Köprüye varınca
Zaman karadı, duruldu nehir
Ay...
öksüzlere baka kaldı sessizliğin
Üstündekileri yakamozlara boşaltıyordu sanki
Aç –susuzluğunu zaman harmani
Bir lokma ekmek bir yudum su
Serilmis sofralarin tozunu topragini dünya deyip gezdigim
Eksik olma ve eksik etme sen beni
Cagina durdugun esintilerden ey sefil seyrim
Cünkü bu lezzet bagi bahari türlü güzellikler deren divanelerdendir
Yorulacaksa aska yorulsun varsin hasrethayran bu ömrüm
Yadigarım kalsın
Diyene söylenip soranlar defterinden
İnsan herkesten çok kendisinin kıymetlisidir geze dolana devranı dünyayı
Geze dolana gölgenin uğrunu, güneşin ardını
Kederi ile sevinci
Kargaşayla sakini
Deli tarafma geliyorsun iste hep
Koylar kuytular sahiller dereler ve daglarin
Aklimi bir cicegin körpelesmis tomurcuguna celen
Sürükleyip götüren badirelerle göcgöce
Ufku bilinmedik sinirsizliga kolkanat cirpiniyorsun
Ve her yolun köprüler kuran ayagina meram baglayip
Nasıl söylenir ki..
Çamura saplanmış kuru zeminde
Suların topraktan çimden ve ağaçlardan soğuyup çekildiği
Suda yazı kumda iz ağaçta işaret
Kızıl kor viranesi soğuk tebessüm
Sözde çalan sukut
Diyari asktan hasretin cagindan
Körpecik tomurcukken her tuttugu dilekler bahtinda cikmiyor kainat
Nedir ki insaniz ,
Degil midir ki,
Neyi umursayip önemserse inanciyla emegiyle azmiyle
Ne tenezüle köle
Bir avuc hayat
Bir dirhem mut
Bir nefes insan yeri yurduna
Meselikteki rüzgarin yamac yüzü git gidelerin hasretine düstükce
Yircenin alti üstü yayla dagi kangal tepesi
Karsi kehlere dolan örtülünün cayir cimen tülünde küpe cicegi
Bir happan tasi düsecek durduk yerde
Titreyen dizleri gibi sokaklar arasinda sevinci hüzünce
Saclari örgülü kizlar kilte bogumu kirciceklere islenmis mendil gibi
Durduk yerde irmaga sürüklenmis kozalaklar yellere yagmurlara savrulup
Catal yolun yüzünkuylusu dertli dolap sarnicli pinar
Dökülen yaprak sayisi belirsiz bagdan heybesiz bohcasiz gülümser
Miladi mevkisi belirsiz
Etrafinda türlü sihirbazliklar avsunlayarak tarz ve sekil yapan
Ve artirdigi mutsuzluklardan gecim yolunu bulan
Artirdigi gerilim bunalim cehalet sefalet kavga kargasa gibi
Derde müptela siddede maruz istikrarsizliga yatkin sorunlara gebe
Elden karakterden gözden yüzden düsüp
Daglarin yüzü güzele okunmus ferman
Söylese halimi yüregim kanatlanip cirpinan göclere kervan katacak
Bu calan islik sessizliigi söyleten cigliklardandir sancisina siginmis
Durmadan kanayan bir hasrete yarasi dertli tazeler ekip
Her kapida ayri bir kilit ve yoksul
Her firarda konar göcer iklimlerin sehrini yola koyup




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!