Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Guguk gibi
Baska nesi var nere gidesice bu körkötürüm bogum
Dolanim dönecek elbet.
Saklandigi kapanda ikramiyesiz kupon biriktirmiscesine zügürt zeval
Zil ne zaman yüklendigi kapilara kendini hatirlatmak icin kol cevirip
Kapaklarini kaldirsa cehresinde gününü dününü kaybetmis yüz görümlügü

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Dagin kollarinda belki cicek belki nar
Rüzgarin dillerinde belki sila belki yar
Ve vakti zaman yollarinda belki kara kis belki mordan maviden bahar
Bunu görüyor musun
Yani ora burasi bir
Seni beni,

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yitmis kaybolmus mahrum muhtac sefil caresiz mahkum mecbur yoksun hal ve durumlarini kapip kendiiginden patlayan püsküren bilinmezliklere sürüklenip giden kalabaliklarin üstüne basina dert sorun kaygi endise issizlik gecimsizlik kusku keder geleceksizlik sahipsizlik kimsesizlik maddi ve manevi bütün yüklediklerini devirip döküp bosaltmaya dolup tastigi cark cevrim yeriydi ISTANBUL. Istanbul`sa sosyologlari pisikologlari modacilari malzemecileri avukatlari doktorlari danismanlari anatomisyenleri akademisyenleri noyrologlari biyologlari magazincileri müzzikcileri sanatcilari egitimcileri iletisimcileri mühendisleri teknisyenleri gidacileri süpermarkacilari hipermarketcileri ilim bilim akil fikir yol marifet hassasiyet ve hüner bakimindan sökülüp gelen insan dolup taskinliklarinin bütün zavallilik mecburiyet ihtiyac ve zaafiyetlerini en iyi bilenleri olarak güc azamet zorbalik ve iktidar sahipleri tarafindan satin alindi ve bu cark cevriminin devamliligi yönünde sorgusuz sualsiz diledikleri maksada kullanildi. Yoksa bile yeni muhtacliklar, yeni mecburietler,yeni saplantilar, yeni aliskanliklar,yeni ihtiyaclar,yeni dertler, yeni belalar,yeni zorluklar, yeni afyonlar, yeni bunalimler, yeni gerilimler, yeni catismalr,yeni kavgalar, yeni gecimsizlikler, yeni imrentiler, yen durumsuzlukler,eni MUTSUZLUKAR, yeni ve yepyeni kacislar, yeni boyunegmeler, yeni bagimliliklar ve en yeni kararsiz duyarsiz karamsar güdümlülükler burada yapilip yürütülen soygunun vurgunun sömürünün ihanetin talanin ve yikimin `ben seni böyle de cok seviyorum ` müptelasikabullenisin daim devran tüketimin Pazar ve piyasasini kurdular.
Her `derdiyin dermani benim ` diye gelenden daha cok aci talan vurgun soygun dert bela batak ziyan yanilma kazzik soygun hasar saldiri cöp ve düskirikligi yiyerek kendini tasiyamaz hale ören-viran olan ISTANBUL; kendinden denenip sinanan örneklenilen modelciligiyle cogaltilip baskilanip TÜRKiYE genel kapsam ve kusatma isgalciligine yayilip yerlesik ve yaygin halden servis edildi. `ah ulan be Istabul seni seninle ölerek böyle de seviyorum ` arabesk derbederliginin` aydini ilericisi muhafazakari milliyetcisi pekkakalisi hedepelisi ülkücü mücahidi mafyasi bankasi borsasi bütün ortak bölen ve kesisen hisse payiyla en cok siyasetin eskiyen yüzünü degistirip, yenisiyle hic hiz ve sürat kesmeden olup biten bütün carpikliklarin calip kapistigi yagmayi, ihaneti, hainligi, ganimetciligi, rantciligi, hukuksuzlugu, tecavüzü,zorbaligi, dayatmayi, yolsuzlugu, derdi, sorunu… alip benimseyen kabul ile öldü öldü dirildi.
