Öpülerek alınıp başa baştacı edilmiş ömre değer
Memnuniyetle gözaçılmış bir dünya güzelliğidir şu hayat
Öpülüp sevilerek tomurcukların balası
....ve koklanmadık çiçeklerin yavru kuzusu babıyla özlüce bir fasıl
Herşeyden evvel günaydın olmuş ışıklı bir müjdedir hayat
Zor ve karanlıklı bir yolculuğun kendine doğuşuyla herşeyden evvel insansı
Birseyi birseye birseyle bir veya binbir sekilde
Olus bitis niyet meram maksut murat yahut maksadina balikarak
Taban tavan zemin zaman yer cati sokak cadde kurgu ve kurumlariyla
Kim kiminle niye neden nicin nasil….?
Yapmak erismek istedigi her ne
Ne niyet ne maksat ne miktar ne icerikte neyse
Baska sözümüz yok dedik taburesinde uzanmis yayilmis günese
Bademler tüllenir baldir bacaklar tikir tirir kaldirim
Baska sözümüz yok dedik kendinden cok kalabaliklari
Seni olmadik ernden belleyip öpeyim de iyi olasin servislerinin
Insan boyu hizasi ve duraklar dolusu
Kunduralanmis ökcelenmis somurtkanliginda yitiklik takasi yapmaya
Günü yarini yitigi yalnizi
Yutkunmasi yavan, sindirmesi yavan
Ya da yukari iterek yuvarlanip ondaligi yüzdeli düze cikartilacak
Baya kesirler küsüratindan degil..
Atese dokunmussa kül, dumani tütünü sineye cekerek
Ya da insan
Süpürge otlari gibi
Evin esigindir belki damlar kirlangic bahceler mayis..
Topragi gelin götürmeye ve bahar etmeye süslenip taranmisken üzerlik
Catida kizarip duran kiremitlere
Yanik yaz havasindan bagri yakasi acik gökyüzünün
Avluyu gecer gecmez hemen ikindi oluveriyor, sonra birden bahcelere bulutlara
Böyle dizginlerle böylece düsler
Kurulmus olan hayal kösklerinin bir oturan güzeli olmaliyi dertlenirken
Semalini degistirmis sekille temasaya yenik düsük
Gününden evvelki dogumlarin pespese dolan resimleri eylül esmesi
Binip gitsen kamyon olacak yol
Tozan toprakta gönülbagi bostan, ben bagban
Eylül…
Günesten daha sapsari kumluk ve kumsal
Hicbir yere gitmeyen atlar üstünde savrulup sallanirken cocuklar
Oyun bahcesini kac kez doludizgin sevinclere kucaklasarak
Cizginin öbür tarafi asvalt egrisi dümdüz kum saati
Dagin ucu eskidikce usul dönen yel degirmen
Oniki eylül tantana tantana tan tan tannnn...
Bir halt çıkacakmış gibi ucunda ortasında kaydı çoktan silinmiş filmin
Başartiz..
Atıyla kırbacıyla kemendiyle ve hatta toplu dabancasıyla
Kıydığı canları hatırlamayacak kadar bunak ve hattızatında zaten,
Morukluğu hazır öbür dünya yolcusu
Öyle degil iste,
Tozlu yoldan
Isigi izleyip sessizligi dinleyip yürüyüp giderek suya topraga
Dal yaprak verecekken henüz tomurcugun
Zahmetini cekmedikce yerinden oynamiyor ne calgi ne ses ne solist
Dönmüyor da ne degirmen ne dünya
Sonu bastan belli
Egilen dallarla savrulan yapraklar coktan günü kapiya dananan sonbahari ve güzü
Eylül oluyor bahcede bagda esikte duvarda iklim
Betona zifte donanmis kaplanmis sehirden sonrasi yanan otu dikenlere yol revan
Inip cöküyor ciyan yesili sacaksiz ve sacakli bulutlardan sisli perdeler
Cisiiil cisil islandikca üst katlara kadar bogup tirmanan puslu virane




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!