Sonu bilinmeyen çalarsaatlerin çığlığı
Çok bilinen bir yarada yangın yangın
Etrafı gül kokusu ve sarılmış karanfil
Bu bağ....
Çilekeş çiçeklerin hercailiğinden bize sinen aşk sunumu
Çağla yanından dupduru güzellikler dermek için
Ebem dedem anam babam coluk cocuk torun tosga demeye kalmadan
Övgülere ödüllere beklentilere özenip begenilmeye avunup aldaniyorsa insan
Kazzigin en büyügünü atmistir kendi kendine cünkü…
Överek yahut ödüllendirerek
Insanliga gelisip büyüyecegini sartlanip baglanan her zincir kosumu
Nasil ki begenilip övülmedigi zaman kendini hic olup olgunlasmamis yoklukta
Hayatın tanıklığına sırt dönmüş
Eşkiyası bol,
Düzeneği bozuk,
Suratı zebani çirkefliğinde kitapsız kanununu kendince yazan
Böylesi cenderelerde nice mahkemeler kaybedebilir kişi
Mühüm mü...?
Ey gül-ü zar
Elma dilimleriyle tatlandırılmış kırcılı pekmez damak tadıdır burası.
Şemşamer duldalıklarına sığınmış ayçiçekleriyle,
Günçavan yüzünde günaydın hayatın..
Burası biraz camları bozbulutlarla,
Yüreği cana can katan türkülerle yanık pencere,
Sefer sayısı sonsuza varan cinayet
Yaz boz yaz cüzünde virgülsüz mürgülsüz
Araya başka hiiiç dolayısıyla izah bırakmadan özneye ve nesneye
Peşin peşine konmuş noktalarla hayatı insansıza göçürüp uçuran
Kalbini gaspeden nöbette dolup taşarak gidip gelenden
Kastı cana olan
Burama kadar gelince sızı
Seni görünce açık yaradan
Seni susunca şaşkınlığımda lal
Seni duyunca bahçesinde gezdiğim bahar
Seni atlanınca esen tozan
Uçsuz bucaksız dallarına bindiğim sımsıcak yaz
Yiyip içtik,
Konup göçtük..
Yük değildi sevenine yüreği
Aksine ekmeği suyu yanıbaşında doludizgin hayat
Yol uzuuuun
Yolculuk çetin ve belalıydıysa bile
Akşama güneğriyorken bahar bahçeliklerinde yaz
Ilık bir yokuşun pervanesine kanat çırpınıyordu yeryüzünün kuşları
Aradan geçen onca günler vardı ki,
Sylt adasında kum saatine nice özlemleri sığdıran
Sanki yıllar vardı toprakla su arasında denizleri kuzeyleyen
Canözünden tutuşmuş hırçınlıkla birbirini kovalayan dalgalardan
Kutsallik O´dur ki…
Askla dogup
Askla duyup
Askla dinleyip
Dogup duyup dinleyip, eylenip dinlenerek askla
Kutsallik O`dur ki askla tohumlanir toprak
Cinarlari gülleri yaprak gazel demeden
Güc bela ignelere ilaclara topraklayarak ölü bir yövmiyenin en güzeli diye
Terbiyesi verilmis sarmasikli cileden ilmek ilikleyen sancilara odalik
Kokusu hayati solumayan küs ve bulanik hüzünlere muhtac yerinde yitik
Boyalara bulasip kalmasin diyorsan cünkü azap bir duvardir
Aslindan cürümüs cökmüs ve cansiz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!