Kaynaginda ve yasam damarinda insan aski ve yasama sevinciyle dogmus büyümüs gelismis kisilik sahibi karakterilik, her kurdugu iliskiyi yahut ortaya koydugu kararli durusu kendi kabina sigmayacak sonsuz mutluluklara iletip büyütürken cay gibidir, kahve gibidir, soran paylasan sohbet samimiyet demi gibidir, sonsuz evreni kücük kalbine sigduran cocuksu ölmez tükenmez devran gibidir, hasretin hazinesi gibidir, kavusmanin kutsal inanci gibidir, topraginda isiga ve suya doyup kanan ekin gibidir, hakkinca alin terini sanat edinen insan esrigibidir, aklini fikrini duygusunu cesaretini emegini özünü sözünü ilgisini itibarini sorumlulugunu gururunu sahsi kibir getiri kiralik siparis avans avanta cark ve gösteriseharcamayip paylasmaktan cogalttigi mutluluktan onur duyan sanat ve edebiyat gibidir. Veysel gibidir. Emrah ve Karacoglanlar gibidir.
Fakat Istanbul…bütün zavallilik ve bagimliliklarini her gün yenisinekiskirtilarak kendini kendine hic bir türlü kurtaramayan yogunlasmis ve artarak yiginlasan kalabaliklariyla, hicbir duyumu karari katilimi duygusu düsüncesi etkisi tepkisi dahili secenegi iradesi idraki varligi tutarliligi haysiyeti ve hassasiyeti kalmadik yerden sosyal siyasal ekonomik felsefi yahut düssel danismanlarin özel tetikcilik ettikleri ILGi DÜRTÜLEME, KAFA BULDURMA ve KARAKTER ASILAMA tezgahinda ugradigi her türlü yagmayi talani tecavüzü soygunu baskiyi korkuyu tacizi hirsizi yolsuzu haini ganimet vurguncularini servet avcilarini insan tacircilerini din ahlak vicdan akil fikir bozguncularini ve haram düskünlerini zamanla anlayisla karsilayip, hakli gören algi ve aliskanliklarinin ahalisini basina yigarak yikimdan yikima ` ah be lan ulan seni her halinle seviyoruz `…mahkumiyet müptelasina ugrar hersey, Istanbul gibi…
Durumun istifcisi ve ortak istifadecisi sanat edebiyat resim müzik sipor sinema moda sergi süsleme dekor mimari pazar salon galeri market zincir sirket alet icat vesairlerin en basinda MEDYA; toplum zifir zindanlastirmanin en kiralik katil tetikciligini yapip isleyip kullanisli hale dizi topugunda dizilerle Nurdselin Mutfagi, Gelinimin Ceyizi Güldür Güldürüklükler ayar ederken, günler boyu seyrettirgigi siddeti kavgayi nizahi kargasayi tikanikligi zavallilii dilenmeyi muhtacligi ve her cesit SAPKINLIKLARI git gide gayet suradan ve dogal sayip karsilayan BENZESMISLIGiN tabutunu yozlasan onursuzlasan ahlaksizlasan karamsarlasan tükenen yikilan ve yagmalandigi oranda insanligindan cikip her türlü trafigi tikali iletisimsizlige canavarlasmayi secip kullanani degersizligi ISTANBUL modelli ve Türkiye genis kapsamli herkese yedirip giydirdiler.
Asagida…yilginlariyla kacaklariyla sorunlariyla yalnizliklariyla derteriyle korkulariyla mecburiyeteriyle acmazlariyla muhtaclariyla tüm bagimlilik ve zavallilik güdümlülügünü artarak cogalan kendi haline terke birakilmis iradesi ilgisi yorgun yitik kalabaliklar `senin takim benim kulüp bizim parti hakisine tarikat sahte imam yamuk aydin kim kazandi kim kaybedecek `…lerle catisip TAGE KüLAH birbirini en azgin kin ve nefret bogusumuyla yiyen ve bitiren uzaklasip ayrismalara tüm insani varliklrini kul –köle niyetinde kullananlar adina KAVGA-NIZAH her türlü yasam enerjileriyle birlikte bozulup harcanarak tükenirken, ISTABNBuL`u calip cökertip gaspedip kacan, soyguncu sömürücü hin hain talan vurgun isgal taciz tecavüz CIKAR ORTAKLAR toplulugu, bütün buralari kurup kurcalayip harami devranlarina hicbirinin bir digeriyle en ufak bir farki olmadigi avans ve avanta artirimlarinin topyekün hükmüne hükümdar oldu….

