye çıkarıcı sonuçlara varılacağını bilebilmeliydi insan. İlk halinden dallanıp döküleceği belli yıkım belirtilerine kayıtsız kalan her avutucu aldatıcı oyalayıcı ihanet ihmalleriyse başta sorup sorgulamadığın bütün çöküntülerin binip yüklendiği sonuçları dayatır ve diretir iradesini teslim aldığı toplumsal kalabalıklara. İradesi ve yetkisi yığınlarca sorun yüklenmiş arızalara ihale yövmiyecisi toplumsa, boğulup bunaldığı bütün çıkmaz ve birikintileri birbirinin üstüne boşaltan kısır döngü hır gür kavga gürültüleriyle acısı her gün artan yaşam zorlukları hıncının tükenmişlik marka ve bağımlılık taşıyıcılığını alışıp uyuşmanın gerilim şiddet belirsizlik huzursuzluk ve bunalımlarını yaşar ve yaşatırlar. Galatasaray- Fenerbahçelilikte ( eften püften hükümsüz bağırtılar alışılmışlığı ve sıradanlığıyla ) ' biz kazandık ' bağımlısı zafer sarhoşluğu naraları her ne ise, günlük anlık Binali- İmamoğlu patlayıp püskürmeleri de aynı tıkanıklığın toplumsal iltihap birikintikerine dair hayatın hiç bir yerinde ezilip umursanmayıp be sürekli yolsuz kanunsuz hukuksuz yalan yanlışları zoraki kabullenerek sömürülmüşlüğünden başka karşılığımı bulamayan içe sinmişllik defilesi, itibarsızlık çığlığı ve ilişkisizlik ifadesidir.
Demelisin ki
Gün telasini yirtip yararak diledigi güne kavusmak derdindeyse gece
Ucundan banip kulpundan tutup budagindan yakalamaya
Tavanla zemin arasindan daha keskin zor ve sivri
Her yoruldugu sevinten derman dirlik toplayarak
Daglar tepeler arasinda bir yol bulan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!