Gülecekse topragin olsun doludizgin gölgemde
Kandiracaksa suyun olsun selviler boyunda serin
Dogacaksa ay ve günes
Cesaretimin bir ülkeyi sagilip siginmak kadar telli güllü baglarda bahcelerde
Gelecekse bahar yaz senin adinla birlikte yazilsin yazgima
Hükmüm delibasina belali bir rüzgar bilip dengini
Ürkek ceylanlarin telasa düsüp suya indigi
Tomurcuk körpelerinde bahar daglara siginip dallara tutunan
Herbir katresinde sarhoslugunu yikkanan damlalar gibi akip giderken nehir
Kurnasiz pinarlardan gökyüzünü sagiyor sanki sevgiliye susuzluk
Zaman….
Uzak bir calarsaatin sarkacinda dillere destan gönül penceresini
Daha sag iken yazili vasiyetiyle
Yilbasi tebrik kartlarindaki sonbahar sehrinin
Yukari dogru tirmanmakta zorluk ceken seyir tepesine götürüyor beni
Esiyor
Hem esiyor hem benimle seyredip söylesiyormus rürgar
Gazinoya yakin yazlik sinemasini mütakip meydan tarafindaki
Küf veya cürük sepete düstümüydü akibeti ilk bastan belli hersey ve hepsi kacinilmaz sondur. Huylu huylusundan bakar imrenir bulasir bezenir cünkü. Bu yüzden hic bir yer bulamayinca hasedi fesadi yalani ikiyüzlülügü ac gözlülügü alcakligi sapkinligi cirkinligi ve cirkefligiyle bozuk berbat batat ruh ve bümyesinde saklayacak hic bir yer bulamayinca, en mahrem yerlerinden ilk firsatta en zayif ve nazik silsile yirtilmalarla sirtarip disa vuran ; ve sonsuz hirs yaris husumet rekabetliliginde yüzlesmesi muhasebesi ödesmesi olmayanlarla hem kendini, hem her bulasip ilistigi herseyi kiyamete müstakil mahfa sürükleyen, foyasi baska asli esasi bambaska söz yazi kisi cevre toplum kalabaliklari eger bogup bunaltip kusuntu tiksinti uyaracak derecede hayatina cullanip cöken musallata karsi duruslu tepkisel tavir koyup sergilemiyorsa , her olan bitenden evvel hic bir dis etkiye ihtiyac duymaksizin bizzat kendi cürümü cartayi ecel faniye talan tarumar etmis veya ettirmistir.
Surasi cok nazik ve hassastir ki, biri cikip da etrafinda cepe cevrelenerek günün er anini zehir zikkimla ezip üzülen uykulari harap edecek derecede kahirli kabuslu ic cekismelerin yapisip bulasmis kof cürük bogum bogum tüm hayatini örüp sivayacak her sekil rezillikler ve mutsuzluklarla ic kanamali kavga kin tirip kibir küfür ima poz caka nizah hirs kisir döngülerini hic bitmeyen susarak veya bagira bagira veya direk bodoslama dolaysiz patlayip püsküren üstünlük taslamali, fakat alistikca da neredeyse siddetin her sekil iskenceye dönüstügü eziyet bagimliliginin bitmek ve son bulmak bilmeyen; ve her defasinda katlayarak büyüyen hir gür satasma dalasma sürtüsme restlesme gibi saldiri yogunluklu sinir savaslari dönüm dolasimli biir digerine sürdürülemez iliski cöplügünde hem ayrilamaz, hem birarada yapamaz irin ve iltihap degis tokusunda, hep söylenilegelen beylik laftir …`ben bütün hayatimda hic bir zaman hic kimseye sana oldugum bu kadar ne katlandim, ne önemsedim ne de iliski defterini bütün kapilari ve yollariyla kilitlep kapattigim halde tekrar ayn iliski ortakligia geri dönmedim fakat sen cok farklisin ve tabularimi yikip kapattigim kilitleri yeniden geri söküp sana döndüm` dür. Ve elbette ki yalandir. ..
Cünkü bir kere yapmis olan coktaaan hükmen ve toptan sürekli degiskenlige kaypak karakteri hatta hic bir saglam iradelilik gösteremeyecek kadar gelisip olgunlasma deger birikim ve deneylerini bütün emek ük ve zahmetiyle beslenip büyütüp temin ve tedarik edemedigi sebebiyle, lafi sürekli havada karsiliksiz kalan kalip sekil poz ve ezberden karsidakini en zayif yerinden baglayan hassasiyete güzellik foyasi giyinir soyunur. Haliyle de bir kere ve senin icin ilk dedigi agiz kusuntusu yaygarasiniysa baska hic bir inanilir güvenilir kisiligin mayasinda olmadigindan coktan kere tekrar etmis ve aliskanlik haline getirmistir. Bu kabiz tekil ve kisir döngüde dolayli dolaysiz birbirine huzur yüzü göstermeyen bagimli kilitli hastalikli yapiskanlikta birbirinden siddetle beslenerek kendini dayatmanin disinda hic bir eder deger mutluluk cikarimi ve paylasimi yoktur.