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Açılın....!
Sapılın......!
Savulun..........!
Sökülün ara açıp iks epsilonla
Hayda bre,
Hayda bre,

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Gökyüzü saraylarıdır...
Yeryüzü baygınlığı güzeli koynunda saklayan müjdeciye
Hafızasını toz toprak rüyalarından tazeleyen taksisiz
Yağmur orda
Güneş orda
Gün orda

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hortlak döngülerde dolanıp kıvranan
Başı bozuk bir topaç gibilerin
Üstüne biriken hırs yarış birinci olma ve en üstün gelme tutsaklığıyla dinginliğini bozmuş
Sakinliğini huzurunu ve mutluluğunu girişi çıkışı olmayan takipsizliğe yitirmiş
Şer
Bela

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Aska saadeti vucut sarmaya
Gününü devrini dünyasini gezip dolanip dermekten
Ister coban takvimi olsun ister cagla ve cardak
Ister gonca güller bagi gazel yaprak kasim mayis hidirellezi
Yollar yürümüs yillar gecmis bayir dere hava su gök insan ve topraktan
Hep güzellik caginda kalarak güne efkara ahire

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Oturmuslar
Cekirdeksiz kahvesiz birlerini seyrederler, konusurlar bellki gizli saklisiz
Baykus ile dam kenarindaki sessizlik
Diken de batmistir ask yarasina gülün, birbirlerini severler belki
Biz ne cefali diye, kasim takviminden
Üveyden

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Okumakla…
Hani derler ya okumus adam bayan filan olmus mus..
Öyle degil iste, o is hic de öyle degil
Okumak yasadigi insanda degisen dönüsen herseyi sezmek görmek
Taniklik edip deneyimledigi her olus bitisten akil fikir cikarimlamak
Sevgiye saygiya sorumluluga adalete vicdana denk ve degerlerle

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Inisli yokuslu türlü cesit yasam degiskenlikleri icerisinde hayati daraltip yorup yildirip örseleyen bütün sartlanmisliklara bagli basmakaliplardan uzak; özgüvenli,özgür,engelsiz, kiskacsiz ve saplantisiz kendi özünde haysiyetide yasama kavusmali insan….
Sadece dogup dünyaya gelipherseyi raslanti gidis-gelis hatlarina bindirip yükleyerek yazin zincirinden kurtulmuscasina buldugu her kopuslara perem perisan dagilip gevseyerek, kisin yazdan kalma bütün yiginlasmis yeryüzü yoksunlugunu icinden cikilamayacak kabuklarla örtüp hayattan kesildikce kesilen sogumaya terkederek müthis bir yabancilasma ve caresizlik siginagi yalnizligiyla kendini kendinden baska kimsenin duyup dinleyip anlayip palasmadihi TABUTLASMAYA bir sekilde boy verip büyüyüp gitmek bagimlilik balaminda degil….
Yasamayi diledigi hayat bütünlügünü ne kadar algilayip idrak ediyorsa o kadar akil, bilinc, his, sevgi, hukuk, duyum, duyarilik, etki, tepki, sorumluluk, emek, cesaret, ahlak, inanc, güven, özgürlük, irade, yakinlik, samimiyet, bellek, birikim, katilim,sadakat,paylasim, dayanisma ve TOPLUMSALLIK gelistirip büyütmelidir insan ki, dileyip arzettigi deger dengelerinde gelip gecici misafir oldugu sürdürülebilir yasam ziyaretini (INSAN yetkisiyle devraldigi tüm dünya güzelligi zenginligini) onurlu tutarli karakterli ve huzurlu geleceklere saglayip kesintisiz tasiyabilsin..
Aksi takdirde icinde her cesit kökünü kaziyip özünü esasindan silip süpüren zehirleyici öldürücü katki madderiyle avlanip aglanmis, hali vakti harap, agit ve acilar kesmekesine ören veran olur insan.
Bu durumdan sürekli boy verip saplandigi yalniz kimsesiz batakliga genisleyip büyüdükce TÜKENME istahi kabarip köpüren amansiz bir sürüklenisin girdabinda cöküntü cürüme yozlasma nefret yilginlik bikkinlik mutsuzluk bencillik bagnazlik bunalim gerilim kin garez fitne ayrisma calkanti catisma ölüm zulüm nafakalariyla beslenip bilenerek, yitirip kaybettigi akil-vicdan karanliginda kendini tamamen her hali her duruma oldukca verimli - kullanisli teslimiyet ve caresizliklerin kontrolüne kul, kurban, köle ve tutsakliga alisir ve tapinir..
Dünyanin yari nüfusu gelir kaynagina sadece altmis iki kisinin sahip olup, yarattiklari en afyon kafa HAYDUT KUMARHANECIiLIGINi serbest rekabetci piyasa düzeni diye adlandiranlarin hic ama hic emek sarfedip zerrece üretim zahmeti gütmeden dünyada dönen paranin en az on bes misli sahte ve sanal cevirip dönderen YALAN TALAN dolap dümenli pazarlikta herkese keyfe göre kader yazan esarete tutuklayip, ayni zamanda yeryüzü dünyasini da suyunu topragini zehirle sivanmis küresel cehenneme ceviren tezgahlari kurup kurgularlarken, heryerini her yerde katlanip sürdürülemez kiyamete tesis etmis insanlik kulkurbanligini herseyden daha cok önemseyip öncelikli tutacaklardi…

Devamını Oku