Paytoncular calgicilara yakin yakina merkez ekmek firin sokaginin bir adim öte duragiydi. At pazari, Un Pazari, Samancilar Pazari, Amele Pazari sehrin küce kapisina gidip gelen bütün yollarin görüsüp bulustugu kavsak duragiydi. Tom Braks, Zagor, Teksas, Swing, Tommiks cizgi roman kovboy hayal dünyasinin ikinci el piyasasi, kazancilar carsisinin hemen ön ayaginda kervansaray bilardo salonuyla Cüce Ahmet´in devamli tavan sacaklarinin altinda kestane kavurdugu Büyük Sinema arasindaki bosluga gelisigüzel yayilmis, cipcirkin Amerikan gidisatinin iyi yürekli dogru dürüst cizgiroman kahramanlariydi….
Ne cok beklediydik Maryo`nun Kuslari ardindan Cin seddine Attilla`nin özel buyrugunu yahut devlet dilegini götürüp iletmek üzere kar kis yaz bahar demeden at eyerleyip dizgin mahmuzladigi cumadan cumaya ancak cizimini yetistirebilen,piyango bileti, pilastik top, kibrit, gofret, büber, patlican, jilet, tarak, findik, fistick ve gazete tezgahina iliskin Sezgin Burak`in; Tarkan`ini…
Her söz baloncugunu harfi harfine süzüp sindirdigim kilimli sedirde kirk yilin basi belki parasini ancak bulup aldigim Profosör Rudi ve Avcilarin reisi Celik bilek´in sadece kapagina bakip ama (asla ikinci el Büyük Sinema piyasasindan hic mi hic kullanilmis kitap alip okuma aliskanligiin olmadigi) büyülü bir dünyayi görmeye gidecekmisim gibi nefes nefese eve geldiginde ikinci sayfadan sonra buz gibi soguk terler icinde kaldigimi, cünkü kitaptaki hikaye edilen serüveni coktan okumus oldugumu…
Kac kerre attan düsüp…
Kac kere derin kanyonlarda kaktüs yalnizligi cöllerde…
Kac kerre tren postasini, arkansas yolcusunu, kaliforniya sehrini, mississipi yandan carklisini bazan yalniz bazan binlerce ve binlerce kalabaliklara karmakarisik hayal düsler icinde…
Enini boyunu incesini ipligini
Bilsen de olur bilmesen de…
Fikrinde hangi kurulmus hayallere mahsus
Aklin ve kalbini nelere deger diye hatirasina koyup biraktigin
Yormasan da olur yok yere nerden baslar tarih ve nerde biter yol diye
Meskenmekanidir…
Kehi dönersin
Sögütlü derelerden yüzünkuylu akip giden zamani dolasir dönersin
Ucmustur yaz getiren sigirciklar ve son kirlangiclar masmavi gökyüzü
Nohut kavuran topragin gögün yanan tavanina dehleyip sürdügün küheylan
Seni sütlegen kanatan bir yerden tanir gibi senden arsiz haylaz
Iner bozkirlardan cagla cicek agustostan eylüle varirsin
Mahsunlugu var bunun
Mefkunlugu ve mahkumlugu icince kendini baskasiyla karistiran
Icmeyince baskasina kendini sevimli sevimsiz naralarla
Eski laflardan yeni icatlar cikarttirarak sayfalari birbiri ardina
Okumaksizin kurcalanmis üfürülmüs
Düsüncesi bile insana pismanlik ve yorgunluk duygusu veren
Uzun sözün kisasi hazan sancilarina gebe
Görgüsüz topragin tutusmus agrisina mektup salip selam eden yellerde
Iyilesmez yerine dokunur gibi yarsiz yara kendi bagrindan
Uzaklarda yer bulabilmenin yitik kapilarinda kol gezip
Sessizligin en emin ellerini yokluga denk gelen yanmis sönmüslügün irgatina
Kibritten ödünc kivilcimlarla sürgün gitmis gibi kem talihin
Böyle bataklık muhallerde
Git büyü de öyle gel dediler bahara
Sanki beleşe üç kuruşluk şeydi elvanında gülistan
Böyle böyle çiçeğin adı mor çalıda harabat oldu
Gül nezdinde elyaman
Hayalile sayıklayanınki de




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!